Siyaset
Artık muhatabımız değil
Cumhurbaşkanı, muhtarlar buluşmasında terörle mücadeleyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir” dedi.
HASANÂLP UĞUR / ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Muhtarlar Toplantısı”nda Adıyaman, Balıkesir, Bayburt, Bilecik, Çorum, Diyarbakır, Kastamonu, Malatya, Mersin ve Ordu’dan gelen muhtarlara hitap etti. Erdoğan, muhtarlar buluşmasında terörle mücadele ile ilgili önemli açıklamalarda bulunarak, “Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir” dedi.
ARTIK TEK MUHATABIMIZ VATANDAŞIMIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütünün sözcülüğünü yapan siyasetçi, terör örgütü gibi muamele görmeyi hak etmiş olmaz mı? Kimse hukuk önünde, bilhassa devletin ve milletin bekası söz konusu olduğunda asla layüsel değildir. Güvenlik güçlerimiz, bölgeyi teröristlerden tamamen temizledikten, kamu düzenini tesis ettikten sonra milletimizle, vatandaşlarımızla oturacağız, bu meselenin kökten çözümü için yapılacakları kararlaştıracak ve hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
MÜCADELEMİZ KÜRT KARDEŞLERİMİZLE DEĞİL
Erdoğan, terörle mücadelenin Kürtlerle mücadele gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, “Bizim mücadelemiz Kürt kardeşlerimizle değildir. Bizim mücadelemiz terör ve teröristlerledir. Bakıyoruz ki dağdakiler ve akademisyen geçinen müsveddeler, bizim Kürt kardeşlerimizi öldürdüğümüzü söylüyorlar. ‘Devlet Kürtlere karşı katliam yapıyor’ diyor. Siz ne vicdansızsınız” ifadelerini kullandı.
ELİNE SİLAH ALAN DA ONU DESTEKLEYEN DE Cumhurbaşkanı Erdoğan, elinde silah olanın da onu destekleyenin de bu ihanetin bedelini ödeyeceğini ifade ederek, şunları söyledi: “Bu eylemlere karışanlardan her kim ki hemen pişman olur, gelir güvenlik kuvvetlerimize teslim olursa, devletimizin de milletimizin de şefkatli kolları ona açıktır. Buradan terör örgütü içindeki gençlere sesleniyorum; gelin, yol yakınken hatadan dönün. Biz sizleri sokak köşelerinde, dağ başlarında, dere yataklarında cansız şekilde, cezaevinin parmaklıkları arasında mahkûm olarak değil, ailenize, ülkenize, milletimize hayırlı evlatlar olarak görmek istiyoruz.”
KILIÇDAROĞLU’NA: CAHİL, AHLAKSIZ VE PİŞKİN
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik hakaretlerine de cevap veren Erdoğan, şunları söyledi: “Ama karşımdaki kişinin cevap vermediğimde kendisinin haklı olduğunu düşünecek ve hatta buna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için mecburen temas etmek zorundayım. Anamuhalefet partisinin Genel Başkanı hem parti kongresinde hem de grup toplantısında yine çirkin yüzünü göstermiş. Bu zat bir süredir şahsımla ilgili, ailemle ilgili ağzına da kişiliğine de kesinlikle yakışmayan bir şekilde bir namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gidiyor. Bundan kazandığım tazminatlar artarak devam ediyor, o ayrı mesele. Aslında kendisine bunun cevabını hiçbir şekilde karşılık veremeyeceği ve veremediği şekilde müteaddit defalar ifade ettim ama bazı insanlar vardır ya hani yüzüne tükürsen, ‘yağmur yağıyor herhalde’ der. Bu da işte böyle pişkin bir tip.”
HANGİ NAMUSTAN, ŞEREFTEN BAHSEDİYORSUN
Erdoğan, “Aslında bu zatın asıl karın ağrısını da ortaya dökerim ama inanın bana ben bu konuları konuşmaktan hicap duyuyorum. Türkiye’nin bunca meselesi varken, çözüm bekleyen bunca sorunu, birlik ve beraberlik içinde üzerine gidilmesi gereken bunca sıkıntısı varken, bu namus ve şeref fukaraları için vakit harcamak bana zul geliyor. Teröristleri savunanlardan birisi de bu değil mi? Onların arkasında duran bu değil mi? Hangi namustan, hangi şereften bahsediyorsun sen” ifadelerini kullandı.
‘ÇEYREK PORSİYON LÜMPEN AYDINLAR’
Muhtarlar Toplantısı’nda “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” bildirisine de değinen Erdoğan, “Akademisyene, aydına, ciğeri beş para etmez bir terör örgütünün maşalığını yapmak yakışır mı? İmzaladığınız metnin mahiyetini bilmiyorsanız ayrı bir felaket, bilerek imza atıyorsanız ayrı bir felaket” dedi. Cem Karaca’nın lümpen aydınlar için “yarım porsiyon aydınlar” dediğini anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu: “Rahmetli çok bonkör davranmış. Bugün aydın geçinenler değil yarım, çeyrek porsiyon kıymetinde dahi değil. İstisnalar kaideyi bozmaz. Cem Karaca, ‘Yarım Porsiyon Aydınlık’ isimli şarkısında bu güruhu şu şekilde anlatıyor: Her zamanki köşenizde, her zamanki barınızda, önünüzde viski ve havuç, bir eliniz çenenizde, kaşınız hafifçe yukarıda, bakışlarınız ne kadar bilgiç, hiçbir şey üretemeden sadece eleştirirsiniz. Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz ama ekonomi, politika. Karılarını döverken siz ne kadar bilimselsiniz. Hep o yarım porsiyon aydınlık aynı çehreler, aynı laflar, vallahi hiç değişmemişsiniz.”
YÜZLERİNDEKİ MASKE DÜŞÜYOR
Söz konusu lümpen aydın takımın geçen günlerde bir kez daha boy gösterdiğini belirten Erdoğan, bu kesimin bu kez yüzlerindeki maskeyi biraz daha sıyırdığını ve gerçek yüzlerinin bir bölümünü çok açık gösterdiğini söyledi. Bu kişilerin ülkeye ve millete, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine olan kinlerini buldukları her fırsatta kustuğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıllardır dolaylı yollardan yürüttükleri terör örgütünün propagandasını yayınladıkları bir bildiriyle bu defa açık bir şekilde alenen yaptılar ama artık Türkiye, eski Türkiye değil. Hem milletin birliğini, beraberliğini bozmaya çalışacaksınız, değerlerine hakaret edeceksiniz hem de hiçbir bedel ödemeden elinizi kolunuzu sallayarak, üstelik devletten aldığınız maaşla veya sağladığınız kazançla hayatınızı sürdüreceksiniz. O günler geride kaldı. Türkiye, Anayasası’nda da belirtildiği gibi demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bir hukuk devleti olan Türkiye’de hiç kimsenin, kendilerine akademisyen diyenlerin de suç işleme hele hele milletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü hedef alan bir suçu işleme imtiyazı yoktur.”
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi