AKİT MENÜ

Gündem

Sapkın kitaplar toplatılsın

Geçtiğimiz ay medyaya yansıyan tecavüzün olağanlaştırıldığı ‘Gül ve Düşün’ isimli sözde çocuk kitabının yankıları gündemdeki yerini korurken şimdi de ‘Asi kızlara uykudan önce hikâyeler’ adında transseksüel sapkınlığın anlatıldığı bir kitap ortaya çıktı. Son olarak Duran Yılmaz tarafından yazılan ve Hızır adında bir karakterin bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmasını anlatan, ‘Keloğlan Ak Ülke’ adlı çocuk kitabı, “Muzır ve müstehcen neşriyat” ilan edildi. Verilen kararın yeterli olmadığını vurgulayan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, “Söz konusu kitaplar bir an önce piyasadan toplatılmalıdır” dedi.

 Oğuzhan Gültekin  Ankara 

Birçok sapkınlığın ve ahlaksızlığın meşrulaştırıldığı sözde çocuk kitaplarına ilişkin yeterli denetim mekanizması kurulmamasına ve ayyuka çıkan kitapların piyasadan toplatılmak yerine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sadece “Muzır Neşriyat Kanunu” uygulanmasına eğitimcilerden tepki geldi.

“+18 ibaresi çocukların ulaşamayacağı anlamına gelmez”

Bu tür kitapların birçok kez gündeme geldiğini hatırlatan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, “Söz konusu kitapların temelinde sapkın ilişki biçimlerinin meşrulaştırılması yatıyor. İnancımızla ve kültürümüzle bağdaşmayan birçok şey bu kitaplar üzerinden gençlerimize empoze edilmeye çalışılıyor. Bu noktada devletimiz zaman zaman bir takım tedbirler almaya çalışsa da ne yazık ki yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştır. Bu ‘Muzır Neşriyat Kanunu’ bunun örneğidir. Bu tür yayınların ‘fikir özgürlüğü’ adı altında değerlendirilmesi yanlıştır. Son günlerde yaşanan olaylara baktığımız zaman söz konusu kitapların çocuklara vereceği zararın boyutları tahmin bile edilemez. Bir kitaba ‘+18’ ibaresi konulması, poşet içerisinde satılıyor olması çocukların ulaşamayacağı anlamına gelmez. Bu yayınların sadece edebi açıdan değerlendirilmesi yanlıştır. İnanç ve kültürümüz açısından da değerlendirilmelidir. Alınan tedbirler bu çerçevede olmalıdır. Bu konuyu toplum olarak da ele almalıyız. Ülkemizde ne yazık ki, ‘Bu tür kirli yaklaşımları nasıl insanlara empoze edebiliriz’ gibi bir çalışma var. Bu çalışmaları yapanların kökü ne yazık ki dışarıdadır. Bunların değirmenine su taşıyan kanunların, kurumların bir an önce önüne geçilmelidir. Bu tür çalışmalara karşı daha organize önlemler alınmalıdır. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı değil, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı da bu çalışmaya dâhil olmalıdır. Bu art niyetli kitaplar baskıya girmeden engellenmeli, bandrol verilmemelidir. Eğer baskıya girdiyse hatadan derhal dönülüp piyasadan toplatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Kanun yeterli değil”

Bu tür kitapların piyasadan derhal toplatılması gerektiğinin altını çizen Eğitimci-Yazar Ramazan Avcı da, “Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı bir Talim Terbiye Kurulu var. Bu kurul eğitim bazlı kitapların her birisini kontrol etme yetkisine sahip. Ancak piyasada o kadar çok kitap var ki kurul bu kitapları denetlemeye yetişemiyor. Bence bu kurul içerisinde de bir kurul oluşturulması gerekiyor” dedi.

“Özellikle çocuk yayınlarının Kültür Bakanlığı bandrolü almadan önce bu kurulan komisyondan kitabın geçmesi şartı getirilmelidir” diyen Avcı, şunları söyledi:

“Bu vahim durumun önüne ancak böyle geçilebilir. Bu tür olayların bilinçli yapıldığını da düşünüyorum. Söz konusu kitaplara ilişkin de uygulanan kanun yeterli değildir. Bu kitaplar acilen toplatılmalıdır. Bu kitapların Muzır Neşriyat Kanunu ile satılması çocukların erişemeyeceği anlamına gelmiyor.”

Yorumlara Git

15 Temmuz'un 10. yılında dev adım: Başkan Erdoğan’ın makalesi dünya basınında

ABD'nin saldırılarına İran'dan rest! Hürmüz Boğazı'nda savaş silbaştan!

İçişleri Bakanı güvenlik uyarısı yaptı Almanya’yı saldırı korkusu sardı

Burada kazan orada harca! Seküler beyaz Türkler Yunanistan'ı ihya etti

İyi ki ‘Ahbap’lara teslim edilmemiş! Bağışlanan kıyafetlerden neler çıktı neler