ÖDÜLLÜ TYT SINAVI
TAMAMLANDI ESKİ SINAVLAR
İÇİN TIKLAYIN

Sabri Balaman

Sabri Balaman

Yusuflar kuyuda iken Ömerleri nasıl bulacaksın Reis

-

Gün geçmiyor ki ilginç bir olay daha duymayalım... Son zamanlarda siyasi partiler ülke gündemini sarmaya devam ediyor; ne de olsa her siyasi parti Türkiye’yi yönetmeye talip... Konu yönetim olunca herkesi doğrudan etkiliyor ki bizler de etkileniyoruz. Büyük partilerin büyük sorunu olur derken Ak Parti kendi içinde ilginç işlerle uğraşmaya başladı. Konu yerelde, belki özel ama toplumda ciddi etki oluşturduğuna inandığımız yerel belediyedeki başkan yardımcısı şahsın durumu malum...

Yerelde iktidar olan partiler genelde kendi iç bünyesindeki bu gibi durumları kamuoyunun dikkatine pek sunmazlar ancak bu olay nasıl olduysa tüm Türkiye’nin gündemine geldi ve bir anda herkes bu da ne diye sorgulamaya başladı. Bu sorun belki amir sorumsuzluğu, belki yürütme sorunu ve belki de güç sarhoşluğu... Ancak ben şu soruların cevabını da merak ediyorum: Başkan nereli, yardımcısı nereli, şiddete maruz bırakılan kişi nereli? Yerel seçim öncesine dayanan bir hesaplaşma mı söz konusu yoksa iş ortaklığından birileri rahatsız mı? Belki de artık denetleme sistemine güvenmeyen herkesin artık sosyal medyayı bir güç olarak görmesi, bu olayın bu kadar yayılmasına vesile oldu. Vicdanlı her savcının, hakimin kendini bu manada sorgulaması gerekmez mi?

Sanırım Ak Parti’nin en büyük sorunu yeniden asli yapısına dönerken yine birilerinin köşelerde nöbet tutmaya başlaması. Genel Başkan Erdoğan’ın daha önce yaptığı açıklamaya biraz göz atalım...

Başkan Erdoğan bir programda gazetecilerin sorduğu soruyla Ak Parti’nin içindeki kliklere cevap buyuruyor... Hiçbir kurumda şahsının adı kullanılarak kural dışı çalışma yapılmasına rıza göstermeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etmişti: “Bana göre bu tavır, yani, ‘Beyefendi, Cumhurbaşkanı böyle istiyor’ sözü, adeta bürokratik oligarşinin yeni bir şifresi haline dönüşmüştür. Sorun çözme makamında olduğu halde sürekli şikâyet eden, suçu başkalarına atan, özellikle de bizi bahane ederek kendini kurtarmaya, temize çıkarmaya çalışan herkes, benim gözümde başarısız biridir. Hiçbir bakanlıkta, hiçbir kurumda, hiçbir teşkilatımızda şahsımın adı kullanılarak herhangi bir sürecin tıkanmasına, kurallar, kaideler dışında iş yapılmasına rıza gösteremem. Bu benim en yakınım da olsa lütfen bizzat ben bir bakanımı veya bir bürokratı aramıyorsam babamın oğlu olsa kapıdan geri koysun.” 

Başkan Erdoğan’ın teşkilatçılara bu mesajı doğrudan ifade ettiğinde nedense bazıları hiç üzerine alınmadılar. Genel merkezdeki yetkilinin taşrada haksız adam kayırmacılığı yaptığı, parti politikalarından çok kişilerin kendi menfaatleri doğrultusunda makam pazarlığı yapıldığı, bunun yanı sıra hemşeri politikası güdüldüğü, il-ilçe başkanlıklarının adamcılık üzerine yönetim oluşturulduğu, yerelde belediye başkanlarının belediyeleri eş, dost, akraba şirketine çevirdiği, bazı belediye başkanlarının milleti hiçe sayarak tamamen kamu kaynaklarını yakınlarına aktardığı aşikar olduğu halde...

Parti disiplini çalışıyor mu? Bence çalışmıyor! Hatta hepsi nerdeyse sağır, dilsiz. Bir-iki yetkili ile yaptığım sohbette ilginç konular karşıma çıktı. Bir ilçede yapılan usulsüz iş ile ilgili ihbarda bulunduğunda yaptığının takdir edilmesini beklerken sürgün edilenler, yetkililer tarafından ilçe başkanına ismi verilerek partiden ihraç edilenler... Kimi kime şikâyet ettiğini bilemediğin, adamcılık üzerinden şekillenen bir parti içi mekanizma söz konusu. Genel Başkan Ömerleri göreve davet ederken, il ve ilçe başkanları Ömerlerin kellesini alıyor! Bu da partiye olan inancı zayıf kılıyor.

Kongrelere doğru giderken Ak Parti il ve ilçe yönetimleri adamcılık üzerinden delege seçimine gidiyor, liyakat noktasında seçim yapılmıyor. Yeni delegelerin sistemine genel merkezin doğrudan müdahale etmesine inananlardan biri olarak bu yazıyı kaleme alıyorum.

Ak Parti, 16 seçimi başarılı bir şekilde geride bırakmıştır ancak bu başarıları birilerinin kendine mal etmesi kabul edilemezdir. Hele bazı genel başkan yardımcıları var ki; hiç konuşmasın! Bu başarıların tamamı Sn. Erdoğan’a aittir. Yakın zamanlarda yapılan bir anket sonuçlarını sizlere aktaralım. “Ak Partiye güveniyor musunuz?” Sorusunun oranı % 40 iken, “Başkan Erdoğan’a güveniyor musunuz?” sorusunun oranı % 65... Buradan herkes payına düşeni alsın. Buradan doğrudan ilgililere sesleniyorum: Başkan Erdoğan Ömerleri göreve çağırırken, var olan makamlarınızı Ömerleri harcamak için kullanmayın! Yusufları kuyuya atmayın. Zira bu milletin evlatları yine sizlere hizmet edecek unutmayın. 

Klik partililer! Ne olursunuz şu parti merkezinden bir düşün! Bu adamın yakasından bir düşün, artık yerelden genele milletin bir sözü olsun, liyakat ve sadakatle bağlı olup partiyi yüceltenler gelsin, oyanlar değil.

Vesselam...

 


YORUMLARA GÖZAT (34)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.