Rasim Bolbol

Rasim Bolbol

Seçim sonuçlarına dalıp “beka”yı unuttuk mu?

-

Türkiye, seçim sonuçlarına kilitlenmiş vaziyette.

Herkesin merak ettiği soru aynı: İstanbul’u kim alacak?

Yatıyoruz kalkıyoruz, bu sorunun cevabını arıyoruz. Dışarıdan devasa bir kuşatmaya tabi tutulmuşken, enerjimizi iki haftadır mezkur konuya harcıyoruz.

Bu defteri bir an önce kapatmak elzem. Kuma gömdüğümüz kafamızı acilen dışarıya çıkarmalıyız. Daha fazla oyalanmadan, çok kritik bir süreçten geçtiğimizin farkına varmalıyız. 

Zaman boşa harcanmamalı. Kısır çekişmeler bir kenara bırakılmalı. Zira düşman uyumuyor. 

¥

Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya matuf operasyonları hep beraber izliyoruz. 

Adeta üstümüze üstümüze geliyorlar. 

Mesela sözde “Ermeni soykırımı” kartı... 

Nisan ayında olmamız hasebiyle bir defa daha masaya sürüldü bu kart. 

Malum, önce İtalya harekete geçti. 1915 olaylarının “Ermeni soykırımı” olarak resmen tanınması talebiyle parlamentolarında bir önerge sundular. Önergenin oylamasında, “Hayır, Ermeni soykırımı yoktur” diyen tek bir kişi dahi çıkmadı. Sonra Fransa sazı eline aldı. İtalya’nın küstah kararının ardından, onlar da 1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisan’ı “Ermeni soykırımını anma günü” ilan ettiklerini açıkladı.

Bu kadarla kalsa iyi...

Başımızda bir de ABD belası var.

Elemanlar şimdilerde kafayı S-400’lere takmış durumda. Türkiye’ye sürekli “Rusya’dan hava savunma sistemi alırsanız ağır yaptırımlarla karşılaşırsınız. Bu yaptırımlar ekonominize ağır hasar vereceği gibi, havacılık ve savunma sanayinize de darbe vurur” tehdidini savurup, akılları sıra “Ayağınızı denk alın” uyarısı yapıyorlar.

¥

Kendi içimize kapandıkça, “beka tehdidi”nin artması kaçınılmaz.

PKK/PYD’lilerin küstahlığına bakın örneğin... Şimdiden ellerini ovuşturmaya başladılar bile... Açık açık “Afrin’i Türkiye’den geri alacağız” diyorlar.

Türkiye’nin doğrudan doğruya toprak bütünlüğünü ve milli güvenliğini ilgilendiren bu meselede de tam karşımızda duran aktör, yine sözde müttefikimiz ABD. “Büyük Kürdistan” hayali için bastırıyorlar da bastırıyorlar. 

Keza Kıbrıs sorunu... Tabii ki o da hayati önemde.

Biliyorsunuz, daha önce Fransızlara üs kurması için izin veren Rumlar, geçtiğimiz günlerde de İngiltere’nin F35B tipi savaş uçaklarını topraklarına yerleştirmesine müsaade etti. Yani, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının çıkarılması için devam eden sondaj çalışmaları sebebiyle başlayan gerilim yeni bir boyut kazanacak gibi. 

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yönelik hasmane tutumunu da gözardı etmemek gerekiyor. Bu iki ülkenin, medya organlarında hemen her gün Türkiye aleyhtarı haber ve yorumlara yer vermeleri boşuna olmasa gerek.

Gördüğünüz üzere, Türkiye dört koldan abluka altına alınmaya çalışılıyor. Seçim gündeminden bir türlü uzaklaşamayan ülkemize bazen direkt, bazen de endirekt yollardan gözdağı veriliyor. 

O halde ne yapmak gerekir?

Yapılacak olan belli: 

Şu seçim havasından bir an önce kurtulmak ve daha fazla içe kapanmamak lazım.

Mevcut süreçte bu husus çok ama çok önemli. 

 


YORUMLARA GÖZAT (18)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.