Zekeriya Say

Zekeriya Say

“Basit ruhlar” için asıl gaye koltuk mu?

-

Devlet Bahçeli dün, Kurban Bayramı münasebetiyle MHP genel merkezinde düzenlenen bayramlaşma töreninde partililere hitap ederken, bir kez daha;

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini karşılıksız desteklediklerini”tekrar etti.

Şu sıralar gündemi meşgul eden olası bir kabine değişikliğinde partisinden bir ismin kabinede yer alıp almayacağı şeklindeki soruya ise;

“Herhangi bir pazarlığın içerisinde değiliz ve bir beklenti içerisinde bulunmuyoruz. Pazar olarak binamızın karşısındaki perşembe pazarını biliriz.”şeklinde cevap verdi.

Bahçeli ayrıca, “Türkiye’yi karşılıksız sevdiklerini” de ifade etti.

*

Devlet Bey’in bu ehemmiyetli sözlerini dinlerken, aklıma Freud’un;

“Devlet ve otorite, basit ruhlar için asıl gaye, asil ruhlar içinse; büyük ve ebedi bir mücadelenin ve yaşamak isteyen bir toplumun müşterek ifadesidir.”şeklindeki harika tespiti geldi.

Evet…

Sayın Bahçeli, Türkiye’nin ateş çemberinden geçtiği bir zamanda “koltuğu” ve “gücü” elinin tersiyle iterek, bu ülke için her türlü fedakarlığı karşılık beklemeden yapmaktan bir an olsun tereddüt etmemiş, Freud’un ifadesiyle;

“Asil ruhlar” zümresinin bir ferdi olduğunu ispat etmiştir.

*

Freud’un bu tarifi beni 2014 yılına, Ahmet Davutoğlu’nun “başbakan” olacağının kesinleştiği ilk günlere götürdü.

Davutoğlu’nun 1990 ile 2000 yılları arasında yazdığı 300 makalesini tarayan eski öğrencisi Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. Behlül Özkan(CNN Türk’te Şirin Payzın’ın karşısında PKK güzellemesi yapmakla tanınıyor) Taraf gazetesinde, Amberin Zaman’ın;

“Davutoğlu nasıl bir başbakan olacak?” sorusuna;

“Davutoğlu (…) siyasi idealleri olan bir politikacı. Asla bir emanetçi olmayacaktır. Eğer yeterli bir süre AK Parti içinde liderliğini devam ettirebilirse partiye damgasını vuracağını tahmin ediyorum” şeklinde cevap vermişti.

Özetle!..

Öğrencisi, hocasının oturacağıkoltuğa sımsıkı yapışacağınıhenüz o koltuğa oturmasından önce öngörmüştü.

Aradan iki ay gibi kısa bir süre geçtikten sonra maalesef Özkan’ın dediği gibi olmuş ve Davutoğlu’nu istifaya götürecek sürecin ilk işaretleri görülmeye başlanmıştı.

Sonrası malum…

*

Okuyanlar hatırlayacaktır…

Ahmet Davutoğlu ile ilgili “yeni parti kuracağı” şeklindeki söylentiler ortalıkta dillendirilmeye başlandığında, bu köşede;

“İda Dağı ve Davutoğlu Efsaneleri(!)” başlıklı bir yazı yazmış ve Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan ile birlikte geçtiğimiz yıl temmuz ayında yaptıkları Kaz Dağları’ndaki tatilin bizlere neler anlattığı hakkında fikir yürütmeye çalışmıştım.

Bilindiği üzere;

Yunan mitolojisinin "bin pınarlı” ünlü dağı olan “İdaDağı”nın günümüzdeki adı “Kaz Dağları.”

Bu dağ, uyduruk “Yunan Mitolojisi”ninbirçok çirkefliğine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor.

Mesela;

Zeus, babası Kronos’u Kaz Dağları’nda yenerek “evreni yönetmeye” başlamıştı.

*

Davutoğlu ve Babacan’ın bu dağda tatil yapmalarından sonra;

“Yeni partinin ilk tohumu Kaz Dağları'nda atıldı” şeklinde iddialar ortaya atılmıştı.

Zeus’un, babası Kronos’uyendiğidağdan yola çıkan Davutoğlu ile Babacan,kim bilir belki de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alt ederek yeni bir “mit”in kahramanları olmayı amaçlamışlardı.

Bendeniz o günkü yazımda, Ahmet Davutoğlu’nunkolay kolay yeni bir parti kurmayacağından bahsetmiştim.

Bunu da,

Ahmet Davutoğlu’nun 2016 yılında, Erdoğan ile arasındaki “kriz” iddiaları gündeme geldiğindesöylediği;

“Biz kader arkadaşıyız. İlişkimize içeriden ya da dışarıdan fitne sokulmasına asla izin vermem”şeklindeki sözlerine dayandırmıştım…

Bugün geldiğimiz noktada, yanıldığım gün gibi ortada.

Maalesef Davutoğlu, geçmişte“kader arkadaşıyız” dediği Erdoğan’la artık siyaseten de zıt düşmüş durumda.

Zira dün,

Sayın Bahçeli’nin konuşma yaptığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı desteklediğini belirtiği sırada, Davutoğlu, Sözcü gazetesine verdiği “özel”demeçte;

Kaz dağlarında yapılan çalışmaların “çevre katliamı” olduğunu söyleyerek, Erdoğan karşıtlarıyla yan yana saf tutmayı tercih etti.

Davutoğlu’nun bu ibretlik açıklaması ve son süreçte yaşadığı savrulmaları düşünürken, Freud’un;

“Devlet ve otorite basit ruhlar için asıl gayedir” tespiti, daha bir anlamlı gelmeye başlamıştı.


YORUMLARA GÖZAT (4)

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.