Sabri Balaman

Sabri Balaman

Yemen’de bedenleri kuruyan Ayla bebekler

-

Suriye iç savaşının, yaşanmaya başladığı günden beri kimi zaman dertli bir ‘’of’’ dedik, kimi zaman içten bir ‘’ah’’ çektik, kimi zaman da ağladık, yüreğimiz parçalandı… Burada konuya girerken içimizin sızladığını, yüreğimizin burkulduğunu belirterek ‘’İnsanlık bu mudur?’’ diye dile getirmek istediğim birkaç söz, bazılarımızın duygularının da tercümanı olacaktır.

Hani vardı ya Ayla Bebek… Bedeni sahile vurulduğunda aslında insanlık onuru sahile vurulmuştu. Ayla bebek dediğimiz zaman bir anda hepimizin gözleri önüne çocuklarımız gelir. Acaba, bu acıyı hissetmek adına hangimizin kızı, oğlu, yeğeni, kuzeni olabilirdi düşüncesi vicdanları sızlatmaya yetiyor mu? 

Ayla bebeği anlamak için, Suriye’yi anlamak için bir an düşünün. Bu öyle zor bir durumdur ki; aslında olayın yalnızca Suriye’den ibaret olmadığını bilmek gerek öncelikle. Suriye’den önce milyonlarca Ayla bebek, Irak’ta katledildi. Çok mu önemliydi? Evet, çok önemliydi(!) Hani çoğu zaman deriz ya; çok önemli bir millet, önemli bir ülkeyiz. Kendimizi bu kadar büyütürken içimizdeki kin ve nefreti küçültmeyi halen öğrenemedik. Sunni olmak, Şii olmak, Alevi olmak, Kürt olmak, Türk olmak, Arap olmak… Bunların hepsi Allah’ın bir lütfu olarak güzellikler getirirken, güzellikleri göz ardı ederek etnik nefretle Ayla bebeklerin ölümlerinin çoğalmasına sebep olduğumuzu unutmayalım. 

Hep deriz ya; Kahrolsun ABD! Kahrolsun Emperyalizm! Kahrolsun Siyonizm! Lafta kalmayı ne de çok severmişiz yahu… Müslümanlar kendilerine gelmediği sürece birbirlerini sevmediği sürece birlikten de imandan da eksik kalacağız. ‘’İman etmedikçe cennete girmezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız’’ diyor Hz. Muhammed (sav).

Öyle ya birbirimizi sevmediğimiz sürece düşman her türlü görevini layığıyla yerine getirir. Her türlü fitneyi, nifakı Müslümanlar arasına sokar. Burada önemli olan Müslümanların ne yaptığıdır. İslam’ın çizgisinden sapmamak için Müslümanlar ne yaptı? 

Yemen’de milyonlarca Ayla bebek sırada… Açlıktan bedenleri kuruyan, savaşın vahşi yaşamından kurtulmak için yollarda hayatlarını kaybedenler kimin umurunda? Nasıl olsa bizim için her şey yolundadır(!)

Öyle ya… Suudi Arabistan’ın, Katar’ın, Kuveyt’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin umurunda mı? Varsa yoksa bir Türkiye… Hani her gün haberlerde duyduğumuz bir ülke var. Aslında parçalanmaktan ülke olmaktan çıkmış bir Filistin var ya, orada her gün onlarca Ayla bebekler ölüyor. Harem-i Şerif diyoruz, ilk kıble diyoruz, Kudüs diyoruz… Sahi, artık bizler için ne ifade ediyor buralar. Pek bir anlamı kalmadı bizler için mi demeli, yoksa şov yapma adına, dünyayı kurtarma adına (!) Batının ikiyüzlü politikalarına ayak uyduruyoruz mu demeli… 

Projelerle kurtarılmış bir ağaç, bir böcek, bir yunus, belki bir balık, bir kuş aslında Batı’nın insanlığı kurtarıyorum adı altındaki vahşetini gizlemek için kullandığı. Alçaklığın böylesi de varmış… Gizlenmeyi nasıl başarıyorlar bu adamlar? 

Hani var ya bizim fenomen, sosyal medya uzmanlarımız… Bunlar Batı zulmüne karşı insanlık adına gerçekten ne yapıyorlar? Trump’ı, İsrail’i, Batı’nın barbar liderlerini sosyal medyada bombardımana tutuyor muyuz?

Konunun özünde bu yazıyı kaleme alırken maksadım duygu sömürüsü yapmak değildir. Ak Parti iktidarının insanlık adına bir şans olduğunu, sağından soluna bu aziz millet iyi bilmelidir. Sn. Erdoğan hükümeti, Ayla bebekler ölmesin diye, Müslümanlar acı çekmesin diye, bırakın elini gövdesini bile dahi taşın altına koymuştur. 

İç İşleri Bakanlığı’nın, Süleyman Soylu Bey’in, Suriyeli, Iraklı, Türki Devlet vatandaşlarının mültecilikleri noktasında insani bir değer olarak özel bir çabasından bahsedebiliriz. İç İşleri Bakanlığı’nın AFAD yönetimiyle çok önemli hizmetler yaparak 300.000’e yakın Suriyeliyi, Suriye topraklarındaki güvenli bölgelere yerleştirmesi, çok büyük bir başarıdır. Bu başarının ayaklarından olan Esenyurt Belediyesi’nin, Sultanbeyli Belediyesi’nin geri dönüşler için özel olanakları kullandığını, takdire şayan çalışmalar gerçekleştirdiğini de söyleyebiliriz. 

Her Ayla bebeğin huzuru sılayı rahimle birlikte doğduğu topraklar olmalıdır. AFAD’ın Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, gayretli çalışmalarıyla birlikte, Ayla bebeklerin sesi olma adına, Türkiye hükümetinin bütün çabalarını maddi ve manevi bağlamda bölgeye yansıtmaktadır.

Umudumuz odur ki; kinin, nefretin olmadığı, kardeşlik bağlarının güçlendiği ve İslam Birliği için mücadelenin artırıldığı bir millet olarak, bu zulmü farkındalıklarla, fedakârlıklarla engelleyelim… Vesselam…

İletişim için; Facebook: sabri.balaman

Twitter: @sabribalaman

 


YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.