AKİT MENÜ

Gündem

İlk yerli gaz 2023’te

Türkiye’nin dünyanın bor rezervlerinin yüzde 72’sine sahip olduğunu belirten Bakan Dönmez, “Son birkaç yıldır bor madenindeki sıvı atıkların içerisindeki lityuma odaklandık. Elektrikli otomobillerle birlikte lityuma dayalı bataryalar ve piller önem kazanmış olacak. Asıl amacımız, Türkiye’nin lityum ihtiyacının tamamını kendi bor madeni tesislerimizden karşılayabilmek” dedi.

Güncelleme Tarihi:

 Hacı Yakışıklı  Ankara 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yeni Akit’e özel açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar:

“Enerjinin sessiz devrimleri”

Enerji alanında sessiz devrimler yaşandığını ifade eden Bakan Dönmez, şunları söyledi: “Özellikle son 15 yılda enerji alanında bir taraftan enerjide dışa bağımlılığı azaltmaya çalışırken, bir taraftan da arz güvenliği kapsamında adımlar atıyoruz. Kömürü, doğal gazı, hidroliği, rüzgârı elektriğe dönüştürürken kullandığımız ekipmanların yerlileşmesi çok önemli. Bakın şu anda dünyanın tek entegre güneş paneli fabrikası üreten tesisimiz Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Ankara’da hizmete alındı. Yıllık hedefimiz 1000 megavat güneş santrali kurmak. Bunun yanında teknolojisi, yerliliği yüzde 50’nin üzerinde olan yaklaşık 7-8 tane daha üretim firması var. Bunlar iç ve dış pazarlara güneş paneli, ekipmanı, güneş santrali ihraç edebilecek potansiyele gelmiş durumda. Rüzgâr tribünlerinin de önemli kısmını jeneratör başta olmak üzere artık Türkiye’de üretmeye başlayacağız. Kanatları, kuleleri halihazırda üretebiliyoruz. Jeneratörden elektriğe dönüştüren kısmı da şimdi onların anlaşmaları yapıldı, onlar da başlayacak. Petrol kuyu açma işlemlerinde kullandığımız sondaj makinelerinde de yine önemli oranda yerlileşme devam ediyor. Kaşif isimli su altı robotunu kamuoyunda Cumhurbaşkanımız tanıtmıştı. Bu robotla birlikte suyun 2000-2500 metre altında, deniz tabanında kuyu başındaki iş ve işlemleri geminin platformundan uzaktan kontrol edebilir, yapabilir hale geldik.”

“Lityumdan pil üretilecek”

Bakan Dönmez, son dönemde AR-GE çalışmaları ile farklı alanlarda değerlendirilen bor madenine ilişkin ise şunları söyledi: “Dünyadaki bor rezervlerinin yüzde 72’si Türkiye’de. Dünyada yüzde 52 pazar payımız var. Tesislerimizde ürettiğimiz bor ve türevlerini dünyaya pazarlıyoruz. Son birkaç yıldır bor madenindeki sıvı atıkların içerisindeki lityuma odaklandık. Herkesin elinde tablet, cep telefonu gibi teknolojik cihazlar var. Bunlar için piller yapılıyor. Lityum daha kararlı ve çok daha düşük hacimlerde yüksek miktarlarda enerji depolayabilme özelliği nedeniyle öne çıktı. Elektrikli otomobillerle birlikte lityuma dayalı bataryalar ve piller önem kazanmış olacak. Asıl amacımız, Türkiye’nin lityum ihtiyacının tamamını kendi bor madeni tesislerimizden karşılayabilmek. Tesislerimizde elde edilen lityum karbonatı yüzde 99,9 oranında saflıkta elde edip TÜBİTAK’a gönderdik. Pil yapımı için uygun olup olmadığını test ettirdik. TÜBİTAK halk arasında mercimek diye tabir edilen hesap makinelerinde, masa üstü cihazlarda kullanılan pillerden yaptı. Testlerin sonunda kaliteli ve sıkıntısız bir ürün olduğu ortaya çıktı.”

“Oruç Reis çalışmaya devam ediyor”

Türkiye’nin doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına da değinen Bakan Dönmez, şöyle konuştu: “Oruç Reis 4 ay boyunca 11 bin kilometrelik iki boyutlu sismik çalışmaları yapıp birinci aşamadaki görevleri tamamlandı ve limana döndü. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Oruç Reis Gemisi şu anda Antalya Körfezinde 6 aylık bir programla üç boyutlu sismik çalışmalarına başladı. Barbaros Hayrettin Paşa Doğu Akdeniz’in güney bölümlerinde, Antalya açıklarında üç boyutlu sismik çalışmalara devam ediyor. Yavuz Gemisi sondajını bitirdi ve sonraki görev için Mersin Taşucu’nda hazırlıklarına devam ediyor. Bu gemilerimiz yüksek teknolojili işler gerçekleştiriyor. Şimdiye dek Akdeniz ve Karadeniz’de 9 sondaj gerçekleştirdik. Sürekliliği olmayan gaz akışı alanları da bulduk ama herhangi bir keşif olarak açıklamadık. Ancak o bölgelerdeki sondajlarımıza devam edeceğiz.”

Maksimum üretim 2028’de

Bakan Dönmez, Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın çıkarılmasına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında ise şunları söyledi: “Fatih gemisinin ikinci sondaj çalışması bitti. Tuna-1 kuyusunun keşfini daha önce açıkladık. Türkali-1 isimli kuyuda da sondaja başlamıştık. Kuyuda hedeflediğimiz derinliğe ulaştık. Şimdiye dek yapılan test ve analiz çalışmaları Tuna-1 kuyusundaki verilerin neredeyse benzer şekilde Türkali-1 kuyusunda da tekrarlandığını gösteriyor. Sayın Cumhurbaşkanımız; “2023’te bu gazı sisteme dahil edelim” talimatı vermişti. Biz de bu doğrultuda planlamalarımızı yaptık. Çalışmalar devam ediyor. Kuyunun açılması sonrası su altı yapıları, vana, kontrol sistemleri yapılması, deniz altı boru hattının planlanıp yapılması, kıyıda yapılacak tesisler, terminaller gibi birçok süreç var. Hepsini planlayıp gerçekleştireceğiz. Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği 2023’te Allah’ın izniyle ilk gazı alacağız. İlk gazdan sonra yeni kuyuların inşaatı devam edecek. 2028 yılında maksimum üretim seviyesine ulaşmayı planlıyoruz. Kullandığımız gazın yüzde 99’luk kısmını ithal ediyoruz. Türkiye kendi gazını ürettiğinde maliyetlerimiz olumlu olarak vatandaşa yansıyacak. Tüm bu çalışmalarımıza Avrupa’dan ciddi baskı açıklamaları geldi biliyorsunuz. Avrupa Birliği’nde 27 ülke var. Hepsine tek tek tezlerimizi anlattık ve onlar da bize hak vermeye başladılar. Hak ve hukuk mevzuları zamandan ve zeminden bağımsız olarak her yerde eşit olmak zorunda; bunu her yerde anlatıyoruz. Duygusallık değil aklı selim ön plana çıkmalıdır.”

 

Yorumlara Git

Neler oluyor? Türk gemisi İHA saldırısına uğradı

Hürmüz’de yeni rota savaşı! İran, Umman’ın teklifini elinin tersiyle itti!

İran'dan sıcak açıklama: ABD, saldırı düzenledi

Suudi Arabistan'a saldırı... Türkiye'den jet hızında tepki

Ahbap maskesi düştü şoförü her şeyi itiraf etti! Milyonlarca liralık kirli çark deşifre oldu!