Cevdet 1 yıl önce eklendi.

Yaşlı Doçent arkadaş, yazıyı Atilla Özdür'e değil, Cumhurbaşkanına yazmalısın. Bu arada yeni kurulan üniversiteler mevcut üniversitesinde prof kadrosu bulamayanlar için kuruluyor oralara bak. rektörü ayarladın mı iş tamam.

vatandas sabri 1 yıl önce eklendi.

Hayır efendim bilakis sevinirler .onlarin derdi memleket .millet .değil .hokumeti yıkmak kaos çıkartmak .adama sormazlarmi elinde her turlu imkan variken neden pkk ile feto ile mucadele etmedin .şimdi çek çek çek yurttan sesler .bunlar derindevletin .Ergenekon .batı çalışma grubundan kalmaları .darbeci zihniyet güçleri milletin seçtiği hokumete gecer .darbe yapmak .nota vermek .e muhtıra vermek .meşru siyaseti dizayn etmek .bunların emperyalist .demokrasi .Cumhuriyet .laiklik .kurucu liderleri .alakaların yoktur .maskeli balo oynuyor halkı kandırmak çalışıyorlar .allah muhafaza ellerine fırsat geçmesini ülkemizi Suriye'den .iraktan beter yaparlar .şuraya bak sen askerin senin adamın ppk .dhpk .ile işbirliği yapıyor .sizmilleti kör alemi aptal mi sanıyorsunuz .yazıklar olsun .

Yaşlı Doçent 1 yıl önce eklendi.

Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murat edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-)1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-)5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-)10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-)15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-)20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-)25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.

Misafir 1 yıl önce eklendi.

Sen yorgani kafana cekip karbon gazini teneffus edersen boyle yazilar ortaya cikar emice....

Akil 1 yıl önce eklendi.

... Sistem eski sistemden bile kötü, kapitalizmin en vahşisine hoş geldin. ...

Mustafa 1 yıl önce eklendi.

Abi ne kadar karmaşık yazmışsın böyle! Hiçbir şey anlayamadım. .

Slm 1 yıl önce eklendi.

Araştırmadan ...

halil 1 yıl önce eklendi.

doktor arkadaş bunları yazarken herhalde kendilerine masraflar için ödenen paranın ne kadarını kullandığınıda biliyordur.bir çok asm de doktorların sıralı çalıştığından (yeni tıp deyimiyle OF ) haberi vardır herhalde.tasarruf diye klimaların çok azı çalıştırlıyor,jeneratörlere mazot konmuyor ase pansuman yaparken kullandığı malzeme miktarı kısıtlanıyor.göreve gelmediğinde aldığı ceza puanı ise her yılbaşında sıfırlanıyor.dünyanın neresinde memurun aldığı ceza yılda bir sıfırlanır.

halil 1 yıl önce eklendi.

Hocam doğru yazmış.kamu hizmeti özelleştirilmiş ve maaşlar kağıt üzerindeki performansa göre ödeniyor.daha önce köy sağlık ocaklarında 24 saat hizmet verilirken şuanda bu taşımalı olarak 4-5 saate inmiş durumda.vatandaş köyde 1.enjeksiyonu saat 9 da yaparsa ikici dozu kime yaptıracak.çünkü aralarında 12 saat süre plması gerekiyor.bir çok basit sağlık hizmeti acillere yönledirilmiş durumda.bir çok asm de doğru dürüst tıbbi malzeme yok.jeneratör kullanılmıyor bazı kırsalda aşı bulundurulmuyor.ama kağıt üzerinde mükemmel yürüyor.aşı yap parayı al!!!

Kendim ettim kendim buldum. 1 yıl önce eklendi.

Hocam eskiden SSK'larda çok sıra oluyordu, gayıt guyruğu uzuyordu. Şimdi artıkın heç guyruk olmuyor, gedeyorsun hastaneye ben geldim deyiveriyon, hemen gaydını guydunu yapıyapıveriyolla. Eskiden hekim çalışmaz idi, yatar idi, daha zabahdan özele gaçar idi, şimdi günde 120 hasta bakan hekim va. Bi günde 120 bakılır mı deme, belki biraz hastanın muayene vakıtından "çalıyolla ama çalışıyolla", guyruk getti ya, sen ona bak, artık sıra bekleyivemeyoz. Günde 100 hastaya bakınca tohtur hastalığı doğru bilebilir mi diye düşünmeyom ben. Kaç yıl okumuş adam hastalığı saniyesinde hastanın gözünden biliverir zati. İşi anlamayan tohtur uzun uzun muayene yapar. En nekbeti bu guyruk uzaması idi, sırada bizi çok bekletiyolladı. Şimdi bi gidişte beş ayrı tohtura görünebiliyoz. Eskineyin sıra yoh artık. Bu eyi oldu böyle. Sağlık düzeldi Türkiye'mizde. (Bu arada doktorum ben, halk kendi eliyle kendine ettiğinin farkında bile değil maalesef, cehalet belki de en büyük mutluluk, ancak sağlıkta yapılanların acısı 10-20 senede geri döndürülebilirse kar sayılacak vaziyette, yine de halk kendi kendine ettiğinden memnunsa yapacak bir şey de kalmıyor, hiç kimse sadece siyasetçiyi suçlamasın, onlar halkın istediğini verdiler, sıra gitsin hastaneler otel gibi olsun isteniyordu, tam da onu yaptılar).

Cevdett 1 yıl önce eklendi.

Sistemin içinden biri olarak soruyorum bakanlığımıza:Fe eyne tezhebun?(Bu gidiş nereye?) Efsane bakanımızın icadıdır bu aile hekimliği Dünya bankasının gazıyla. Bizim aile hekimliği deve-kuşu misalidir. Bu uğurda acil servisler felç edilmiştir. Aile hekimliğinin balayı dönemi bitmiş bıçak kemiğe dayanmıştır. Sağlık çalışanlarından kime dokunsan iniltiler gelmektedir...

Atilla Duyar 1 yıl önce eklendi.

'' Dükkancılar, mal sahiplerinin isteklerini kabul etmez ve halen ödemekte oldukları kiraların da üzerine yatarlarsa ne olur? '' demişsiniz ya Sayın Özdür, Bir şey olmaz. Olamaz. Mal sahipleri işi garantiye alıp, kiralarını ödeyecekleri paradan kesip , öyle ödüyorlar. Para peşin, kırmızı meşin durumu yani.. O yüzden dükkancıların eli ayağı bağlı.. Ancak bağırır, çağırır, kendilerince hak arar. Onuda kimse duymaz zaten

Ercan Güven 1 yıl önce eklendi.

Atilla ağabey Allah kalemine kuvvet versin. Devletimiz aile hekimliği sisteminde de başlangıçta hedeflediği istikametin dışına çıktı. Böyle olacağını tahmin eden bazı doktorlar devletin binası yerine daha uygun binalar kiralayarak bu işe devam ettiler. Sağlık hizmeti veren kurumların hepsinin de mali sıkıntıları var. Bakalım kazan ne zaman patlayacak. Çoğu hastanelerin, ki buna tıp fakülteleri de dahil, borcu artık çevirilemez boyutlara ulaştı. Hastaya 3 kuruş harcayan hastahaneye devlet bunun karşılığı olarak iki kuruş veriyor ve buna da devam ediyor. Bu uygulamanın sonucunda sağlık sisteminin iflas edeceğini herkes görüyor ancak görmesi gerekenler görmüyor.

Kimya noksanlığı 1 yıl önce eklendi.

Yatağın altında karbon salınmı yok usta; karbondioksit o! İlaveten, hidrojensülfür vs emisyonu ile de ağır ya da çok ağır osuruk gazı faciası oluşuyor mevzubahis alanda; yorgan da hava aldırmıyorsa eh artık..

Ney? 1 yıl önce eklendi.

Abi sizin gazetede Ali Erkan Kavaklı var; bildiğim kadarıyla Türkçe öğretmeni, tşkiri derim âbi in advance.