Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Tayyip Erdoğan olmasaydı, ne olurdu?

-

Soru şu: “Tayyip Erdoğan olmasaydı, ne olurdu?” Gelin cevap arayalım...

İstanbul CHP’li belediye başkanlarının elinde uzun bir süre daha çöpkent” olarak kalırdı...

İstanbul’da su sorunu devam ederdi (15 milyonluk İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılamak için denizin 135 metre altında açılan dev tünelle Melen suyu İstanbul’a getirildi. Projenin tümü tamamlandığında İstanbul’un 2071 yılına kadar içme suyu problemi hallolmuş olacak)...

Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi ve Çanakkale köprüleri yapılamaz, Avrasya Tüneli’nin hayali bile kurulamaz, Marmaray olmaz, üç katlı tünel geçişi kimsenin aklına dahi gelmezdi. İstanbul Havalimanı inşa edilmez, hâlâ kafalarına sığdıramadıkları Kanal İstanbul düşünülmezdi...

Türkiye çapında onlarca havalimanı (Türkiye’deki aktif havalimanı sayısı 2003 yılında 26 iken bu sayı 60 civarına çıktı. Bunların 23’ünde uluslararası uçuşlar yapılıyor), onlarca tünel, binlerce kilometre bölünmüş yol yapılamazdı... 

140 binden fazla tarihi yazılı eser, özel muhafaza alanlarında koruma altına alınamazdı...

Engellilere hayatlarını kolaylaştıran hizmetler verilemezdi...

Kültür Varlıklarımızın Korunması için 4.129 taşınmaza yaklaşık 75 milyon TL yardım yapılmaz, yurtiçindeki ve dışındaki tarihi eserlere hiçbir yatırım yapılmazdı...

Arkeolojik çalışmalar 57’den dört yüzlere çıkmazdı...

Türkiye’nin turizm gelirleri yüzde 200 oranında artmazdı...

Türkiye’nin birinci, dünyanın üçüncü en yüksek barajı (Artvin Yusufeli Barajı) yapılamazdı...

TOKİ vasıtasıyla bir milyon dar gelirli ev sahibi olamazdı...

Siber Suçlarla Mücadele Birimi kurulamazdı...

Boludağı Tüneli bitirilemezdi (1977 yılında  temeli atılan bu tünel 12 hükümet, 16 bakan gördü, ama tamamlamak Sayın Erdoğan’a nasip oldu)... 

Türkiye Hızlı Tren ve Yüksek Hızlı Tren sistemiyle buluşamazdı...

Tersane sayısı 37’den yüzlere çıkarılamazdı...

Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 10’uncu büyük konteyner limanı olarak planlanan Çandarlı Limanı (temeli 2011 tarihinde atıldı) inşa edilemezdi...

Türkiye hâlâ IMF borçlarını ödemeye çalışır, Stand-by anlaşması yapabilmek için yalvar-yakar olurdu...

Okullar hâlâ ikili, bazıları üçlü eğitime (sabahçılar-akşamcılar) devam eder, okullara BT araçları sağlanamaz, akıllı tahtalarla donatılamaz, öğrencilere bedava kitap verilemez, tablet dağıtılamazdı.

Türkiye uzaya uydu göndermeyi hayal bile edemezdi. 4.5G olarak bilinen haberleşme teknolojisi ülkemize getirilemezdi (çok yakında 5G geliyor)...

Şehir hastaneleri kurulamaz, sağlıkta kargaşa ve yetersizlik sürer, hasta rehin alma olayları devam edip giderdi...

Enflasyon yüzde 76’larda seyrederdi...

Belli mihraklar hâlâ “laiklik” diye diye kafa ütülerdi...

28 Şubat süreci bin yıl sürerdi: Başı örtülülere kamusal alanlar ve üniversite eğitimi hayal olurdu...

Başkanlık sistemi gelmez, Türkiye’nin dünyada esamisi okunmaz, hiçbir uluslararası plâtformda ciddiye alınmaz, başbakanlarımız ABD Başkanı karşısında susta durmayı sürdürürdü...

Vesayet sistemi her alanda ve anlamda aynen devam eder, gizli ya da açık en az iki askeri müdahaleye muhatap olur, 15 Temmuz’da zaten işgale maruz kalırdı...

Türkye, Doğu Akdeniz’de Amerika, Avrupa ve İsrail’e rağmen sondaj yapmaya cesaret edemezdi...

Rusya’dan S 400 almaya kalkışamaz, Türkiye, “açık hedef” konumunu devam ettirirdi...

İHA ve SİHA’yı hayal bile edemez, yerli ve milli silâhlar üretemezdi.

Sınır ötesi harekâtlar yapılamaz, Kandil Dağı kalbinden vurulamaz, güneyimizde çoktan bir “terör devleti” kurulurdu.

Benden bu kadar, gerisini siz bulun! 

 


YORUMLARA GÖZAT (43)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.