Gündem
İmzalar teröre destek içindi
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Terör örgütü insanlarımızı katlediyor. Güvenlik güçlerimiz ise can güvenliğini sağlamaya çalışıyor. İmzacı akademisyenler görüş ifade etmediler, teröre destek verdiler” dedi.
SERDAR ARSEVEN / ANKARA - Anadolu Yayıncılar Derneği ve Kızılcahamam Belediyesi’nin organizasyonu ile gazetecilerle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sultanahmet ve Diyarbakır saldırılarının arka planlarına ilişkin soruya cevap veren Kurtulmuş şunları söyledi: “Sultanahmet saldırısı, 20 Temmuz’dan bu yana karşı karşıya kaldığımız saldırılardan bir tanesi. PKK, DAEŞ, DHKP-C eşzamanlı olarak Türkiye’yi sıkıntıya sokmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Vekâlet savaşları yürütülüyor. Son derece hain, son derece sinsice yapılmış bir saldırı. Ortadoğu’nun yeniden dizaynında Türkiye’nin etkili olmasını istemeyen, Türkiye’nin istikrar içerisinde ilerlemesinden rahatsız olan güçler, terör örgütlerini kullanıyor. Türkiye’nin içine dönerek, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ortamına sokulmasını hedefliyorlar. Kimin yaptığından ziyade niçin yapıldığı önemli bu saldırıların. Terör çevrelerine inat, Türkiye’de siyasi ve ekonomik istikrarı sürdüreceğiz, iç bütünlüğümüzü devam ettireceğiz. Herkes, teröre karşı ortak dil kullanmalıdır.”
AĞI DELEBİLİYORLAR
Kurtulmuş, “İstihbarat zaafı” iddialarına ilişkin de şunları söyledi: “Fransa gibi bir ülke sistematik terör saldırılarına karşı bir şey yapamadı, Londra’da terör saldırılarına karşı bir şey yapılamadı. Daha iki hafta evvel Ankara’da DAEŞ’in eylem timi, eylemi gerçekleştiremeden yakalandı. Hareket etmeden yakalanmış olan çok sayıda eylem hazırlıkçısı var. İstihbarat zaafı yok, ne kadar güçlü istihbarat ağına sahip olursanız olunuz, bu ağı delerek eylem gerçekleştirilen terör örgütleri var. Arkalarında belli güçler var. Terör örgütlerinin imkân ve kabiliyetleri maalesef 20 yıl öncesine göre çok daha fazladır. Bu imkânlarını minimize etmek için her türlü tedbir alınıyor ama siz ne yaparsanız yapın, bu tedbirler ağını delebilen oluyor.”
TERÖRE KARŞI MİLLİ İTTİFAK VAR
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, “terörle mücadele” konusunda bir milli ittifakın kurulduğunu söyledi ve ekledi: “Halkımızın büyük bir kısmı terörün bitirilmesi için terörle mücadeleye destek veriyor. Bununla birlikte, bu işin bir an evvel bitirilmesini istiyor. Terör örgütünün bu faaliyetleri artık sürdüremez noktaya getirilmesini istiyor. Çok önemli mesafeler alınmıştır. Bombalar, tuzaklar, hendekler, çukurlar, keskin nişancılarla sivil halkı vurmalar… Hedef, bunları yapamaz hale getirilmektir. Terör örgütü hareket edemeyecek noktaya gelinceye kadar bu mücadelenin sürdürülmesi gerekir. Terör örgütünün hareket edemez hale gelmesi sağlandıktan sonra çok güçlü bir rehabilitasyon sürecini uygulamak gerekmektedir. Bendenizin koordinasyonunda bütün bakanlıklar, bölgenin yeniden ayağa kalkması için, sivil halkın bu atmosferden çıkması için yapılması gereken neyse yapacak. İki aydır dükkânını açamayan esnafın vergi borcu ertelendi, esnafa destekler verildi. Esnaflarımızla, işadamlarımızla, öğrencilerimizle ilgili olarak, sağlık hizmetlerimizle ilgili olarak, ailelerin güçlendirilmesiyle ilgili olarak, şehirlerin yeniden imarıyla ilgili olarak gerekli adımlar atılıyor atılacak. Halkın güvenlik ve esenlik duygusunun yeniden imar edilmesi lâzım. Terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar da terörle mücadele aralıksız devam edecek. Terör örgütü tamamen bertaraf edildiğinde gerçek gündemimize dönmüş olacağız. Burada da muhatap milletimizin kendisidir.”
AKADEMİSYENLERİN TERÖRE DESTEĞİ
Kurtulmuş, teröre bildiriyle destek veren akademisyenlerin tavırlarını da şu ifadelerle değerlendirdi: “Herkes istediği fikri açıklayabilir. Buradaki problem görüşün, görüşlerin açıklanmış olması değil, bu görüşler açıklanırken, Türkiye’de yaşanan realitenin dışında, yanlı, yanıltıcı bir metnin imzalanmış ve yayınlanmış olmasıdır. Mahşeri vicdanı yaralayan bir metnin ortaya çıkmış olmasıdır. İnsanların mahşeri vicdanı yaralamak gibi bir tavırlarının olmaması gerekir. Sanki güvenlik kuvvetleri bir sabah kalktılar da, Silopi’de, Nusaybin’de, Cizre’de bir operasyon yapalım dediler. Hayır, insanlarımız terör örgütü tarafından katledildi, bütün güvenlik kuvvetleri tabiri caizse can havliyle müdahale etti. İnsanımızın can güvenliğini sağlamak için müdahale etti. Zamanında yapılan müdahaleler bunlar. Bunlar yokmuş gibi, PKK terör örgütünün katliamları yokmuş gibi davranmak kabul edilebilir değil. Bunun görüş ifadesiyle alakası yok.”
Kurtulmuş şöyle devam etti: “Terör örgütü, memleketi kamplaştırmak istiyor. Herkes bu gerilim ortamında kendince bir zemin kazansın istiyor. Ortada hukuk dışı yapılmış bir iş var, buna karşı çıkılıyor. Bakın, iktidar demokratikleşme reform paketlerini hazırladı, tam yola devam edecekken bunlar oldu, terör saldırıları geldi. Hükümet karşıtlarının da terörle mücadeleye katkıda bulunması lazım. Akademisyen bildirisinde, terör örgütünün yaptığı yanlışlıklara bir parantez açılmış olsaydı kamuoyu böylesine bir tepki ortaya koymuş olmayacaktı. Teröre karşı ortak bir mücadelenin verilmesi mecburiyeti var.”
TERÖRLE MÜCADELENİN GERİ DÖNÜŞÜ OLAMAZ
Kurtulmuş, ortamın ne zaman normalleşeceğine ilişkin soruya cevap verirken, “Kesin bir zaman vermemiz doğru olmaz” dedi ve ekledi: “Terörle mücadele, operasyonlar sonuç alınana kadar devam edecektir, bundan geri dönüş olamaz. Şehirlerimiz güvenli hale gelinceye kadar, herkes emniyet ve esenlik içinde oluncaya kadar bu mücadele devam edecektir. Terör örgütü ile sivil vatandaşların ayrımı çok iyi yapılmaktadır. Terörle mücadele çok büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir.”
TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA FARK YOKTUR
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu söyleyeyim terör örgütleri arasında bir fark yoktur. Terörün niteliği itibarı ile insanlık karşıtı bir durumdur. Herkesin bütün terör örgütlerine karşı çıkması lazım.
TERÖR DESTEKÇİLERİ
“Teröre karşı ortak dayanışma ruhunun oluşması lazımdır. Bu bütün Türkiye’nin meselesidir. Devam eden bir terörle mücadele var, bu mücadeleye herkes destek vermelidir. Terör örgütlerinin arkasında dayıları vardır. Bu mücadele esasında bu dayılara karşı da verilmektedir.”
CHP’LİLERİN TRT BASKINI KABADAYIVÂRİ
Kurtulmuş bir grup CHP’linin TRT’de gerçekleştirdiği illegal eylem hakkında da şunları söyledi: “Hiçbir standarda uymayan, anlamsız, hiçbir amaca hizmet etmeyen, kabadayıvâri bir tavır içinde olmuşlardır. Milletvekili olmak insanlara böyle bir hak vermiyor. TRT Genel Müdürü, randevu alınmamış, iki sanatçının cenazesi dolayısıyla dışarıda. Böyle bir tavrın ana muhalefet tarafından gösterilmesi asla kabul edilemez.”