Gündem
Dünyanın 3. güç merkezi Türkiye Bölgesel tezlerini kabul ettiren Türkiye, ABD ve Rusya-Çin kutuplu dünyanın yeni yıldızı
S-400, Suriye Meselesi ve F-35 konularında Biden yönetiminden gelen yumuşama sinyalleri, NATO ve AB’ın yaptığı ‘müttefiklik’ açıklamaları, Mısır’ın Doğu Akdeniz’deki tezlerimizi kabul etmesi, Türkiye’nin dış politikadaki etkinliğini ve bölgede artan nüfuzunu gözler önüne serdi. Akit’e konuşan stratejistler, Türkiye’nin; Batıcı ABD ve doğucu Rus-Çin bloğundan sonra 3. bir güç merkezi haline geldiğini söyledi.
Türkiye güç merkezi
Stratejist Murat Akan, “Türkiye, ABD öncülüğündeki Batıcı bloktan ve Rusya liderliğindeki Avrasyacı gruptan bağımsız olarak 3. bir güç merkezi konumuna erişti. Türkiye, Erdoğan iktidarlarıyla birlikte proaktif bir siyaset anlayışı benimsedi. Dış siyasette tezlerini daha sıkı savunmaya başladı. Gelinen noktada ise hiçbir ülke doğrudan Türkiye’yi karşısına almadığı gibi anlaşma yolları da aramaya başladı. Batı’dan gelen yumuşama çağrıları da bunun en net göstergesidir” dedi. Türkiye’nin dış politikada kararlı bir duruş sergilediğini kaydeden Akan, “Türkiye’nin kararlı ve dik duruşu ve tezlerini ısrarla savunması bugün süper güç olarak nitelendirilen ülkeleri dize getirdi. Bunu yaparken de diplomasi masasını hiç devirmedi. Kaos lobisinin kriz çığırtkanlığına prim vermeyin” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin tezleri kabul görüyor
Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül ise, dış güçlerin yerli uzantılarının kriz çığırtkanlığının ve yalnız kaldık söylemlerinin hiçbir tutarlı yanı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye yalnız kalmadığı gibi sadece kendini hakkını değil mazlum milletlerin hakkını da savunmaktan geri durmadı. Bugün Türkiye’nin tezlerinin haklılığı kabul görüyor. Bu dış politikadaki dik duruşun neticesidir. Türkiye karşıtı ittifaklar dağılıyor. Batı bloğu Türkiye’nin savunduğu bütün tezlerin haklılığını teslim etmek zorunda kalıyor. Bu haysiyetli bir dış politika anlayışının tezahürüdür. Dik duruşun neticesidir. Hakkımızı yemedik, kimsenin de hakkını yemedik. Uluslararası hukuka uymaya çağırdık.”