AKİT MENÜ

Gündem

Müslümanlar Fransa’da küçük düşürülürken nişanlarını iade etmeyi düşündüler mi?

Akit’e konuşan Büyükelçi Ali Sait Akın, İslam düşmanlığının Avrupa’daki bayraktarlığını üstlendiği halde, ülkemizde Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron hayranlığına soyunan kesime tepki gösterdi.

Güncelleme Tarihi:

Gazeteci, yazar, düşünür kisvesi altındaki belli kesimlerin, belli siyasi çevrelerin ve sosyal medyadaki bazı kalemşörlerin Macron’u yüceltmeye, şirin göstermeye çalıştığına dikkat çeken Akın, şunları dile getirdi:

Pandemiyi alet ettiler

“Macron’un pandemi tedbirleri kapsamında açıkladığı önlem paketi bu kesimlerce yere göğe sığdırılamıyor. Bu tüm Avrupa’da ve dünyada var. O zaman belli kesimler tarafından neden Macron övülüyor? Acaba İslam düşmanı olduğu için mi? Fransa başkalarına insan hakları nasihati verirken kendisi baskıcı ve saldırgan rejimlere silah satmakta ve siyasi destek sunmaktadır. Macron’un darbeci ve baskıcı Sisi’yi Paris’te ağırlaması ve insan haklarını silah satışından ayırması karşısında, Fransa Şeref Nişanı sahibi, önde gelen 2 İtalyan aydın, protesto amacıyla nişanlarını iade etti. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de de nişanı sahipleri var. Acaba bunlar, Peygamberimize hakaret eden çizimler kamu binalarına yansıtılmak suretiyle resmileştirilip, Müslümanlar küçük düşürülürken; 10 yaşında akıl baliğ olmayan ve sadece Peygamberimize hakaret edilmesine karşı düşüncesini ifade eden bir Türk çocuğu, terör polisi timinin sabah baskınıyla evinden alınıp sorgulanırken, hiç bu nişanı iade etmeyi düşündüler mi?”

Vahşet uygulamalar

Macron yönetiminin gittikçe baskıcı bir rejime dönüştüğünü vurgulayan Büyükelçi Akın şöyle devam etti: “Güvenlik yasasını değiştirerek, polislerin tanınmasına yol açacak şekilde bilgi vermeyi ve resmetmeyi suç haline getirmeye çalışmaktadır. Bu halkın haber alma hakkını ve kamuoyunun polis şiddetini teşhir imkanını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle yoğun tepkiler olmaktadır. Fransız polisinin halka, özellikle yabancılara ve de Müslüman olanlara karşı vahşet derecesine varan şiddet uygulamaları bilinmektedir. 24 yaşındaki Adama Traore’nin gözaltında ölmesi; sarı yelekliler protestoları sırasında göstericilerden 4’ünün ölmesi, 350’sinin başından yaralanması, 28’inin gözünden hasar görmesi, 5’inin ellerinin kopması. Yine Paris’teki kamplarının boşaltılması sırasında mültecilere polis şiddeti toplumda şok etkisi yapmıştır. Nerede ifade hürriyeti ve ceza ehliyeti?”

 

Yorumlara Git

Dört büyüklerden anlamlı 15 Temmuz mesajı

Gıda sektörümüzün ABD hedefi 5 milyar dolarlık ihracat! 240 milyar dolarlık pazarda Türk rüzgarı

Darbe başarısız olunca devreye soktular! İşte alçak Fetö’nün ‘B’ planı

Millet 1 dolarlık hainleri püskürttü! 15 Temmuz direnişine özel para

Barış Pehlivan'dan Şile Bezi Festivali iddiası: "200 bin lira alan sanatçı için 4,5 milyon lira ödeme kaydı var"