Gündem
'Terörist vekillere gereği yapılsın'
Milletin terör destekçilerine tahammülünün kalmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Böyle milletvekilliği olmaz. Özgürlük terör örgütüne yardım, yataklık ve sözcülük anlamına gelmez” diyerek Meclis’i göreve çağırdı.
RAMAZAN ALKAN / ANKARA - Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlarla buluştuğu 21’inci toplantısında teröre destek veren HDP’li milletvekillerini sert bir dille eleştirerek, TBMM’yi göreve çağırdı. HDP’lilere milletin tahammülünün kalmadığını söyleyen Erdoğan, “Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Antalya, Amasya, Ankara, Bolu, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Muğla, Niğde, Sakarya ve Şanlıurfa’dan gelen muhtarlarla bir araya geldi. Erdoğan, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un, “Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi” sözlerini aktararak, “Maalesef bugün ülkemiz bir kez daha ibret alınmadığı için 200 yıldır tekerrür eden bir sürecin içine girmiştir” ifadelerini kullandı.
“BÖYLE MİLLETVEKİLLİĞİ OLMAZ”
I. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında Anadolu insanının yaşadıklarını günümüzde tekrar yaşatılmak istendiğini belirten Erdoğan, Kürt kardeşlerimizin o dönemki kahramanlıklarını hatırlatarak, terör örgütü PKK’nın Kürtlerin temsilcisi olmadığını söyledi. DAEŞ’in Kobani’ye saldırdığında 200 bin Kürdün hiç tereddüt edilmeden Türkiye topraklarına alındığını anlatan Erdoğan, Ankara bombacısına sahip çıkan HDP’lileri sert bir dille eleştirdi: “Birileri ne yapıyor? Gidiyor Ankara’daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin sözüm ona taziyesinde boy gösteriyor. Bir başkası Mecliste bu alçaklığa sahip çıkıp, devleti suçlamayı sürdürüyor. Böyle milletvekilliği, böyle siyasetçilik, böyle siyaset olmaz. Dünyanın hiç bir yerinde sivilleri hedef alan intihar bombacılarına sahip çıkan siyasetçi, siyasi parti, milletvekili göremezsiniz.”
“TERÖRİSTİN TA KENDİSİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre destek veren vekillere karşı Meclisi göreve çağırarak şöyle konuştu: “Bölücü terör örgütünün sözcülüğünü yapmak dışında hiç bir işe yaramayan, hiçbir Meclis faaliyetinde bulunmayan partiye, milletvekillerine ne bu milletin ne de bizlerin tahammül etmek gibi bir gayreti olamaz, böyle bir zorunluluğu da olamaz. Demokratik bir ülkede ifade özgürlüğü vardır ama insanları öldürmek için silah taşıma özgürlüğü yoktur. Bu özgürlük kesinlikle terör örgütüne yardım, yataklık ve sözcülük anlamına gelemez. Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, örgütün sığınaklarında teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir.”
Erdoğan, Meclisin önümüzdeki günlerde bu konuda “milletin hissiyatını karşılayacak tedbirleri alacağına inandığını” belirterek şunları kaydetti: “Meclisimize gönderilen bu fezlekeler Mecliste karşılığını bulmalıdır diye düşünüyorum. Artık milletimizin buna tahammülü kalmamıştır. Suçu işleyen kurum değil, bireydir, insandır, dolayısıyla da ceza kuruma değil, bireye verilmelidir. Kimse bu insanlar, bedelini ödemelidir. Milletvekili sıfatı taşımak, nasıl terörist gibi davranmaya mani olamıyorsa, aynı şekilde cezalandırılmaya da engel olamaz. Milletimizin yüreğini burkan, acısını ağırlaştıran bu tür görüntüler konusunda siyasi partilerimizden çok daha fazla hassasiyet bekliyorum. Bu fezlekeler parlamentonun raflarında çürümemelidir. Parlamentoda bunlar tozlanmamalıdır, gereği yapılmalıdır. Ve parlamento bunlara karşı nasıl tavır koyacak, millet de bunu görmelidir.”
“İHANET ÇUKURUNUN İÇİNDE DEBELENİYOR”
Ülkesine ve milletine zarar verecek davranışlar içinde olanlar, sözler söyleyenler bulunduğuna işaret eden Erdoğan, “Bir kısmı cehaletinden böyle davranıyor, bir kısmı da gönlündeki ve kafasındaki ihanet çukurunun içinde debeleniyor. İster bölücü örgüt adına, ister paralel örgüt adına sürekli ülkenin çıkarlarına saldırmak millete düşmanlık değil midir? Kardeşlerim Türkiye güçlü bir ülkedir, çukur açanı açtığı çukura gömerek, imza atanı attığı imzanın utancına gark ederek, kem söz söyleyeni sözünün ağırlığı altında ezerek Allah’ın izni ve inayetiyle hepsinin de üstesinden geleceğiz” ifadelerini kullandı.
KOSKOCA BİR YALAN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’da dengeleri değiştiren iki önemli ve “proje ürünü olduğu her halinden belli olan” gelişmenin bu süreci belirsizliğe ve karanlığa sürüklediğini kaydederek, şöyle devam etti: “Dikkat ediniz hem DAİŞ’in hem Esed rejiminin hem de PYD-YPG’nin öncelikli hedefleri birbirleri değil, Suriye halkının gerçek temsilcisi olan muhalif gruplardır. Ne diyorlar? ‘PYD ve YPG. Bunlar DAİŞ’e karşı savaşıyorlar. Ondan dolayı biz PYD ve YPG’yi destekliyoruz’ diyorlar. Koskoca bir yalan. O zaman size farklı bir örnek vereceğim. El-Nusra, o da DAİŞ’e karşı savaşıyor. Peki El Nusra’ya niye kötü diyorsunuz? O zaman onun da iyi olması lazım. El Nusra kötü ama PYD ile YPG iyi. Olay farklı. El Nusra’nın bulunduğu konum farklı olduğu için bunlar ne diyor? ‘İyi teröristler, kötü teröristler’. Mantık bu.”
SURİYE'DE CELLATLAR VE KURBANLAR AYNI KEFEDE
Suriye’deki “ateşkes oyunu” yaşandığını söyleyen Erdoğan, “Biz de Suriyeli kardeşlerimize nefes aldıracak bir ateşkesi destekliyoruz. Ancak bu ateşkesle ülkesinde yarım milyona yakın vatandaşının katledilmesinden sorumlu Esed rejimiyle onu destekleyen güçlere açık ve güçlü bir destek verilirken, muhalifler konusunda halen ikircikli bir dil kullanılması endişe vericidir. Bölgede kimin hangi muhalefet grubundan olduğunun tespitini şayet Rusya, Esed rejimi ve PYD-YPG gibi yapılar gerçekleştirecekse ortada vahim bir durum var demektir. Cellatlar ile kurbanların aynı kefeye konduğu, kontrolün de cellatlara verildiği intibaı doğuran bu durumun yeni ve daha trajik gelişmelerin kapısını açmasından endişe ediyoruz” dedi.
PYD/YPG’nin ofisini Moskova’nın göbeğinde Rusya’nın açtırdığını söyleyen Erdoğan, “Hadi bakalım ey Rusya, sen şimdi neyle bunu izah edeceksin? Yarım milyon insanı öldüren bir rejimle bunun karşısında hayatta kalma mücadelesi veren insanları aynı kefeye koymak için herhalde vicdansız olmak gerekir” ifadesini kullandı. Bin yıldır aynı topraklar üzerinde Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti olarak üçüncü devleti kurmuş bir millet olduğumuza dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz çok zor bir coğrafyada uzun yıllardır yaşıyor olmanın verdiği tecrübeyle bu süreçte edindiğimiz melekelerle bugünkü sorunların da Allah’ın izniyle üstesinden geliriz. Şu veya bu beklentilerle coğrafyamıza gelip, kısa bir sürede kendilerine etkili ve kalıcı alanlar açabileceklerini hesap edenlere bir kez daha düşünmelerini, hesaplarını iyi yapmalarını tavsiye ederiz” değerlendirmesinde bulundu.
Orta Doğu ve Anadolu coğrafyasının geçmişine dikkat çekerek Rusya’yı uyaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı coğrafyayı paylaştığımız komşularımıza, kardeşlerimize sahip çıkmayı da sürdüreceğiz. Ordularınız, silahlarınız, ekonomik gücünüz ne kadar büyük olursa olsun, bir süre sonra bu coğrafyada hiçbiri işe yaramaz hale gelir. Çünkü bu 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları gelmenin kolay, tutunmanın zor olduğu bir yerdir. Bunun böyle bilinmesi lazım. Kalpleri fethetmedikten sonra şehirleri, limanları işgal etmişsiniz ne fayda. Biz kalelerle birlikte hatta kalelerden önce kalpleri fethettiğimiz için bin yıldır bu topraklardayız. Bizim akıncılarımızın hassasiyeti, özelliği buydu” dedi.
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi