AKİT MENÜ

Gündem

Feci kaza! İsmail Coşar Hocaefendi hayatını kaybetti

Ankara Polatlı'da meydana gelen trafik kazasında Hafız İsmail Coşar Hoca ile eşi Sevim Coşar hayatını kaybetti.

Güncelleme Tarihi:

Gece yarısı Ankara'nın Polatlı ilçesinden acı haber geldi. Meydana gelen feci kazada Hafız İsmail Coşar Hoca ile eşi Sevim Coşar hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre gece yarısı sıralarında Ankara Eskişehir yolu üzerinde, Polatlı İlçesi mevkiisinde feci bir kaza meydana geldi. Polatlı ilçesinde Duatepe bölgesi Ankara istikametindeki Tıra, aynı yönte gitmekte olan İsmail Coşar Hoca ile eşi Sevim Coşar'ın içinde bulunduğu 06 UC 214 plakalı otomobil arkadan çarptı. Feci çarpışma sonucu aracın ön kısmı tamamen Tırın dorsesinin altına girdi.

Çevredeki vatandaşlar hemen durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip yönlendirildi. Bölgeye gelen ekiplerin ilk incelemesinde ağır yaralanan Coşar ve eşinin hayatını kaybettiği öğrenildi.

İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonrası 2 kişinin cansız bedeni hurdaya dönen araçtan çıkarıldı. İsmail Coşar ve eşinin cenazesi, olay yeri savcısının incelemesi sonrası Polatlı Devlet Hastanesine kaldırıldı. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Hafız İsmail Coşar kimdir?

1950 yılında Bursa ili Osmangazi ilçesi Çağlayan köyü'nde dünyaya gelmiştir. Beş kardeşin en küçüğü olan Coşar, sesinin güzelliği ve sesini kullanmaya olan merakı ile küçük yaşlarda herkesin dikkatini çekmiş ve henüz ilkokula başlamadan ezanı ezberleyerek her fırsatta yaşadığı köyün minaresine çıkıp okumaya başlamıştır. İsmail Coşar, bu yaşlarda Kandil günlerinde annesi Edibe Hanım ile radyodan Kuran-ı Kerim dinler ve sesini duyduğu hafızların "kendisine dost olması" yönünde anne duası alırdı.

Memleketin sıkıntılı süreçten geçtiği dönemlerde, çiftçilikle uğraşan İsmail Coşar'ın babası Veysel Bey, oğlunun maddi sıkıntılardan dolayı okuyamayacağı endişesiyle tarlalarında çalışmasından yanadır. Ancak; İsmail Coşar' ın Kuran-ı Kerim'e olan ilgisi ve sesini bu yönde kullanmaya hevesli olması, annesi Edibe Hanım'ın onun yanında olmasını sağlamıştır.

İsmail Coşar, bu desteği de arkasına alarak kendi köyünün imamı olan Mehmet Atış Efendi'den öğrendiği Kuran-ı Kerim'i ciddi olarak ilerletmek ve hafızlık eğitimi almak için dayısı Emin Bey'in yanına gitmek üzere köyünden ayrılır. Ancak; dayısı Emin Bey yaşının ilerlemiş olmasından dolayı, bu eğitimin yarım kalabileceği düşüncesiyle kendisini geri gönderir. Ancak Coşar bu yolda eğitim almayı çok istemiş ve karşısına çıkan bu ilk zorluğu aşarak belki de hayatının en önemli kararlarından birini vermiş ve Bursa Ulu Cami'nin yolunu tutmuştur. Yine de Coşar'ı büyük bir sıkıntı beklemektedir. Yaşının küçük olması ve yanında birisinin olmaması nedeni ile kendisini gösterme fırsatı bulamayacağından, İsmail Coşar, çıkış yolu olarak Ulu Cami'de yüksek sesle Kuran-ı Kerim okumaya başlamıştır. Ulu Camii Müezzini Hafız Sabri Bey, İsmail Coşar'ı fark ederek yanına sokulup bir müddet dinler ve "biraz daha sesli oku" diyerek Coşar'ın hayatında bilmeden önemli bir rol oynamış olur. Bundan sonra İsmail Coşar, kalacak yeri de olmaması nedeni ile Ulu Cami'de kalmaya başlar.

Bir müddet sonra kendisini merak eden annesi Edibe Hanım, İsmail Coşar'ı uzun aramalardan sonra Ulu Cami'de bulur. Bu durumdan etkilenen Edibe Hanım ve Ulu Camii Müezzini Hafız Sabri Bey, İsmail Coşar'ı, birçok din görevlisi yetiştirmiş olan Bursa İsmail Hakkı Tekkesi'ne yerleştirirler.

İsmail Coşar, 3 yıl sonra birçok zorluğa rağmen eğitimini tamamlamış ve artık Hafız İsmail Coşar olarak anılmaya başlamıştır. Artık Coşar'ın annesi Edibe Hanım'ın yaptığı dua kabul olmuş, İsmail Coşar merakla dinlediği Hafızlarla dost olmuştur.

Askerlik çağına gelen Hafız İsmail Coşar, askerlik görevini tamamlamak üzere önce Erzincan'a gider, ardından Ankara'ya gelir. İleride tüm Ankara'ya sesini duyuracağının işaretini henüz yapımı tamamlanmamış Kocatepe Camii minarelerinde ezan okuyarak verir.

Askerliğini tamamlayan Coşar, Ulus semtinde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kağnıcıoğlu Camii'ndeki ilk görevine 1972 yılında atanır. 1 yıl görev yaptıktan sonra yine Ulus semtinde bulunan Hallaç Camii'nde görev yapmaya başlar. Burada da 2 yıl görev yapar ve ardından, 1975 yılında henüz inşaat halinde bulunan Kocatepe Camii'nde Müezzin olarak yeni görevine başlar. 2002 yılında imamlığa atanan İsmail Coşar, 36 yıldır Kocatepe Camii'nde imam olarak görev yaptı.

İsmail Coşar, görev hayatında birçok ilkleri gerçekleştirmiştir. Tüm Türkiye'nin illerini, Avrupa'nın, Asya'nın, Uzak Doğu'nun birçok ülkesini ziyaret etmiş ve buradaki Müslümanlara sesini duyurmuştur.

Bu süre zarfında birçok siyasetçi, bürokrat ve iş adamı ile tanışmış, onlarla birçok anıyı paylaşmış ve onları son yolculuklarında da Kocatepe Camii İmam Hatibi olarak yalnız bırakmamıştır.

İsmail Coşar; Mustafa Kemal Atatürk döneminden sonra, Çankaya Köşkü'nde, Paşa' nın davetiyle Kur'an-ı Kerim okuyan ilk isim olmuştur. Eşi vefat eden Kenan Evren, rahmetli eşine mevlid ve Hatim okutturur. Hatim duası esnasında da "ben de bir hatim okudum onu da duaya ilave edin" der.

İsmail Coşar, Başbakan Saim Bülent Ulusu döneminde de, Başbakanlık konutunda Kuran-ı Kerim okumuştur.

1974 yılında Mevlid Kandili münasebetiyle, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Tayyar Altıkulaç 'ın tertip ettiği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT 'nin ortaklığı ile Maltepe Camii'nden gerçekleştirilen Mevlid merasiminde, Kuran-ı Kerim'in İsmail Coşar tarafından okunması televizyonda ilk defa naklen yayınlanmıştır.

İsmail Coşar, evli, iki oğlu ve iki torunu bulunmaktadır.

Yorumlara Git

İran harekete geçiyor: ABD ve İsrail’e büyük sürpriz var!

İran: Pilotu kurtarma girişimi başarısız oldu Yalancı şaşırtmadı!

Türkiye’ye karşı hem içeriden hem dışarıdan kara propaganda! ‘Faiz politikası’ iddialarına çifte yalanlama

‘Erken seçim Meclis’in iradesinde’

CHP tepeden tırnağa pisliğe batmış! Rüşvetçilerin başı Özel