Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

HDP’den müttefik olmayacağı inşallah artık daha “İYİ” anlaşılır

-

Yerel seçimler öncesinde kurulan CHP-İYİ Parti-HDP ittifakının bir siyasi mühendislik ürünü olduğu gerçeğini geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan tartışmayla bir defa daha müşahede ettik.

Gördünüz, İYİ Partililer, HDP grubuna birtakım göndermelerde bulununca, Fatma Kurtulan’dan sert bir karşılık aldılar. HDP’li Kurtulan, “Şu an koltuklarınızda bizim oylarımız sayesinde oturuyorsunuz. Bu ittifakta, CHP ile yaptığınız ittifakta bizim oylarımızın etkisi vardır” hatırlatmasında bulunduğu İYİ Partililere “Ne yapacaksınız şimdi? Ne diyeceksiniz buna?” diyerek açık açık posta koydu.

Gerçekten de can alıcı bir soru bu.

Sahi, İYİ Partililer kendilerini nasıl savunacaklar şimdi?

Bu “tespit”ler karşısında bir şeyler söyleyecekler mi?

Herhangi bir savunma mekanizması geliştirecekler mi?

¥

Doğrusu, neresinden bakarsanız bakın müşkül bir durumla karşı karşıya İYİ Parti.

“Aldıkları oyların içinde devletine-milletine sadakatsizlik hissesi düşmüş bir oy bile olmadığını” söylüyorlar ama, biliyoruz ki kazın ayağı hiç de öyle değil. Seçim sürecinde CHP ile ittifak yaptıklarını, HDP ile bir birliktelikleri olmadığını ifade ediyorlar, lakin bunun da hiçbir kıymet-i harbiyesi yok.

Öyle ya, diyelim ki “HDP desteği” iddiasından bir şekilde kurtuldular. Peki ya İstanbul’daki ittifak ne olacak? Seçim kazandırdıkları Ekrem İmamoğlu’nun her fırsatta Selahattin Demirtaş güzellemeleri yapması da mı bağlamayacak İYİ Parti’yi? 

¥

Yaptıkları ittifak, ellerine-yüzlerine bulaştı.

Kapana kısılmış vaziyetteler.

“Bize ayar veremezsiniz” diyen Kandil’den talimatlı elemanlara ince bir ayar çekemiyorlar.

Kendilerine “Şu Meclis kapısından zar-zor içeri girdiniz” diyerek efelenenlere ağızlarının ucuyla da olsa iki kelam edip karşı çıkamıyorlar. 

Siyaseti terk edip siyaset mühendisliğinden medet ummanın bir sonucudur bu. 

Ne diyelim, milletin arzu ve isteklerinin hilafına politika yapılmayacağı ve terör örgütünün siyasi kanadından müttefik olmayacağı umarız herkes tarafından artık daha iyi anlaşılır.

¥

MECLİS LOKANTASI... MİLLETE 

ÖYLE, VEKİLİNE BÖYLE

Gıda fiyatlarındaki artış üzerine yemek bütçesi açık veren TBMM, lokanta fiyatlarını artırma kararı almış. Meclis Genel Sekreterliği’nin yapacağı çalışmanın ardından, kâr amacı olmaksızın, gelir-gider dengesini sağlayacak oranda artışlar yapılacakmış.

Mesela, 1 lira olan çorbanın fiyatının 2 liraya çıkarılması planlanıyormuş. Ancak bu “fahiş(!) artış”ın milletvekillerinin bütçesini sarsmaması için olsa gerek 6 lira ile 12 lira arasında değişen etli yemeklerde daha düşük oranlarda zam yapılması öngörülüyormuş.

Ne güzel değil mi?

Dana kavurma ve pilav 6 lira.

Yanına bir de bademli keşkül...

O da sadece 2 lira.

Böyle böyle 550 çeşit yemek yiyorlar, “Nasıl olur” diye itiraz edilince de hemen “Meclis lokantasında sadece biz yemek yemiyoruz ki. Türkiye’nin dört bir yanından şikayetlerini iletmek için TBMM’ye gelen misafirlerimizi de burada ağırlıyoruz. Onlar da bizimle birlikte bu yemeklerden yiyorlar” diyerek bahaneler ileri sürüyorlar. “TBMM’de yemek kalitesi ve servisin dibe vurduğundan” bahisle pişkinlik yapmayı da hiç mi hiç ihmal etmiyorlar.

Sorsanız, hepsi vekili oldukları milleti düşünüyor.

Evine iki lokma ekmek götüremeyecek insanların bulunduğu, çöplerden ve pazar yerlerinden yana yakıla bir tas yemek arayanların olduğu bir ülkede bu tablo reva mıdır şimdi?

Revaysa, “reva” deyin!

 


YORUMLARA GÖZAT (13)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.