Prof. Dr. Ahmet Maranki

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Türk Töresi, Nevruz-yeniden diriliş, işin ehline verilmesi!..

-

Tongallarla demir dağları eriterek Orta Asya bozkırlarından,  Mart ayında yeniden dirilişin işareti olan yeni gün ve Nevruz Fergana Vadisi’nden, bereket ve nurun membaı güneşin doğduğu yerden battığı yerlere revan olan ve ille-i gâyesi “İla-i Kelimetullah” olan aziz ve necib ceddin torunları olarak kimliğimizi, benliğimizi ve aidiyetimizi büyük bir şevk ve inançla sorgulayıp, nüvemize rücû etme azmindeyiz!..

Zengin harsımızın kaidelerinden “mutluluk veren bilgi/ilim” kaynağı adalet, saadet, akıl ve âkıbetten bahseden Yusuf Hâs Hâcib’in Kutadgu Bilig’inden inciler dizelim:

Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helâl ye!

Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.

Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Allah, şükredenin nimetini artırır.

Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık!

Akıl senin için iyi ve ‘yeminli’ bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.

İnsanın sözü iyi olursa yüzü parlar!

Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.

Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.

Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.

Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.

İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.

 Ne günlere geldik, kimlere kaldık?!..

Bilinen 5000, aslı 12.000 yıllık kadîm Türk tarih ve medeniyetimizde, kitaplara sığmayacak nicelikte ve ehemmiyette faziletli ve bilge zatlar, eserleri ve hadisat cereyan etmişken, özellikle son birkaç yüzyılda 24 milyon kilometrekareden 780 bin kilometrekareye bedenen ve ruhen hapsedilmiş olmanın derin hüznünü paylaşıyoruz, vatanın gerçek evlâdlarıyla!.. Bakın merhum Hâcip nasıl nakış gibi işlemiş, müspet nasihatleri! Her biri birbirinden elzem, hayatımıza yön veren “tedbir” ler! Tarih tekerrürü deniyor ya; etmemesi için, sırf bizim daha müreffeh ve hakkaniyetli yaşayabilmemiz için, sırf bayrak ve ilâhi kudretin adına halel gelmemesi için defaâtle uyarmışlar! Nurumuz, rehberimiz, her kelâm-ı kadiminde başka boyutlara kapı açan Kur’ân-ı Kerîm gibi rehber olacak “Ataların Sözleri”ne dönüş için çok geç kalındı!!! Velâkin, zararın neresinden dönersek kârdır diye yeniden atalarımızın teşvikiyle dirilip birbirinden kıymetli sözlerin birine bakalım:

İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.”

Hamasetin zirve yaptığı günümüzde; hele ki seçimlerin öncesinde ne kadar da mühim bir ikaz ve nasihat?! Ne diyordu cumhurun seçtiği başkanımız: “Bu memlekete bir ağaç dikeni başımda taşırım!” İşte biz de aynı düstûr ve yolda ömrümüz boyunca hep topluma faydalı işler görmeye gayret ettik. 1000 canlı yayın, 2500 konferans, 60 bilimsel yayın, makale, kitap ve yarınımızı düşünerek yetiştirdiğimiz 3000 master-doktora talebesiyle “ağaç dikme”ye tüm inancımızla devam ediyoruz!

 “En hayırlınız, insanlığa en faydalı olanınızdır!”

“Kıyameti görseniz de ağaç dikin!”

Asıl yol gösteren Efendimizin mübarek sözleri de kulağımıza küpe olsun. Vicdanlı, merhametli, bilgiye, ışığa meyilli, faziletli bir hayata dönebilmemiz için muhakkak ve elimizden geldiğince icraata yönelik yaşayalım. Bu milletin önüne çıkan bir taşı kaldıralım! İyilik ehli olalım! Çin atasözü der ki: “Türkleri yenmek istiyorsanız savaşmayın; savaştıkça güçlenir, yenilmez olurlar!” Burada hangi ikincil mesaj var? Yok etmek istiyorsanız, bölün, ayrıştırın, simgeleyin, farklı doğruları olsun, farklı renkleri olsun, farklı dayanakları olsun; yoksa da öyle zannedilsin!!!???..

Millet-Milliyet-Ümmet?!. 

Özellikle son 50 yılda bu aziz ve necip millet “Türklük” şuurundan derken aslında imani hizmetlerinden uzaklaştırıldı, milliyetinden uzak bir millet hâline getirildi, “Ümmet oldunuz!” dendi de kime ümmet olduğu da belli değil!!!??? Ümmetse, bu Suriye’nin, Irak’ın, Filistin’in, Arakan’ın, hatta ve hatta Türkiye’nin durumu ne?! Allah bir, peygamber bir, vatan bir, kıble bir, ezan bir, küllüm mukaddesat sırat-ı müstakimse ölenler kim???!!! Ölen Allah diyor; öldüren de?!

Ucuz veya komplike-çalışılmış sinsiliğin yönlendirdiği kitlelerin bu “BİRLİKTELİK” şuuruna her zamankinden daha çok ihtiyacı var! Birliktelik sağlanırken, kaş yaparken göz çıkmaması ve ayrık otlarının oluşacak birlikteliği bozmaması için her zamankinden daha basiretli, ak sütteki ak kılları görüp gösterecek, radikal tedbirler alabilecekti bugünler için Ahmet Celâlettin Paşa ve ekibini, memleketin hâlis muhlis evlâdlarını işbaşına getirmek; geçen yazımızda da yazdığımız kelimeleri kullanarak meydanlarda liderlerin ikazları kayda geçecek niteliktedir!

Bunlar meydanlardaki sözler da kalmayıp kesinlikle 31 Mart birliğin ve beraberliğin son noktasında hayata geçirilmesi, işlerin artık ehline verilmesi gereklidir, elzemdir, mutlaktır, zaruridir! Vesselâm.

 WhatsApp İhbar Hattı

530 200 00 96

 


YORUMLARA GÖZAT (6)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.