Sefa Saygılı

Sefa Saygılı

İnsan olmak böyle de

-

Geçen hafta meşgalem icabı çok değişik kişilerle görüştüğümü, toplumun pek çok problemine şahitlik ettiğini yazmıştım. İnsan faktörümüzde bir çürüme var diye düşündüğümü de eklemiştim. 

Daha önceleri başkalarını üzmemek, kimseyi kırmamak, fedakârlık ve verici davranma, yardımlaşma ve dayanışma, anne-babaya bağlılık gibi toplumu sağlamlaştıran unsurlar sanki giderek zayıflıyor gibi bir inanca saplanmamak elde değil demiştim de. Bazı dostlarımız çok karamsar bir tablo çizdiğimi söylediler. Haklıydılar…

Çünkü toplumumuz çok şükür ki sadece bu tiplerden oluşmuyor. Elbette eli öpülesi insanlarımız, başkalarını kendisinden çok düşünen fedakâr fertlerimiz de o kadar çok ki! Hangi birini anlatayım?

*50 yaşlarındaki mübarek bir anne. 3 kızı var. Düşünün çocukları daha 5 ila 10 yaşlarında iken eşi vefat etmiş. Bu anne her türlü zorluğa göğüs gererek, temizlikçilik yaparak manevi eğitimlerini de vererek, kimseye muhtaç olmadan kızlarını okutmuş, büyütmüş. Şimdi üçü de üniversite mezunu, edepli kişiler diyor bana. Kendisini tebrik ediyorum.

*18 yaşındaki genç kızımızın morali bozuktu ve sık ağlama krizlerine yakalanıyordu. Sebebini sorduğumda bir trajedi çıktı karşıma: Daha 6 yaşında iken aile olarak trafik kazası geçirmişler ve kızımız dışında bütün aile fertleri kurtulamayarak vefat etmişti. Düşünün annesi, babası ve iki kardeşi birden yok olmuşlar. Yalnız kalınca neyse ki dayısı ve eşi bu çocuğa sahip çıkmış, onun bakımını üstlenmişlerdi. 

Yıllar geçmiş ve şimdi üniversite öğrencisi olan kızımız, “Artık yoruldum, kaldıramıyorum” diye söze başlayıp hıçkırıklarla ağlamaya başlamıştı. Kendisine mecbur olmadıkları halde bakan dayısına ve eşine, “Onlara yük oluyorum. Buna üzülüyorum. Bana ettikleri masrafı kendilerine ve diğer çocuklarına harcayabilir, daha rahat yaşam sürebilirler. Onları engellediğim için sıkıntılıyım” diyordu bu ince düşünceli hassas kızımız.

Bizi dinleyen dayısının eşi söze karıştı ve kızımıza şunları söyledi: “Buna üzülmen doğru değil. Biz seni çok seviyoruz. Sen bizim değil geçimimizi daraltmak, aksine rızkınla geldin. Geçimimize bolluk bereket getirdin. Rabbimin lütfusun sen bize. Senden sonra işlerimiz hep güzel gitti. Sen bize değil biz sana çok şey borçluyuz.”

Yengenin tebrike layık sözleri o kadar hoşuma gitti ki anlatamam. Yetim ve öksüz bu kızı samimi olarak sahiplenmişti.

*Kocası birden rahatsızlanmış, bir tarafı tutmaz olmuştu. Artık o yatağa bağımlı biriydi ve çalışamıyordu. Ancak eşi ona gözü gibi bakıyordu. Geçenlerde zorlanarak da olsa aile pikniğine götürmüştü onu. Kendisine, “Sizi tebrik ediyorum. Ne hayırlı hanımsınız” diyecek oldum. Verdiği cevap ibretliydi: “O benim 20 yıllık kocam. Çok iyiliğini gördüm, çok mutlu yıllarımız geçti. Uyumlu anlayışlı bir insandır. Böyle oldu diye sırt dönecek değilim. Ben aynı duruma düşsem aynısını bana yapardı. Şimdi de pikniği sevdiği için getirdim.”

*Maddi durum iyi değildi, birtakım önemli ve ciddi sıkıntıları da yok değildi. Ancak dertlenmek yerine haline şükrediyordu. Dedi ki, “Rabbim o kadar nimetler vermiş ki anlatamam. Sağlığım yerinde. Bak şimdi cebimdeki parayla gidip mütevazı bir yerde yemek de yiyebilirim. Daha ne isterim ben? Şükürler olsun O’na.”

Anlattıklarım yine sık rastlanan olaylar. Böyle insanlarımızın sayısı artar inşallah…

DİYANETİN VİDEOSU

Sosyal medyada görmüşsünüzdür, Diyanet İşlerimiz güzel bir video hazırlamış. Videoda genç hanımefendi eşine çay demlemiş getiriyor ancak genç koca cep telefonu ile meşgul oluyor. Sonra çayın yanına kek getiriyor ancak eş yine ilgisiz tarzda keki yiyor. Verilen mesaj ise eşler arasında iletişimin artırılması.

Ne var ki bundan sonra videoya eleştiri yağmuru geldi. Neymiş, kadın hizmetçi mi çay ve kek getiriyor diye. Bu zihniyettekileri anlamak mümkün değil. Elbette kocasına çay da getirir kek de. Bununla hizmetçi mi olunur? Çalışan kadınlar arkadaşlarına, amirlerine çay getirdiklerinde hizmetçi mi oluyorlar? Karı-koca bir ailedir ve aralarında böyle nitelemeler yapmak doğru değildir.

Aslında burada tenkit edilecek husus videonun feminist bakış açısından etkilenecek tarzda hazırlanmış olması bence. Çünkü burada eşini ihmal eden erkek olarak gösterilmiş. Hâlbuki toplumda erkek de kadın da ihmal edebilmektedir. Böyle bir imajın verilmesi doğru değildir.

 


YORUMLARA GÖZAT (7)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.