Gündem
Yandaş tecavüze mor çete kalkanı
Mütedeyyin kesimde yaşanan en ufak bir olayı bile günlerce dilinden düşürmeyip algı peşinde koşan sözde kadın dernekleri, laikçi İsmail Küçükkaya’nın eşini dövmesine, Gezici Ozan Güven’in birlikte yaşadığı kadını yumruklamasına, HDP’li iki vekilin darp ve tecavüz skandallarına günlerdir sessiz...
Mustafa Durmaz İstanbul
Toplumu kutuplaştıran, milli iradeyi ‘iç düşman’ olarak kodlayan, ahlak sınırlarını zorlayan, vicdanı hiçe sayan odaklar, yine gerçek yüzlerini ortaya koydu. Kendilerinden olmayan herkese nefret kusan azgın azınlık ve temsil ettiği medya, muhalif kimlikli siyasilerin ve sanatçıların kadınlara uyguladığı şiddet, taciz ve tecavüz karşısında suspus oldu.
Kadını korumuyor kadını sömürüyor
Münferit her hadise üzerinden tüm Müslümanları aşağılamaya çalışan, aylarca iftira dolu kampanya yürüten, katıldıkları TV programlarında ortalığı velveleye veren zihniyet, laikçi cenahta ardı ardına patlayan tecavüz, taciz ve darp skandallarına tek kelime edemedi. İsmail Küçükkaya’nın eski eşini darp etmesini, gezici Ozan Güven’in nikahsız birlikte yaşadığı kadını yumruklamasını, HDP’li Mensur Işık’ın eşini dövmesini ve bir başka HDP’li Tuma Çelik’in evli bir kadına tecavüz etmesine günlerdir ses çıkarmayan sözde kadın dernekleri, yandaşlık uğruna kadını nasıl sömürdüğünü gözler önüne serdi.
Kafalarını kuma gömdüler
Feminist kadın örgütlerinin başını çeken ve her fırsatta devleti tacizi örtmekle suçlayan Mor Çatı Vakfı, hem darp hem de tecavüz konusu ile ilgili sorulardan kaçmayı tercih etti. “Bizler her zaman kadınların yanındayız” diyerek şov yapan Mor Çatı Vakfı Kurucusu Canan Arın telefonlarımıza çıkmazken, vakfın merkezin telefonları korona bahanesiyle yanıtsız bırakıldı. Sözde kadın hakları savunuculuğu yaptıklarını belirten Kadın Koalisyonu ise darpların, tacizlerin havada uçuştuğu olaylar ile ilgili herhangi bir yorum yapmadı. Kadın Koalisyonu isimli oluşum, kafalarını kuma gömerek HDP’lilerin tecavüz ve darp olayına sessiz kaldı.
Dosya rayında, bize bir görev düşmüyor
Ülkenin herhangi bir yerinde yaşanan kadına şiddet vakasına yönelik çarşaf çarşaf kınama yayınlayan, televizyonlardan inmeyen Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ise ne sosyal medyada ne de resmi sayfalarında tecavüz olayı hakkında hiçbir açıklama yapmadı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Neden sosyal medyada bir mesaj paylaşmadınız?” sorusuna, “Orada yazmak çok mu önemli?” şeklinde yanıt verdi.
Muhabirimizin ulaştığı Canan Güllü, “Şiddeti uygulayan vekilin yargılanmasına, kadın beyanın esas olmasına ve Mardin’deki tecavüz olayındaki beyefendinin yargı dosyasının kapanmadan meclise fezleke olarak gelmesi için büyük emek sarf ettim. Bu konuda, artık benim ve arkadaşlarımın bir beyan söylemesi gerekir mi? Şiddetin dini, ideolojisi ve partisi olmaz. O milletvekilin dosyasının üzeri örtülmeye çalışılsa ilk bağıracak olan kadın örgütleridir. Bu olayın basına intikal etmesinin ardından konuyu takip ediyoruz. Adalet Kalkınma Partisi’nden söz konusu vekilin fezlekesinin meclise geleceği bilgisini aldım. Fezlekenin meclise gelmesinin ardından vekilliğinin düşürülmesine kadar takibimi yapacağım. Şu an rayında giden bir dosya olduğu için bize bir görev düşmüyor. Kim olursa olsun şiddeti uygulayan haksızdır, yargılanması gerekir” ifadelerini kullandı.
Birilerinin ruhunu okşamak için bu işi yapmıyoruz
Son günlerde yaşanan taciz ve tecavüz olayları ilgili neden bir açıklama yapmadığını sorduğumuz Güllü, “Benim sosyal medyada eleştirip eleştirmemem çok önemli bir şey mi? Yok şunu niye yazmadın, bunu niye yapmadın? Birilerinin ruhunu okşamak, birilerini mutlu etmek için bu işi yapmıyoruz. HDP’li vekilin yaptığı insanlık ayıbıdır. Kadına kalkan ele, kandırarak götürüp tecavüz edene, taciz edenlere binlerce kez lanet olsun” diye konuştu.
İsmail Küçükkaya tarafından darp edilen, mağdur Eda Demirci’nin telefonlarına neden çıkmadığına değinen Güllü, “Özel telefonuma gelen her çağrıyı yanıtlamak zorunda mıyım?” diyerek ilginç bir çıkışta bulundu.
Eda Demirci’nin parası da var eğitimi de
Küçükkaya tarafından işkenceye maruz kalan Demirci’nin kendini savunacak durumda olduğunu vurgulayan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Güllü, “Bizlerin acil yardım hattı var. Bu hattı aradığınızda kişisel veri kanunu gereği verilerin alınmasına onay verirsiniz. Sonra da gelen bilgiler incelenerek bir dosya oluşturulur. Burayı aramış mı, bilgilerini vermiş mi? 6 ay önce mahkemeye çıktığında hakim karşısında beyanını yapmış mı? Yapmış. Eğitimi var, parası var. Bu işte mağdur olmayacak birisi. Bizler, yargıya gidememiş ve yardım alamamışlara yol gösteririz. Şiddet ister muhafazakardan ister laikten gelsin; hepsine karşıyız” şeklinde konuştu.