Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

“Oy”un içinde oyun var... İmamoğlu’nu cumhurbaşkanlığına hazırlıyorlar

-

Ekrem İmamoğlu, şu sıralar bir kısım medyanın gözdesi konumunda.

Hakkında her türlü güzelleme yapılıyor. Yıkanıyor, yağlanıyor, üstüne bir de cilalanıyor.

Muhakkak sizin de dikkatinizi çekmiş olmalı; bu pohpohlamalar özellikle Batı medyasında yoğunluk kazanmış vaziyette. 

Herhalde bu bir tesadüf değil. Öyle gözüküyor ki, bütün bu çalışmalar uygulamaya sokulmak istenen planın bir parçası. 

Evet, ortada bir “plan” var.

Kendi ülkelerinde “Zarfların yapıştırıcı kalitesi iyi değildi” diyerek seçimleri tekrarlatan, ama iş Türkiye’ye gelince, oyların yeniden sayılmasına bile veryansın eden güçlerin planı bu. 

Görüyorsunuz, bu güçler, şimdilerde “Normal bir demokraside seçim sonuçlarına itiraz etmek doğaldır, fakat Türkiye’de itiraz edilmesi, keyif kaçırıcı bir durumdur” herzelerini peşi sıra yumurtluyorlar.

2000 yılındaki başkanlık seçimlerinde oyları tam 4 defa sayanlar, bizde kesinleşmiş bir sonuç olmamasına rağmen, “meşru sonuçların kabul edilmesi”yönünde durmaksızın parmak sallıyorlar.

Şu hukuki süreç hele bir tamamlansın, akabinde ilan edilen “meşru sonuçlar” elbette ki herkes tarafından kabul edilecektir. 

Şimdi siz niye panik yapıyorsunuz ki? Nedir bu aceleniz? Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olması için neden bu denli sabırsızlanıyorsunuz?

Aslında neden sabırsızlandıkları çok belli. İngiliz The Guardian gazetesinin “İstanbullular siyasetin yükselen yıldızı Ekrem İmamoğlu’nu sahiplendi” başlıklı haberi her şeyi yeterince gözler önüne seriyor zaten. 

Lamı-cimi yok, İmamoğlu, Türkiye için hiçbir zaman hayırlı rüya görmeyen ve bundan sonra da görmeyecek olan Batılılar tarafından “siyasetin yükselen yıldızı”gibi gösterilerek parlatılmaya çalışılıyor.  

Açık ve net… Adamlar doğrudan doğruya “İmamoğlu’nun CHP’nin başına geçip sonra da bu ülkenin cumhurbaşkanı olduğunu görüyoruz” diyorlar. 

İfadeye dikkat buyurun: “Umuyoruz” değil, “görüyoruz”. 

Doğrusu, sırf bu cümle bile İmamoğlu’nun bir “proje” olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Daha önce Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce birtakım odaklar tarafından nasıl piyasaya sürülmek istenmişse, İmamoğlu da işte öyle ön plana çıkartılmaya çalışılmaktadır. BBC muhabirinin Ekrem İmamoğlu ile yaptığı röportajda yer alan “Türkiye’nin sonraki Cumhurbaşkanı siz misiniz?” şeklindeki “adrese teslim” soru da bunun bir kanıtıdır.

Yani?

Yanisi şu: Ekrem İmamoğlu’nun oturtulmak istendiği koltuk, pek çoklarının zannettiği gibi öyle belediye başkanlığı koltuğu falan değildir.

¥

Yazdıklarımızı sakın milli iradeye saygısızlık olarak algılamayın. Biz kesinlikle ve kesinlikle İmamoğlu’na oy veren vatandaşlarımızın tercihlerini sorgulamıyoruz. Sorguladığımız, İmamoğlu’nun “aldığı oylar” değil, onu bugünlerde yere-göğe koyamayanlara “verdiği sözler”dir.

Evet, İmamoğlu, kimlere hangi sözleri vermiştir ki bugün bu denli korunup kollanmaktadır? İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için adı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına üfürülen Ekrem Bey kimlere ne vaatlerde bulunmuştur ki, bugün Batı dünyası tarafından böylesine destek görmektedir?    

¥

Şu çok bariz: Batı ittifakı, ne yapıp edip Erdoğan’ı devirmek istiyor. Bir punduna getirip onu alaşağı etmeye çalışıyor. 

Bunun için, meşru/gayri meşru her türlü enstrümanı kullanıyorlar. 31 Mart’taki sonuçları tepe tepe kullanacaklarından da hiç şüpheniz olmasın.  

“Sultan zor durumda”, “Erdoğan için sonun başlangıcı mı?” gibi algı oluşturmaya matuf söylemlerle İmamoğlu güzellemelerini yan yana koyduğumuzda, herhalde ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır.

“Oy”un içinde oyunla karşı karşıyayız.

Aman dikkat!

 


YORUMLARA GÖZAT (35)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.