Siyaset
Abdülhamid’in misyonu Erdoğan’da vücut buldu
Yıkılmakta olan devleti 33 sene ayakta tutan Sultan 2. Abdülhamid gibi Başkan Erdoğan da emperyalist devletlerin hedefinde. Tarihçiler; günümüz Türkiye’sinin bel kemiğini oluşturan kurumların açılmasına öncülük eden Abdülhamid Han’ın vizyoner siyasi mirasının Erdoğan tarafından devam ettirildiğini söyledi.
Siyaset aynı, misyon aynı
Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Abdülhamid Han’ın vizyon ve misyonu Cumhurbaşkanı Erdoğan’da vücut bulmuştur” dedi. Tarihçi Ebubekir Sofuoğlu, “Abdülhamid’in projelerinde de, siyasetinde de, düşmanlarında da bugünleri aynen görüyoruz. Abdülhamid’in düşmanları Ermeni terör örgütü Taşnak Hınçak’tı, Mısır Cemiyeti İsrailiyesi, bugünkü İsrail’i kullanan yapı gibi birçok oluşumu aynen günümüzde Erdoğan’a karşı görüyoruz. Abdülhamid Han’ın projeleri olan Marmaray, Avrasya Tüp Geçit Tüneli, Ovit Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Filyos Vadisi Limanı, Karadeniz Akdeniz Yolu Projesi gibi devasa projeler bugün Başkan Erdoğan tarafından hayata geçirildi” ifadelerini kullandı.
Ümmetle dertlenirdi
Abdülhamid Han’ın İslam Birliği siyasetinin Başkan Erdoğan tarafından sürdürüldüğüne değinen Sofuoğlu, “Aynı şekilde İslam Birliği siyaseti merkezli olarak Abdülhamid Han’dan sonra hiçbir Türkiye Cumhuriyeti yöneticisi Başkan Erdoğan kadar İslami yapılara hem yurtiçi hem yurtdışında bu kadar yakın olmamıştı. Bu zamana kadar yöneticilerden bir Fatiha veya Kur’an-ı Kerim’den bir cüz okuduğunu duymamıştık. Müslümanların dertleriyle dertlenen de Abdülhamid’den sonra Erdoğan’ı gördük. Tıpkı Sultan Hamid gibi; Bosna’nın, Filistin’in, Arakan’ın ve tüm zulüm gören Müslümanların derdiyle dertlenen lider Erdoğan oldu” şeklinde konuştu.
Sofuoğlu şöyle devam etti: “Bu millet ve bu ümmet inşallah 100 yıllık bir pişmanlık daha yaşamayacak. Abdülhamid sonrasında hem topraklarımız hem ümmet coğrafyası 100 yıl acı ve pişmanlık yaşadı, Erdoğan’ı da kaybederek inşallah aynı yanlışa bir kez daha düşmeyeceğiz.”
Dün o bugün Erdoğan
Araştırmacı tarihçi yazar Şükrü Altın, Sultan Abdülhamid Han’ın mümtaz bir şahsiyet olduğunu belirterek, “Dünyanın en mahcup, en asil ve en şefkatli hükümdarı Sultan II. Abdülhamid, namussuz ve beynelmilel düşmanla otuz üç yıl kahramanca savaştı. Bu yüzden Sultan Abdülhamid tarihte en çok konuşulan ve en çok iftira atılan padişah oldu. Hakkında her dilden vagonlarca eserler yazıldı. Tarih ne yalanlara sahne oldu” dedi. Ulu Hakan ile Başkan Erdoğan’ın siyasi misyonlarının benzer olduğuna işaret eden Altın, “Sultan Abdülhamid gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapılmak istenen de aynı stratejidir! Haçlı, Siyonist, İttihatçı ittifakı 31 Mart 1909 günü Sultan Abdülhamid’i ‘hal’ ederek Selanik’e sürdüler. Sultan II. Abdülhamid’e yapılanlara benzer Haçlı saldırılarının en tehlikesini 15 Temmuz 2016’da da yaşadık. Küresel Haçlı çeteler Amerikan uşağı Fetullah denilen terörist üzerinden darbe yapmaya kalkıştı. Milletin adamı Cumhur’un reisi Recep Tayyib Erdoğan’ı ‘hal’ edemediler” dedi.
Vizyoner kişiliği vardı
Tarihçi yazar Süleyman Kocabaş, “Ülkemiz Abdülhamid Han döneminde de beka mücadelesi veriyordu. Bugün de beka mücadelesi veriyor. Dün Abdülhamid Han’a sahip çıkamadık bugün Erdoğan’a sahip çıkmalıyız. Abdülhamid Han yıkılmakta olan bir imparatorluğu ayakta tutan siyasi bir dehadır. Aleyhinde söylenenler büyük bir iftiradan ibarettir. Tarihimizin en mümtaz şahsiyetlerinden biridir” şeklinde konuştu. Abdülhamid Han’ın modern Türkiye’nin arkasındaki isim olduğunu kaydeden Kocabaş, “Açmış olduğu kurumlar vizyoner kişiliğini gözler önüne serdiği gibi modern Türkiye’nin temelleri de bu kurumlar vasıtasıyla atılmıştır” ifadelerini kullandı.