Prof. Dr. Ömer Özyılmaz

Prof. Dr. Ömer Özyılmaz

Necip Fazıl Kısakürek davası zamanı ve yönetimi (2)

-

Ülkemizde, 1930’lu, 40’lı yıllarda NFK ile bağlantılı ya da bağımsız olarak aynı davayı, dikleşmeden ancak dik durarak yürüten Müslüman önderler de vardı. Ancak diğer pek çok Müslüman önder de vardı ki, onlar, yürekten kabul etmeseler dahi, o gün ülkeye hâkim olan ve devlet eliyle yürütülen bakış açısını, anlayış, kavrayış ve ideolojiyi, en azından birer veri olarak kabul ettiler. Bunlarla, yani bu verilerle hem iç-içe yaşayıp, hem de ‘bu durumda ne yapabiliriz’in arayışına girdiler. 

Bu durumda da onların bir kısmı, ya mevcut ceberut yönetimle iç içe olup, şekerin suda erimesi gibi eridiler; 

Ya, dar (marjinal) bir hareket halinde kaldılar, o zaman da millet, ellerinden kopup gitti; 

Ya, başka çare üretemedikleri için uzun zaman masonik çevrelerle ve vesayet düzeniyle beraber yürümeği ‘ehven-i şer’ saydılar. Ehven-i şerle yürümeyi de yapılması gereken tek hareket olarak kabul edip bu yönteme karşı çıkanları her türlü hakarete maruz bıraktılar, 

Ya, da başkalarının ajanları olarak pek çok maske kullanıp her yere sızma ve mankurtlaşma ve sonunda da millete hıyanet etme durumuna düştüler. Sonuçta bunların hiçbirisi, toplumsal anlamda vesayet sistemi dışına çıkmayı yani o bakış açısını ve o ideolojiyi reddetmeyi düşünemediler. Aksine hep onun içinde kaldılar. Eğer ortam, onlarla kalsaydı, bugün, geniş halk kitlelerini ve entelektüelleri, İslami bir motivasyonla harekete geçirecek bir dünyada olamazdık. 

Ancak Üstad Necip Fazıl Kısakürek’tir ki, açıktan, dikleşmeden ama dik durarak, ‘Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak’, diyerek, önce mevcut anlayış, bakış açısı ve ideolojiyi reddetmiş, sonra da bir dünya görüşü ve hayat nizamı olarak İSLAM’I gündeme getirmiş, O’nu sürekli olarak gündemde tutmuş ve böylece hedefini gerçekleştirmiştir. Gençlik başta olmak üzere, bütün millete ulaşmayı, onlara kendi bakış açılarını, tarihlerini, inançlarını ve kültürlerini yeniden önlerine getirmeyi esas alan ve bu uğurda bin bir türlü zorluklarla karşılaşan, buna rağmen yiğitçe 30-40 yıl mücadele eden Necip Fazıl Kısakürek, sonunda davasını, önemli bir noktaya taşımıştır. O nokta da ‘Davanın artık tamamen millete mal olabilmesi için siyaset alanına taşınması olmuştur. İşte bu noktada bayrağı yine açıktan, dikleşmeden ama dik durarak ve yiğitçe davasının mücadelesini veren Necmettin Erbakan’a devretmiştir. O, yeni bir aşamaya gelmiş olan bu davayı, dünyadaki ve Ülkemizdeki gerçekleri ve Dava üçlüsünü bir bütün halinde görerek; ancak İslam’ı esas alan bir bakış açısıyla hem teori, hem de pratikler âleminde ilmik ilmik ördü. 1960’lı yıllarda başlayan, mücadelenin bu evresinde Dava, daha 1990’lı yılların başında, ERBAKAN Hoca öncülüğünde halkımızla bütünleşerek, Türkiye’nin en büyük siyasi gücü haline getirildi. 

Ondan bayrağı, bir başka yiğit, Recep Tayyip Erdoğan aldı. Erdoğan, hem dün değişik yöntemlerle mücadele eden öncülerin izleyenlerini, büyük ölçüde bu davaya kattı, hem de Necip Fazıl, Necmettin Erbakan gibi önderlerin adına bayrağı burca dikti. Siyasetin ilk başlarında hedeflendiği gibi, Türkiye’de sistemi değiştirip dönüştürdü. Dünyadaki emperyalist oyunlar ve oyuncularla mücadeleyi, düşünülenlerin ötesinde gerçekleştirdi.

Aralarında belli farklar olabilir ama onlar hep açıktan, yiğitçe, dikleşmeden ama hep dik durarak davayı bugünlere taşıdılar. O dava artık bugün millete mal olmuş bir davadır. Bugün, hızlı gelişmenin ve daha başka sebeplerin ürettiği, kendi içinde belli sorunları yaşansa dahi, artık millet, hem bu sıkıntıları aşacak, hem de kendi liderinin yönetiminde, içeride ve dışarıda kendi davasının mücadelesini verecek güç ve noktadadır. 

Bugün artık Necip Fazıl Kısakürek’in başlattığı, yürüttüğü ve haleflerine devrettiği İslam Davası, milletin davası olmanın yanında, ümmet çapında bir medeniyet projesine de dönüşmüştür. Üstad’ı ve bu davaya katkı sağlayanları, bu mübarek günde rahmetle anıyoruz.

Allah’ın izin ve nusretiyle de bu DAVA hedefine ulaşacaktır.

 


YORUMLARA GÖZAT (6)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.