Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

FETÖ’nün “siyasi ayağı” ne zaman temizlenecek?

-

Seçim tartışmaları arasında kaynadı gitti. 

Halbuki Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerdeki “FETÖ açıklaması” çok dikkat çekiciydi. 

Evet, Cumhurbaşkanı, Emniyet Teşkilatının 174. Kuruluş Yıldönümü ve Özel Harekat Daire Başkanlığı Yeni Binası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “FETÖ’yü tam olarak kurumlarımızdan silemedik” diyordu.

Doğrusunu söylemek gerekirse Erdoğan, böylesi özeleştirileri fazlasıyla yapıyor. Zaten buna daha önce de defalarca şahit olduk. Kim ne derse desin, bu bir erdemdir. Öncelikle Erdoğan’ın hakkını teslim edelim ve devam edelim.

¥ 

Türkiye’de, FETÖ ile mücadelede bir hayli yol kat edildiği hususunda hemen herkes mutabık durumdadır herhalde.

Öyle ya, askeriye ve polisin içerisinde ciddi temizlik yapıldı.

Yargı deseniz aynı şekilde. 

Bürokrasi ve eğitim alanında da önemli mesafe alındı. 

“Yeterli mi?” diye soracak olursanız, tabii ki değil.

FETÖ ile mücadelenin yalnızca bahsettiğimiz alanlarla sınırlı kalmaması, daha radikal adımlar atılması gerekiyor. 

O halde, neler yapılabilir? Hain örgütle mücadele başka hangi alanlara taşınabilir? 

Hiç şüphesiz, bu sorulara verilecek cevap “FETÖ ile savaş, en başta siyasi alana taşınmalıdır. Dolayısıyla, eli kanlı örgütün siyasi ayağı bir an önce ortaya çıkarılmalıdır” şeklinde olacaktır.

¥

Şu çok açık: FETÖ ile mücadelenin geleceği, öncelikle ve özellikle mezkur örgütün siyasi ayağının çökertilmesine bağlıdır. 

Peki, siyasetin FETÖ’den arındırılması birinci hedef olması gerekirken, bu konuyla ilgili bugüne kadar önemli bir girişimde bulunulmuş mudur?

AK Parti’ye bakalım isterseniz... 

Sınırlı sayıda ismi tasfiye etmek dışında, topyekun bir temizlik yapabildiler mi? İçlerindeki çürük elmaları bütünüyle temizleyip, tam anlamıyla arınabildiler mi? 

Aslında bunu AK Parti’ye has bir durum olarak da değerlendirmemek lazım. Hangi partiyi göz önünde bulundurursak bulunduralım, karşımıza aynı tablo çıkmıyor mu?

FETÖ’nün, istisnasız tüm siyasi partilerin içinde hâlâ aktif olduğunu görmüyor muyuz?

Elbette görüyoruz.

Öyleyse, bu meselenin akıllarda soru işareti kalmayacak şekilde aydınlatılması artık bir zorunluluk halini almıştır.

Herkes şapkasını önüne koymalı ve FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması için esaslı bir muhasebe yapmalıdır.

Tamam, FETÖ’nün terör örgütü olarak anılmadığı dönemlerdeki bazı ilişkileri öne sürerek, hükümete “Siz bunlarla yıllarca kol kola yürüdünüz” ithamında bulunanlara kulak asılmasın, fakat FETÖ ile mücadelede “milat” kabul edilen 17/25 Aralık’tan sonra bile bu örgütle arasına mesafe koyamayanların gözünün yaşına da bir zahmet bakılmasın.

AK Parti’nin 26-27-28 Nisan tarihlerinde Kızılcahamam’da düzenleyeceği ve MYK-MKYK üyeleriyle, il başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının tam kadro katılacağı kampta bu mevzunun masaya yatırılacağı ve parti içinde tepeden tırnağa bir temizliğe gidileceği konuşuluyor.

Dileriz öyle olur. 

Zira FETÖ’nün, her alandan olduğu gibi siyaset dünyasından da sökülüp atılması, 15 Temmuz şehitlerine olan namus borcumuzdur. 

 


YORUMLARA GÖZAT (19)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.