Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

Muhalefet söverken, gavur Türkiye’yi övüyor

-

Dünyayı kasıp kavuran korona salgını, çok şükür ki Türkiye’de etkisini kaybetmeye başladı. Ülkemiz, aldığı yerinde tedbirlerle, virüsün diğer ülkelerdeki gibi yayılmasına izin vermedi. 

Objektif bakıldığında, pandemiyle mücadelede oldukça başarılı bir sınav verdiğimiz inkâr edilemez. Zaten bunu itiraf etmeyen de kalmadı. Gerek yabancı ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, gerek uluslararası basın kuruluşları, gerekse de dünya çapındaki sağlık örgütleri ülkemize salgınla savaşından dolayı övgüler yağdırdı. 

Son olarak İngiliz yayın organı The Economist alkış tuttu koronavirüsle mücadelemize. 

170 yıldır yayınlanan Londra merkezli bu derginin, dünya siyasetine yön vermeye çalışan ve “Rothschild Hanedanı” diye tesmiye edilen Rothschild ailesine ait bir dergi olduğunu elbette ki biliyoruz. Mezkur derginin, kurulduğundan bu yana Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık yapan bir dergi olduğunun da farkındayız. 

Son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti aleyhinde durmadan karalayıcı haberlere imza attıkları da bir vakıa. Fakat tüm bu puştluklarına rağmen, adamlar bizim muhalefetin yapamadığını yapabiliyor. “AK Parti hükümeti, koronavirüs sürecinde pek çok ülkeden başarılı oldu” diyerek teslim edilmesi gereken bir hakkı tereddütsüz teslim edebiliyor. 

The Economist’in, ülkemizde neredeyse bütün muhaliflerin yerden yere vurduğu uygulamalardan sitayişle bahsetmesi hakikaten ilgi çekici.

Öyle ya, elemanlar “Türkiye, Fransa ile aynı test oranını yakaladı. Ölüm oranında da İngiltere’den 10 kat daha iyi durumda” itirafında bulunuyor, ancak içerideki manipülatörler “Test sayısı yeterli değil. Gerçek ölüm oranları da gizleniyor” diye kara propaganda yürütüyor.

Bugüne kadar izlediği yayın politikasıyla hasmımız haline gelen bir dergi “Son 20 yıl içinde Erdoğan ve hükümetleri, sağlık hizmetleri için on milyarlarca dolar harcadı” diyebiliyor, lakin bizim gayri memnun tayfa AK Parti’nin en başarılı olduğu sağlık politikalarını bile acımasızca eleştirmekten geri durmuyor.   

Elin İngilizinin ardı ardına açtığımız hastanelere övgüler düzerken, içimizdeki İrlandalıların “Ne gerek var canım bunca hastaneye” deyip, söz konusu hastanelerin bütçeye büyük yük getirdiğinden dem vurması...

Dışarıdaki düşmanlarımızın dahi gördüğü hakikatleri bu topraklarda yaşayan ve yerli olduklarını iddia eden zevatın görmemesi fazlasıyla hazin doğrusu.  

¥

BİZ DE SAADET PARTİSİ’NİN 

AKIBETİNDEN ENDİŞELİYİZ

Saadet Partisi, “Temel Reis”in dümene geçtiği günden bu yana bir türlü iskeleye yanaşamadı. Onca zamandır fırtınalı sularda debelenip duruyorlar.

SP’nin başındaki zat, yaptıkları ve yapmadıklarıyla Erbakan Hoca’nın siyasi emanetinin rotasını saptırıyor. Görüyorsunuz, dümendeki Temel Reis, birilerinin dümen suyunda gitmekten hiç mi hiç vazgeçmiyor.

Baksanıza, bu defa da terör örgütü PKK’nın savunuculuğunu yapan KCK Ana Davası sanığı HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları ile MİT TIR’ları görüntülerini vatan haini Can Dündar’a ileten CHP’li Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesinin hukuki değil siyasi olduğunu iddia ederek büyük bir skandala imza atmış hazret. 

Hoş, bu beyefendi daha önce de “Terörle bir alakası yok” dediği Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için resmen seferberlik başlatmıştı. 

Bugün teröre hizmet etmekle vatandaşa hizmet etmek arasındaki farkı kavrayamayıp “Leyla Güven, Enis Berberoğlu ve Musa Farisoğulları’nın vekilliğinin düşürülmesi Meclis’e darbedir” görüşünü savunan kişi, 15 Temmuz darbe girişimiyle alakalı “Türkiye’nin salası okunuyor” diyen alçakları da taltif etmişti.

Ne diyelim, haklarında kesinleşmiş yargı kararı olan üç vekille ilgili yürütülen süreçten endişe duyduklarını açıklayanlar, umut ederiz bizi daha fazla endişeye sevk etmezler. İnşallah akıllarını bir an önce başlarına alırlar da her geçen gün azalan saygınlıklarını daha fazla yitirmezler.    

 


YORUMLARA GÖZAT (17)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.