AKİT MENÜ

Tarih

Adını Saddam koydum!

1991 yılı, Ocak 17... Üç aylar başlıyor. Oruç tutacağız. Sahuru bekliyoruz. Amerika Saddam’la savaşacak. Okullarda tatbikat, gaz maskeleri, karmakarışık her şey, karmakarışık… Ve şimdi, Peter Gabriel’in “The Feeling Begins” parçasıyla gözümün önüne geliyor o günler…

CİNS DERGİSİ'NDEN YUNUS EMRE ÖZSARAY YAZDI:

Küçüktüm ve Amerika, Irak’a girmek için hazırlanıyordu. Saddam kim, Bush kim, o zaman öğrendim. Sanırım ilk özel kanal, Star Tv’nin açıldığı yıldı. Yani TRT 1’in rap rap seslerinden sonra İstiklal Marşıyla, 00.00’da yayını bitirdiği yıllar. Sanki bu kanal, gece yarısına kadar savaşı canlı canlı anlatsın diye açılmış. İzliyorum babamla birlikte. Galiba tüm Türkiye izliyor. Sanki futbol maçı…90 dk sürecek ve güneş doğmadan galip belli olacak. Küçüğüm ve bana öyle geliyor. Gece 03.00’da başlayan maç, sene 2015 oldu hâlâ bitmedi. Mahallemizden bazıları Amerika Saddam’a haddini bildirecek diyor. Bazıları da Saddam’ın Amerika’yı bitireceğine inanmış. Komşular misafirliğe gelmiş, ben bir köşeye çekilip onları dinliyorum. Aralarında konuşuyorlar. “Saddam çok ileri gitti diyor.” misafirlerden birisi. “Müslüman Müslüman’a saldırır mıymış? Tuttu Kuveyt’e girdi.” Mahalledeki arkadaşlar “Özal baba hopladı, apandisti patladı, bunu duyan Demirel, göbek atıp oynadı.” diye şarkı söylüyorlar onun penceresinin dibinde.

 Çok fena kızıyor bunu söyleyince.

Ben okuldan çıkmış eve doğru yürüyordum. “Saaddam, Saaddam, Corc Buşa vuracak Dam Dam” diye el çırparak tempo tutuyorum. Beni duyan komşumuz, anneme söylemiş. “Aman komşu, senin çocuk Saddam…” diye bağırıyor, öğretmeni duyarsa çocuktan değil sizden bilir. Ben sekiz yaşındaydım, reel politik bilmezdim. Saddam Müslümandı, karşısındaki gavurdu.  “Bana ne Amerikadan, bana ne Amerikadan.” diyecek masumluktaydım.

İlk kez duyuyordum o zaman belki de Amerika’nın adını… “Saddam Kuveyt’e girmiş.”

“Baba, Kuveyt Müslüman mı gavur mu?”

“Müslüman oğlum.”

“Peki, Kuveyt kimin?  Müslümanların değil mi?”

“Saddam oraya girdi diye neden Amerika Saddam’a saldırıyor?”

Hem Saddam niye Kuveyt’e saldırmış ki? İnsan kardeşine saldırır mı? Kuveyt Amerika ile ortak mı olmuş? Anlamıyorum hiçbir şeyi… Neyse amaan, saldırırsa saldırsın canım, Saddam onu çiğ çiğ yer. Müslüman, güçlüdür, bir yumruk da indirir karşısındakini, Müslüman yanık tenlidir, kuvvetli pazuları vardır. Bush sarışın… Saçları da altın gibi, kesin ortadan ikiye ayırmıştır küçükken, süt çocuğudur…

Mahallede bir arkadaşımız var, yanık tenli, herkesi dövüyor, herkes ondan korkuyor, acımasız… Adını Saddam koyduk.  Kavga oldu mu mahallede, Saddam’ın olduğu taraf kazanıyor. Hiç de acımıyor kavga ederken, yumruğu suratına suratına vuruyor, karnına yumruk atıyor, karşısındakinin nefesini kesiyor. O mahallenin en iyi kavga edeni olduğu için mi televizyonda gördüğüm Saddam bana çok güçlü geliyor bilmiyorum.

Okuldan çıkıp eve geldim. Babam işten gelmiş. Yemeği yiyoruz. Annem, 'Bugün oruç tutacağız' diyor. Evimizde sahur yemeği hazırlanacak.  “Anne, ben de tutacağım. Ben de sizinle sahur yapacağım.” diyorum. Bilmiyorum kaçıncı orucum olacak. İnat ettim sahura kadar uyumayacağım. Annem hamur yoğuruyor, mayalı ekmek yapacak sahur için. Sofra bezine sarıp sobanın kenarına bırakıyor hamuru. “Sen yatmayacak mısın?” diye soruyor bana? Babamla oturuyoruz. Savaşı izleyeceğim diyorum. Annem gidip yatıyor.  Televizyon açık. Muhabir heyecanla anlatıyor. Amerika hava saldırısı yapacak. Patriotlarla vuracak Saddam’ı diyor. Saddam’ın füzelerinin ismi Scud…

"Scud mı güçlüdür yoksa Patriot mu baba?"

Babam konuşmuyor, sigara içiyor ve izliyor.

“Patriot da ne oluyormuş ki? Saddam füzeyi bir atarsa kafasına düşer Bush’un. Gemilerini batırır. Havada vurur onun füzelerini.”
diye aklımdan geçiriyorum. Sahur vaktine az kaldı. Işıklar kapalı. Evde oturmuş, izliyoruz. Televizyonda birazdan savaş başlayacak. Heyecanla savaşın başlamasını bekliyorum. Acayip olacak. Saddam Amerika’nın hakkından gelecek… Daha önce hiç savaş görmedim ben. Sahur yaklaşıyor ve biz ekran başındayız. Sonra birden havada uçan füzeler. Hangisi daha güçlü... Patriotlar Saddam’ın füzelerini vuruyor. Ne hainmiş bu Patriotlar. Vuruyor, Scudlar havada patlıyor.

Bunalıyorum. Füzeler Irak’ı vuruyor. Annem uyanmış… Bugün Regaip Kandili… Mayalı yapacak. Biz oruç tutacağız. Amerika Saddam’ı yenerse ne olacak? Ya iftara kadar savaş bitmezse? Oradaki çocukların da annesi şimdi mayalı yapıyordur belki. Çocuklar oruç tutacaktır ya? Orada nasıl sahur yapacaklar. Ya savaş iftara kadar bitmezse çocuklar oruçlarını nasıl açacaklar?

Yıl 2016… Çocuklar iftar yaptı mı acaba?

Yorumlara Git

İsmail Saymaz'dan Özgür Özel yönetimine zehir zemberek sözler! Arif Kocabıyık skandalı patlak verdi

1 Mayıs'ı provoke eden 575 kişi gözaltında

İtalya'da büyük felaket! 3 bin 500 kişi tahliye edildi

Gurbetçiye sahip çıkmamız rahatsız ediyor

İstanbul Barosu'ndan hukuk skandalı! Yargıtay kararı bile kâr etmedi, tarihi işletme yerle yeksan oldu!