Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

Ayasofya’ya öyle, Mor Efrem’e böyle... Reva mı bu?

-

Biliyorsunuz, Türkiye’de yıllardır yeni bir kilise inşasına müsaade edilmiyordu, sadece mevcut kiliselerin restorasyonuna izin veriliyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde yaşanan bir gelişmeyle bu durum ortadan kalktı. 

Medyaya da yansıyan haberlere göre, cumhuriyetin kuruluşundan beri ilk defa yeni bir kilise yapımına ruhsat verilmiş. İstanbul’daki Süryani cemaatinin talebiyle Yeşilköy’deki İtalyan Mezarlığı’nın bulunduğu alana yapılacak olan Mor Efrem Kilisesi’nin inşaat çalışmaları önümüzdeki ay başlayacak ve iki yıl içerisinde tamamlanacakmış.

Vatikan’ın haber sitesi Vatican News, gelişmeyi “küçük bir sansasyon” başlığıyla veriyor.

Aslında sansasyon küçük değil, bayağı bir büyük...

Öyle ya, Ayasofya’nın müze olarak kullanıldığı bir vasatta, hem de cumhuriyet tarihinde ilk defa yeni bir kilise yapılmasına izin vermek ne demektir? Beş asır boyunca cami olarak istifade edilen fetih sembolünün tekrar Müslümanların ibadetine açılması yönünde yeterli gayret gösterilmezken, Hristiyanlara ibadetleri için her türlü kolaylığın tanınması ne anlama gelmektedir?

Elbette ki din, vicdan ve ibadet özgürlüğü, temel hak ve hürriyetlerin en başta gelenlerindendir. Üstelik bu özgürlükler hem dinimizce, hem de cari hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla Hristiyanlar da ülkemizde dinlerine göre yaşama özgürlüğüne sahiptir. 

Bizim, devletin bu konuda üzerine düşen vazifeyi yerine getirmesine hiçbir itirazımız olamaz.

Ancak, Hristiyanların ibadet hürriyeti konusunda her türlü hassasiyet gösterilirken, Müslümanların mahzun bırakılmasına tabii ki itiraz ederiz.

Hürriyetimizin ve haysiyetimizin sembolü olan Ayasofya Müslümanların ibadetine açılmazken, Hristiyan mabetleri konusunda pozitif ayrımcılık uygulanmasına doğal olarak karşı çıkarız. 

Ne yani, gayr-i müslimlerin geçmişte ellerinden alınmış çok sayıdaki vakfı (doğru bir şekilde) kendilerine iade edilirken, Fatih’in vakfiyesinin Müslümanlara iade edilmemesine göz mü yumacağız şimdi?

Olmaz böyle şey!

CHP İÇİN “MİLLİ OLMAK” 

HDP İLE İTTİFAK YAPMAKMIŞ

Devleti kuran parti olmakla övünen CHP’nin, devleti yıkmaya çalışan bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ile kol kola girmesi, neresinden bakarsanız bakın büyük bir paradoks. Ancak öyle gözüküyor ki, CHP böyle bir paradoksa imza atmaktan hiç çekinmiyor.

Baksanıza, teröristlerin tabutunu omuzlayan, askerlerimizi şehit etmeleri için onlara silah taşıyan HDP’lilerle sürekli aynı karede fotoğraflar veriliyor.

CHP’liler, terör örgütü PKK’nın taşeronluğunu ve kuryeliğini yapanlarla yan yana gözükme konusunda canhıraş bir gayret sarfediyor. Sırtlarını PKK’ya, YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslayanlarla sırt sırta vermekte zerre tereddüt etmiyor. Onların sırtlarını sıvazlamaktan hiç mi hiç kaçınmıyor.

Hatta bir Parti Meclisi üyesi ortaya atılıp, HDP ile ittifak yapmanın “milli bir görev ve politika olduğunu” bile söyleyebiliyor. HDPKK’nın işbirliği yapmadığı emperyalist ülke kalmadığından habersizmiş gibi, “emperyalizmin müdahalesine açık alan bırakmamak” için HDP’nin önünün açılması gerektiği herzesini yumurtlayabiliyor.

Üstelik bu kepazelik, Saadet Partisi’nin kanalı olan TV5’te sergileniyor.

Yazık, hakikaten yazık!

 


YORUMLARA GÖZAT (20)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.