Gündem
Koronayak olmayın
Koronavirüs salgınıyla birlikte oluşturulan korku psikolojisinin daha yıkıcı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “iman varsa imkan da vardır ” diyerek korkunun esiri olunmaması konusunda uyardılar.
Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla ilgili oluşturulan korku psikolojisi insanları paranoyaya sevk ediyor. Ülkemizde çok küçük bir oranının hayatını kaybetmesine rağmen her Covid-19 vakasının ölümle sonuçlanacağı algısı, toplumu bunalıma sevk ediyor. İngiltere’de 19 yaşındaki genç bir kızın intiharının ardından İtalya’da bir sağlıkçının, Almanya’da eyalet bakanının ve Türkiye’de 29 yaşındaki bir kadının intihara kalkışması, maneviyat eksikliği ile stres tehlikesini gündeme getirdi. Akit’e konuşan ilahiyatçılar, manevi güce dikkat çekerek, “Panik yapılmamalı, iman varsa imkan da vardır” diyor. Sağlık uzmanları ise korona vakalarında ölüm oranının sadece yüzde 3 olduğunu, Covid-19’un da diğer salgınlar gibi gelip geçeceğini ancak stres kaynaklı hastalıkların ömür boyu hayatımızı olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor.
Devamlı ümitvar olalım
Avrupa İslâm Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Şerafettin Kalay Hoca: “Nasıl ticarette iflas çöküntü ise hayattaki iflas da bir çöküntüdür. Bu açıdan hem kendimizi sağlam tutmalı, imanla irademizi canlı tutmalı, dünya hayatının bir imtihan hayatı olduğunu bilmeli, iki cihan saadeti diye adlandırdığımız hem dünya hem de ebedi hayattaki saadeti yakalayabilmek için gayret etmeliyiz. Biz bugünlere Rabbimizin verdiği bereketle geldik bundan sonra da elbette bereketini ihsan edecektir. Ölüme, hastalığa, salgına karşı her zaman ve her şartta ümitvar olmalıyız. İman varsa imkan da mutlaka vardır, olacaktır. Evet, dünya son derece kıymetlidir. Çünkü biz ebedi hayatımızı dünyada kazanıyoruz. Ve bu yol elbette hep düz değildir. İmtihanların acısından da, tatlısından da, sevinçlisinden de, hüzünlüsünden de başarıyla çıkmalıyız.”
Korona gider, stres kalır
Sağlık ve Sosyal Politika Stratejileri Enstitüsü Başkanı Metin Memiş: “İnsanların endişe duymaları doğal ama evvela bilinçli olmak gerekir. Panik ve stres, hastanelerdeki yoğunluğu sebepsiz yere artırmaya da sebep olacaktır. Çin’de tedavi gören hastaların yüzde 87’si iyileşti. Ülkemizde şu anda korona tedavisi görenlerin sadece yüzde 3’ü vefat etti. Sıradan bir grip hastalığında bile dünyada yılda 5 milyon vaka, 650 bin ölüm yaşanıyor. Unutmamalıyız ki koronavirüs de diğer salgınlar gibi gelip geçecek veya etkisi azalacaktır. Ama stres kaynaklı hastalıklar ömür boyu yakamıza yapışabilir. Covid-19 gider, stres kalır. Bu süreçte ciddi stres yapılırsa bu panik atak ve paranoya hastalığı başlayabilir. Belki koronavirüs bir insana bulaşmayacak ama gereksiz stres nedeniyle kalıcı hastalıklara yakalanabilecek. Elbette tehlikeli bir salgınla karşı karşıyayız ancak panik ve strese kapılmamamız gerekiyor. Devletimizin tedbirlerine uymalı ve psikolojimizi diri tutmalıyız. Evden çıkmama tedbirleri virüsün yayılması ve daha az vaka olması içindir. Yoksa ‘her çıkan ölecek’, ‘her enfekte olan vatandaş hayatını kaybedecek’ diye bir şey yok. ‘Bize bir şey olmaz’ düşüncesi de, ‘Aman virüs kapacağım yandım bittim’ vehmi de çok yanlış. Türkiye, diğer dünya ülkelerinden daha güçlü şekilde bu belayı def edecektir.”
Gripten binlerce kişi ölüyor
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi verilerine göre bu yıl 19 milyon kişi gribe yakalanırken, 180 bin kişi hastanede tedavi gördü, 10 bin kişi hayatını kaybetti. Dünya genelinde her yıl 5 milyon civarında insan gribe yakalanıyor. Dünyada grip dolayısıya ölümler her yıl 650 bini buluyor. Grip dolaylı ölümlerin genellikle bağışıklığı düşük kişilerde görülüyor.