Ekonomi
THY, kârını artırıp liderliğini sürdürüyor
Dünyanın 127 ülkesindeki 321 noktaya uçuş yapan Türkiye’nin bayrak taşıyıcı şirketi THY, geçen yıl küresel olumsuzlukların zirve yapmasına rağmen operasyonel başarısını bilançosuna yansıttı.
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, ortaklığın nakit oluşturma potansiyeline işaret eden FAVKÖK’ün (Faiz, vergi, amortisman ve kira öncesi kar – EBITDAR) 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7 azalarak yaklaşık 3.1 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, FAVKÖK marjının ise yüzde 23,5 olduğunu kaydetti. Aycı, bu gerçekleşmenin gerekçesini ise şu sözlerle açıkladı: “Bu daralmada havalimanı taşınma maliyetleri ve personel giderlerindeki artış gibi beklenen etkilerin yanında teslim alınması planlanan uçaklardan üretici kaynaklı problemler nedeniyle teslim alınmayan yahut uçurulamayan uçaklar için katlanılan sabit giderler de önemli rol oynadı.”
Önemli tespitlerde bulundu
Gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelen geçen yıl yaşadıkları sıkıntıları ve elde ettikleri başarıları detaylarıyla şu şekilde anlattı: Bir yıla 15 yıllık, 5 yıla 50 yıllık riski sığdırdık. Bunların büyük bir bölümü kapımızı sürpriz olarak çaldı. Ard arda karşılaşılan sorunlar karşısında kriz yönetimi doğamız oldu. Bunlardan önde gelenleri sıralayacak olursak;
24 uçağımız yerde kaldı
Geçtiğimiz yıl, uçak tedarikçimiz Boeing’in 737 MAX tipi uçaklarda yaşadığı kriz tam da yaz sezonu öncesi ortaya çıkmış ve şirketimiz için havanın en güneşli olacağı günler bir anda fırtınalı geçmeye başlamıştı. 737 MAX’ın en büyük müşterilerinden biri olarak 24 uçağımızı operasyonlarımızda değerlendiremediğimiz bir yüksek sezon yaşadık. Bu durum nedeniyle yurt içi ve yurt dışında bazı noktalarda hiç istemediğimiz şekilde frekans azaltmak durumunda kaldık. Ancak fırtınalı bulutları dağıtmayı başardık ve direkt turizm hamlemizin de katkısıyla ülkemizde rekor sayıda turist ağırladık.
Airbus’taki gecikmenin etkisi
Airbus Neo uçaklarının zamanında teslim edilememesi ve bakım süreçleriyle ilgili sorunlar operasyonlarımızı olumsuz yönde etkiledi. Bunlar, bizi programlarımızdan geriye döndürdü. Yurt içi ve yurt dışı frekanslarımızı azaltmak zorunda kaldık. MAX uçaklarının yere indirilmesi ve Airbus Neo uçaklarının zamanında teslim edilememesi sebebi ile yaşanan gelir kaybımız bilançoya da yansıdı. Herşeye rağmen başımız dik bir şekilde yılı tamamladık.
11 eylül’den daha kötü
Havacılık sektörünün COVID-19 virüsünün yayılması riskinin artması ile 11 Eylül 2001’de yaşadıkları krizden daha büyük bir krizle karşı karşıya kaldığına işaret eden Aycı, “Bu süreç herkesi bir şekilde etkisi altına alacak. Biz, farklı senaryolara hazırlıklıyız.
Koronavirüs konusunda da arkadaşlarımız ile farklı senaryolar üzerine çalıştık. Stratejilerimizi ulusal ve uluslararası otoriteler ile sürekli görüşme halinde kalarak güncelliyoruz. Bu kapsamda; Çin, İran, İtalya, Güney Kore ve Nahçivan’a düzenlediğimiz seferlerimizi iptal ettik. Bunun yanında risk grubunda bulunan 26 ülkeye gerçekleştirdiğimiz uçuşlarımız sonrasında ise uçaklarımızı etkisi kanıtlanmış bilimsel yöntemlerle dezenfekte ediyoruz. Misafirlerimizin endişesiz bir şekilde seyahat edebilecekleri, sağlıklı bir uçuş ortamı sunuyoruz.
Bu süreçte Sağlık Bakanımız ve ekibine özel bir teşekkür sunmak isterim. Sınır kapılarımızda aldığımız etkili önlemler sayesinde koronavirüs karşısında başarılı bir süreç geçiriyoruz. Kendileri ile gerçekleştirdiğimiz güçlü iş birliği nedeniyle Türk Hava Yolları olarak biz de hızlı ve doğru adım atıyoruz. Dilerim ülkemizde hiçbir vaka görülmeden bu virüse çare bulunur. Yine tüm dünya özgürce, endişesiz bir şekilde seyahat edebilir’’ dedi.
İnşaat devam ediyor
İstanbul Havalimanına hızlı entegre olduklarını anlatan İlker Aycı, yeni pistin 17 Haziran’da devreye gireceğini, böylece özellikle iç hat uçusu yapan yolcuların taksi konusundaki şikayetlerinin sona ereceğini söyledi. Havaalanındaki inşaat sürecinin de devam ettiğini kaydeden Aycı, yönetim merkezinin iki yıl içinde taşınacağını kaydetti.