Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

“Karısını rakı sofralarına meze yapan adam(!)”

-

Laikçi yobazlık, koronavirüs günlerinde bile aralıksız devam ediyor. Görüyorsunuz, gazeteci kılıklı vesayet artıkları eski günlere duydukları özlemi her fırsatta ortaya koyuyor.

Alın işte son örnek Can Ataklı...

Malum, TELE 1 adlı lağım çukurunda ettiği hakaretlerle bir kez daha gündeme geldi bu eleman. Sözcü’nün yavrusu Korkusuz adlı paçavrada, EBA TV’de ders veren başörtülü bir öğretmene dil uzatarak tıynetinin gereğini yerine getirdi.

Neymiş, milyonlarca öğrenciye rol model olarak tesettürlü bir öğretmen gösterilemezmiş. Bu, özgürlük mözgürlük değilmiş. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayını, yanlıştan da öte bir faciaymış.

Aslında ortada bir “facia” varsa, bu facia tam olarak Ataklı’nın sözde gazeteciliğidir. 

Öyle ya, dine ve dindara kin kusan bu zibidi, Babıali’nin başına gelen en büyük felaketlerden biridir.

Can Ataklı, medyada yalnızca İslam düşmanlığıyla değil, her daim kaypaklığıyla da anılan bir isim olmuştur. Zat-ı âlileri(!), bugüne dek rüzgar nereden eserse hep oraya yönelmiştir. 

Örneğin, dönemin Star gazetesinde köşe işgal ederken, patronu Cem Uzan’ın şirketlerine el konulmasına atarlanmış, maması kesilmesin diye de Türkiye tarihine geçen soygunlardan birini savunmuştur. Yetmemiş, sahte belge ile kısa süre askerlik yaptığı ortaya çıkan hortumcu patronunun işini halletmek için komutanlara yalvarmıştır.

Gazetecilik hayatı boyunca, parayı kim verdiyse onun düdüğünü çalan Can’cık, Aydın Doğan’ın elinin altındayken de pek farklı bir profil çizmemiştir. Vatan gazetesindeki köşesini patronunun çıkarlarına tahsis edip, adeta iş takipçiliği yapmıştır. Bir defasında Aydın Doğan’ın hazzetmeyeceği birtakım iddialarda bulunur gibi olmuş, Kelkitli patron söz konusu iddiaların dile getirildiği canlı yayına bağlanınca ise anında kıvırarak “Aman efendim, yaman efendim” ayaklarına yatmıştır.

Bugün ilkeli gazetecilik yaptığını ileri süren, dürüst yayıncılık konusunda ona buna akıl dağıtan Ataklı’nın cemaziyelevvelini biliriz biz. 1980’lerin ilk yarısında, “baldır-bacak gazetesi” Tan’da yayın danışmanıyken attığı başlıkları daha unutmadık mesela. Birden çok kişinin tecavüzüne uğrayan 10-12 yaşlarındaki bir kız çocuğunun haberini “Abiler üzerimde hop hop hopladılar” şeklinde veren namussuzu aklımızdan hiç çıkarmadık.

Doğrusu, Can’cıkın karaktersizliği darbelere verdiği canhıraş destekten de bellidir. 28 Şubat’ın kalemşörlüğünü yapan, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimine ise “tiyatro” diyen bu şaklaban, 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren ve ABD tarafından yetiştirilen Mucip Ataklı’nın yeğenidir zaten. Bilindiği gibi, amca Ataklı, Menderes’lerin idamına lehte oy kullanmış, yeğen Ataklı da işte bu amcasını “Ondan ancak onur duyarım” diyerek yere-göğe koyamamıştır.

Şimdi baktığımızda görüyoruz ki, eski bir yazısında “Her dönem, hakim güçlerin baskısı karşısında boyun eğen ama rüzgar yön değiştirdiği anda da öteki tarafa yatan insanlar vardır. Onlar başkaları tarafından kendilerine verilen gücün asla bitmeyeceğini zannederler. Başkalarını ezmekten, horlamaktan, haksızlık yapmaktan, çamur atmaktan çekinmezler ve hatta bundan sonsuz bir haz da duyarlar” diyerek, aslında bizzat kendisini tarif etmiş Ataklı. “Devran değiştiğinde kimi yeni düzene ayak uyduracak kadar karaktersiz olduğu için bir süre ayakta kalmayı başarır, ama pek çoğu toplumsal hayatın içinde kaybolup gider” sözleriyle adeta kirli yüzüne ayna tutmuş. 

Neyse, Tayyip Erdoğan’la İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasındaki tanışıklığını anlatmak isterken, eski karısını bile kullanan bir utanmazdan uzun uzadıya bahsetmenin âlemi yok. “Ben Tayyip Bey’in bulunduğu sofrada içki de içerdim. Hatta Erdoğan, bir yemek sonrasında eşime ‘Yenge de maşallah ne içiyor’ dedi. O zamanki karım da aşka gelip votkayı doldurdu da doldurdu” iftirasını atan, fakat 24 yıllık eşinin “Can Ataklı, uzun yıllardır ağzıma içki koymamama rağmen, beni sofraya meze yapmaktan çekinmemiştir!” açıklaması karşısında sus-pus olan cibiliyetsizi gündemde tutmanın gereği de yok. 

İstedikleri kadar ürüsünler. 

Kervan yürüyor ne de olsa.  

 


YORUMLARA GÖZAT (30)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.