Gündem
Ramazan öncesi stoklarımız dolu
Hem koronavirüsle mücadele kapsamında alınan tedbirleri hem de Ramazan öncesindeki hazırlıkları değerlendiren Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Salgına, ekin hasadının tamamlandığı dönemde yakalanmamız büyük avantaj oldu. TMO ofislerindeki ve Et Süt Kurumu’ndaki stoklarımızı artırdık. Paniğe ve telaşa gerek yok. Ambarlarımız dolu” dedi.
Hasan Eğrigöz Ankara
Koronavirüsle mücadele kapsamında gıda güvenliği ve salgının tarıma etkisini Akit’e anlatan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu, sorularımızı cevapladı. Şubat ayında krizin öngürüldüğünü ve stokların artırıldığını belirten Pakdemirli, şunları anlattı:
Hiç boş raf gördünüz mü?
“Ekin hasadının tamamlanmış olduğu bir dönemde bizim bu krize yakalanmış olmamız Türkiye için büyük bir avantajdır. Ama öncesinde bizim şubat ayında yapmış olduğumuz bazı öngörüler var. Mesela, toprak mahsulleri ofisindeki stoklarımızı artırdık. Et Süt Kurumu’ndaki stoklarımızı artırdık. Ondan sonra perakende sektörünü çağırdık. Bakkalları çağırdık. Ondan sonra STK’ları çağırdık. Dedik ki; ‘Bir pandemi gelebilir, hazırlık olun.’ Hakikaten hem perakende, hem gıda üretim, hem de tüm sanayi sektörü Türkiye’de bu pandemide çok esnek davranarak büyük bir sınav verdiler. Eğer bir karne verilse notları ‘Pekiyi’ olur. Çünkü İtalya’da, Çin’de, ABD’de yaşanan yaşanmadı. Neydi bunlar? Market raflarına tüketicilerin saldırması ve marketlerde iğneden ipliğe tek bir ürünü bırakmaması. Türkiye’deki marketlerde boş raf gördünüz mü? Bunun sebebi birinci derece de öngörümüz, diğeri de sektörün bu işi ciddiye almasıdır.”
Gıdada problem yaşamayacağız
Türkiye’nin çok ciddi bir tarımsal altyapısının olduğunu vurgulayan Pakdemirli, şöyle devam etti: “On binlerce yıldır bu topraklarda insanlar üretim yapıyor. Gıda da çok çeşitlendirilmiş bir üretimimiz var. Türkiye gerçekten topraklarından bereket fışkıran bir ülke. Ülkemiz raflarda hiçbir sorun yaşamadı, bundan sonra da yaşamayacak. Gıdada hiçbir problem yaşamayacağız. Şu an itibariyle hiçbir eksiğimiz yok. Vatandaşlarımız, sadece günlük ihtiyaçlarını almaya gitsinler. Çünkü fazlasını aldığımız zaman bir israf doğuyor. Bu ürünler dolaplarımızda çürüyor. Hiçbir dönemde gıdada israf yapılmaz ama bu dönemde hiç yapılmaz. Allah’a şükür Türkiye’nin bu konuda hiçbir problemi yok. Olmayacak, yaşatmayacağız.”
Ramazanda fiyat artmayacak
Ramazan ayında gıda sektöründe yaşanabilecek muhtemel fiyat artışlarının denetimine ilişkin de bilgi veren Bakan Pakdemirli, şunları aktardı: “Bu bir denge. Üreticiyi koru, tüketiciyi kolla. Üretici sürdürülebilir fiyatla ürününü satacak, kâr edecek ama tüketici de pahalı ürünü alıp yiyemeyecek. Şimdi bununla ilgili de önümüzdeki hafta açıklayacağımız Sözleşmeli Üretim Platformu var. Buradaki amaç üretici ile tüketiciyi buluşturmak. İlk aşaması işten, işe. Yani üretici zincir mağazaya, markete veya sanayiciye direkt ulaşacak. Diyecek ki, ‘Bende bu var, bunu satıyorum. Ben de bunu istiyorum’ Böylelikle ikisi bir araya gelecek. Hatta gerekirse ona gübresini, tohumunu, yemini finans edecek. Şimdi bu platformu önümüzdeki hafta Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Ticaret Bakanlığımız ve biz birlikte ön lansmanını yapacağız. Herkesin bir araya geleceği, bayram havasında olacak ve üretimle ilgili başarılı olursak, devrim olacak bir projeden bahsediyoruz. Orta ve uzun vadede özellikle Türkiye’de hem fiyat istikrarı, hem üretim, hem tüketicinin memnuniyeti, hem de üreticinin memnuniyetini sağlayacak, herkesin bir araya geleceği bir dijital ortamı biz bir an evvel geciktirmeden hayata geçirelim istedik ve önümüzdeki hafta çarşamba günü bunun lansmanını yapıyor olacağız.”
Hijyende tasarruf olmaz!
Salgın ile birlikte fazla su tüketimi olurken Pakdemirli, hijyen konusunda ise şunları söyledi: “Şu an itibariyle Türkiye’nin su konusunda ki güncel ortalaması, içme suyu yüzde 61.2 doluluk, geçen yıl 67.3 doluluk. Tüm Türkiye ortalaması. Sulamada bu yıl yüzde 58.3’teyiz, geçen yıl da yüzde 63. enerjide de geçen yıl yüzde 55, bu yıl yüzde 58. Enerji barajlarımız daha dolu, içme suyu ve sulama barajlarımızda aşağı yukarı 5 puan da eksiğimiz var. Bu tehlike bir miktar mıdır? Hayır. Hijyende de tasarruf olmaz. Türkiye ister istemez 20 yıl içerisinde su kısıtı olan ülkelerden biri haline gelecek. O yüzden Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki bu ülke Cumhuriyet tarihinde 2002’ye kadar yapılan baraj sayısı 241. Şu an 861 barajdayız. Yani Cumhuriyet tarihinde yapılanın 2.5-3 misli daha baraj son 17 yılda yapıldı ve bununla da yetinmiyoruz. Çok daha fazlasını yapmak için de gayret ve çaba içerisindeyiz.”