Prof. Dr. Ahmet Maranki

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ankara Savaşı-Seferi ve Fetret’ten kurtuluş!..

-

1402’de Ankara’da Çubuk ovasında cereyan eden ve Osmanlıları Fetret Devri’ne sokan Ankara Savaşı’nda esir düşen Yıldırım Bayezid rivayete göre bir kafeste Semerkand’a götürüldüğü hâlde oğulları arasında da bir taht mücadelesi başlamıştır!..

Tarih tekerrürden ibarettir!

Aynı mücadele, baba-oğul çekişmeler Anadolu insanları arasında halâ ahlak kurallarını da yerle bir ederek devam etmektedir!

İç ve dış düşmanlarca yıpratılmış yaşlı Osmanlı’nın gürbüz çocuğu “Cumhuriyet” tarihimizde pek çok olumsuz hadiseler yaşanmış. Halk içinden çıkmış Cem Sultan, Abdülmecid, Abdülaziz, Vahdettin, Menderes, Türkeş, Demirel, Ecevit ve pek çok devlet adamı, Muhsin Yazıcıoğlu gibi ülkücü hareketin alperenleri, Deniz GEZMİŞ, Mahir ÇAYAN gibi sosyalist fikrin savunucuları, Bediüzzaman, Süleyman Hilmi TUNAHAN, Abdülhakim ARVASİ, Mehmet AKİF gibi ulema ve düşünürler, maddi-manevi pek çok milli ve yerli insan demir perdeler ardına atılarak “sapı bizden baltalarca” antidemokratik yargılamalarla idam edilmiştir!

Savaş bugün de devam ediyor!

80 ihtilalinden sonra umut olarak gördüğümüz Turgut ÖZAL hükümetinde “devlet-millet-bayrak ve vatan” adına mücadele ederken, ihale mafyası ve yerleşik düzenin hain kumpaslarıyla bir trafik kazası süsü verilerek şehit edilen Adnan KAHVECİ ile çalışmanın huzuru ve hazzını unutmuyorum... Fakat akabinde Özal’ın da zehirlenerek öldürülmesinden sonra ‘hicret vacib oldu’ deyip, 15 yıl kalacağımız Kafkaslar’da Rabbimizin lütfu ile sefere çıktık.

Bize unutturulmuş kadim Türk töresini, kültürünü, ilmini tekraren Anadolu’muzda taşıyarak yeni bir ufuk açtık. Cumhuriyetten bu yana bir kelin başına merhem bile bulamayan ulema ve bilim adamlarının eksikliğinden bu necip halkı kurtarma adına, kâinat şifahanesinden 755 ürünü, Türk barkoduyla ve inovatif metotlarla halkımızın hizmetine sunduk. Tıbb-ı Nebevi, İbn-i Sina, Farabi, Tabib İbn-i Şerif, Oğuz Kaan, Kutadgu Bilig ve isimsiz şifacıların metotlarını, 15 kitabımızda toplayıp, bizleri ahrette kurtaracak bir eser olarak bıraktık!

Bediüzzaman ne güzel der “Menfaat üzerine dönen siyaset canavarlıktır, kaçınınız!”

Herkes memleket sevdalısı gibi görünüyor; söyleyecek bir şey yok ama 80-90 arasında rahmetli Özal’ın döneminde hem parti kurucuları hem de bürokrat olarak gece gündüz çalıştığımız zamanlarda Pendik’teki evine ‘mavi tren’le evine gelen Adnan KAHVECİ, Tütün Eksperleri Yüksekokulu eski müdürü Kemal PARK ağabeyimizle “kamera önünde” verdiğimiz brifingleri hiç unutmam!

“Çamur at, izi kalsın!”

Başta medya olmak üzere türlü kumpaslarla binlerce insan töhmet altında bırakılıp mağdur edilmektedir! Adnan KAHVECİ bakanımın “Hadi konuşun bakalım sayın danışmanlar. Allah zaten kameraya çekiyor, kiramen katibin sağınızda ve solunuzda. Bir de bizim kamera çeksin!” dediğinde, on sayfalık raporumuzun iki sayfasını ancak dile getirebildik. Dünyevi ve uhrevi saadeti düşünerek yaptığımız danışmanlıklar aklıma geliyor da heyhat diyorum!..

Birkaç ay önce “Tankların önüne göğsümüzü gelip çıkarız, Belgrad Ormanı’na gömdüğümüz öfkemizi vatan için çıkartırız!” demiştik de anlı şanlı köşe yazarları, parti liderleri bile seçim meydanlarında, “Bu adamı tutuklayın!” diye adımızı vermişti!!! 500.000 kendini bilmeyenin saldırısına uğradık. Neyse ki adalet tecelli etti de haklılığımız kanıtlandı yakında basın toplantısıyla açıklayacağız ve hesabını da soracağız tabii ki!

2018 Kasım’da, Özal dönemindeki dostlarımızın daveti üzerine Ankara’ya geldik ve başta Anadolumuzun YİĞİT Çınar’ı TOBB  başkanı bakanım Ali COŞKUN abim, Cemil ÇİÇEK, Abdulkadir AKSU gibi bakanlarımız yanında, Saffet ARIKAN BEDÜK gibi bürokratlar, Emniyet Genel Müdürü ve pek çok kadim dostumuz, vali, sanayici, işadamı ve bürokratlarla “Gıda Güvenliği ve Güvensizliği” seminerimize icabet ederek yıllar sonra, geçmiş 50 yılımızı hatırlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz!

Aydınlık ve profesyonel kadrolar..!

Ülkede suni kriz ve spekülatif hadiseler oluşturulursa da Ankara Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ve TİGEM Genel Müdürü’nü ziyaretimde rahmetli Ekrem PAKDEMİRLİ ağabeyimin ‘zeytin’le ilgili verdiği mücadele ve bu uğurda ölümü aklıma geldi, sayın bakanın da bu hedeflere sahip çıkacağının ışığını gördüm!

Yine Ticaret Bakanımız Ruhsar PEKCAN hanımefendinin yardımcılarıyla, ülkemizin ticaret, gümrük ve ekonomisinin profesyonel ellerle daha iyiye götürülebileceğinin işaretini de Ali COŞKUN bakanımla beraber yaptığımız ziyaretlerde beraberce mütalaa ettik, görevlerinde başarılar diliyoruz ve Yeni Türkiye’de yeni şeyler bekliyoruz. Tabii bizim de projelerimiz ve desteklerimiz de olacaktır.

Maliye Bakanlığında bakan yardımcısı olarak atanan hemşehrim, arkadaşım, güzel insan akademisyen doktor Nurettin Nebati kardeşimin de bilgi birikim ve tecrübeleriyle Türkiye’nin Maliye Bakanlığ’na atanmasının isabeti yanında mal-i-ye  Bakanlığını kurda köpeye yedirtmeyerek en güzel şekilde sayın  Berat Albayrak  bakanımızla birlikte temsil edeceği kanaatiyle görevinde başarılar diliyoruz! 

Bir zamanlarda danışılır ve anlaşılırdık!

Rahmetli ÖZAL başta olmak üzere pek çok başbakan ve bakana danışmanlık yapıp konuşmalarını hazırlayan, uluslararası toplantılarında yanlarında olup, hadiseleri yerinde gözleyen bir Başuzman olarak Eski Türkiye’den Yeni Türkiye’ye geçişteki engellerinin suni olduğunun altını çiziyor ve hep birlikte güçlü olmanın yolunu aramanın zamanıdır diyorum!

Yeni Türkiye de yeter ki ehil işlere ehliyetle adamlar getirilsin ki, ülkemizin geleceği çocuklarımıza bırakacağımız ahiretimize de kurtaracak bir emanet temiz olsun! 

Ankara notlarımıza devam edeceğiz kalın sağlıcakla!

WhatsApp bilgi hattı: 

0530 200 00 96

 


YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.