AKİT MENÜ

Ekonomi

Konvansiyonel sisteme alternatif olmalıyız! Ürün sayımızı ve çeşitliliğimizi arttırmalıyız

Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, faizsiz finans sistemini güçlendirmek için gerekli adımları attıklarını belirtti. Bu adımlara yenilerini ekleyeceklerini dile getiren Göktaş, “Katılım bankacılığı ürünlerini geliştirmeliyiz. Ürün sayımızı ve çeşitliliğimizi arttırarak konvansiyonel sisteme alternatif olmalıyız” dedi.

Buğra Kardan

Pandeminin gölgelediği 2020’de dahi hem fon hem de aktif tarafında büyüyen Vakıf Katılım, 2021’de de başarılı bir grafik ortaya koymayı planlıyor. Kurum olarak bu seneyi de verimli geçireceklerini dile getiren Genel Müdür İkram Göktaş, Covid-19 önlemlerinden dijitalleşme hamlelerine ve şubeleşme planlarına kadar pek çok konuda editörümüz Buğra Kardan’ın sorularını yanıtladı.

Dijitalleşme çalışmaları hızlandı

Covid-19 pandemisi dünyayı derinden sarstı. Doğal olarak Türkiye de önemli bir dönemece girdi. Ülkelerin ve firmaların sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı pandemi döneminde finans sektörümüz nasıl bir imtihan verdi?

Finans sektörü pandemi krizine karşı hazırlıklıydı. Sektörde öteden beri maliyetleri düşürme adına arayışlar vardı. Dijitalleşme çalışmalarına hız verilmişti. Bu çalışmalarda ilerleme kat edildi. Belli bir noktada muvaffak olundu. Ama belli bir noktadan sonra güvenlik kaygıları ön planda yer aldı. Tabii Covid-19 ortaya çıktığında dijitale süratle adapte olundu. Bankacılık işlemleri hızla dijital tarafa entegre edildi. Biz de Vakıf Katılım olarak bu alanda öne çıktık. Gelinen aşamada müşterilerimizin yüzde 61’i dijital bankacılıktan yararlanıyor. Dijital işlem oranı yüzde 85’e yaklaştı.

Gidişattan memnunuz

Dijitalleşme hamleleriniz çalışanlarınızın da hayatlarını kolaylaştırmış olmalı.

Tabii ki. Şu anda personelimizin yüzde 75’ini evden çalıştırıyoruz. Şubelerde de personelimiz dönüşümlü olarak görev yapıyor. Gidişattan memnunuz. Evden çalışma yöntemini kullanacağız. Çünkü yaptığımız ölçümlerde verimliliğin de belli alanlarda arttığını gördük. Evden çalışma yönetimini yararlı buluyoruz.

Pandemi döneminde nasıl bir grafik sergilediniz?

Covid-19’la mücadelenin ilk evresinde hükümet tarafından önemli bir paket açıklandı. Her alanda ciddi destekler devreye sokuldu. Kamu bankalarının burada ekonomiye olumlu katkı sundu. Tabii olarak kamu bankalarının kredileri büyüdü. Biz de önemli ölçüde kredi büyümesi elde ettik. 2020’de aktif büyüklüğümüzü yüzde 75.2 arttırarak 53.2 milyar liraya, toplanan fonlarımızı ise yüzde 72.4 arttırarak 39.6 milyar liraya taşıdık. Bankacılık sektörü büyüdü. Ama katılım bankacılığı sektörü daha hızlı büyüdü. Yüzde 53.7 aktiflerde, kullandırılan fonlarda yüzde 60.7 büyüme görüldü. Bunlar oldukça iyi rakamlar. Pandemiye rağmen bu rakamlar bankaların olumsuz karşılayacağı rakamlar değil. Kârlılık da hem kamuda hem özel sektörde önemli oranda arttı. Yani 2020, bankacılık açısından her şeye rağmen müspet bir yıl olarak değerlendirilebilir.

Elimizden geleni yaptık

Çok kredi yapılandırma talebiyle karşılaşmış olmalısınız.

Hükümetin destek vereceğini ifade etmesiyle ihtiyacı olan ya da olmayan pek çok firma yapılandırma bize yapılandırma talebiyle geldi. Biz de gücümüz yettiğince onlara yardımcı olmaya çalıştık. Tabii katılım bankacılığının yüzde 95’i rotatif kredidir. Bu krediler, her ay geri ödeme almamızı gerektiriyor. Yani ayda bir kez müşteriyle temas ediyoruz. Geri dönüş olmadığı takdirde sorunu süratle tespit edebiliyor, hızlı aksiyon alabiliyoruz. Müşterilerimizden gelen talepleri elimizdeki imkânlar dahilinde karşıladık, sürekli onların yanında olmaya gayret gösterdik. Programa dahil olsun ya da olmasın müşterilerimizi yapılandırma sürecine kattık. Danışmanlık hizmeti de sunduk. İlk 6 ay ödemesizlerde dönüşler başladı. Yüzde 95’in üzerinde dönüş oldu. Herhangi bir problemle karşı karşıya kalmadık. Şimdi de bir yıl ödemesizlerde dönüşler yaklaşıyor. Orada da sıkıntı olmayacağını ümit ediyoruz. Bekleyip göreceğiz.

Çok aktiftik

Peki, sukuk ihraçlarında hangi noktadasınız?

2020’de çok aktiftik. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) verilerine göre geçen sene sukuk ihracında bir numaradaydık. Tek seferde en büyük sukuk ihracını gerçekleştirdik. Bir milyar lirayla en yüksek sukuk ihracına imza attık. 2020’de halka arz yöntemiyle bir sukuk ihracı yaptık. Daha önce nitelikli yatırımcı için yapıyorduk. Vatandaş, bu imkândan çok yararlanamıyordu. Şükür ki halka arz yoluyla gerçekleştirdiğimiz sukuk ihracından daha düşük tasarruflu yatırımcıları da faydalandırdık. Bu mekanizmayı devam ettirmeyi amaçlıyoruz. Kredileri gibi getirileri de tabana yayıp sadık müşteri oluşturmayı istiyoruz. Biliyoruz ki sadık müşteri verimliliği arttırır. 2021’de vadeleri geldiğinde sukukların dönüşleri gelecek. Biz de onları ihtiyaç ölçüsünde arttırarak veya azaltarak o günkü likiditeye göre role etmeye devam edeceğiz.

Yeni rekorlar olacak mı?

İşte geri dönüşlere bakacağız. Talebi bilmiyoruz. Talep 600 gelirse 600 döneriz. Bin 200 gelirse bin 200 döneriz. Onu ekonomik konjonktür belirleyecek. 2020’deki rekor ihraç ekonominin hareketli olduğu dönemde geldi. Öyle bir dönem yaşarsak yeni bir rekor kırabiliriz.

Ticaret dönüyor

Vakıf Katılım olarak 2021’e nasıl bakıyorsunuz?

Sukuk ihraçlarında aktif bir oyuncu olacağız. Her ay aşağı yukarı bir sukuk ihracı geri dönüşümüz var. Vadeleri de uzatmayı istiyoruz. Ama şu hakikat ki uzun vadeli çok talep gelmiyor. Deneyimlerimiz bunu gösterdi. Uzun vadeli alanların nakde dönmeyi talep etmeleri halinde sukukumuzu satın alıyoruz. Öbür taraftan 2021’in izlemeye yılı olacağını ve son çeyrekte yatırımların başlayacağını öngörüyoruz. Kamunun teşvikleri devam ediyor. Bunların etkilerini göreceğiz. Haziran ayını takiben inşallah enflasyonda aşağı yönlü bir seyir olmasını bekliyoruz. O seyirle birlikte faiz oranlarının çok aşağı geleceğini düşünmüyoruz. Öyle bir emare yok. Bu sene yatırımlar açısından biraz bekle gör senesi olacak gibi. Tabii ticaret dönüyor. Bu aşı birtakım şeyleri değiştirecek. Covid-19 haritasında renkler de kırmızıdan sarıya maviye dönerse tüketim harcamaları bir miktar artacaktır. Biz, esas hareketlenmeyi ise son çeyrekte bekliyoruz. Bankacılık sektörü, genelde son çeyreği çok iyi geçiriyor. İnsanlar gelecek yılın planlamalarını yapıyorlar. Umuyoruz, son çeyrekte hatırı sayılır bir büyüme kat edeceğiz.

Süratle ayağa kalkabiliriz

Büyümeniz ülkemizin yapacağı atılıma bağlı. Ekonomimiz de güçlü büyümeye aday. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund-IMF) büyüme öngörülerini paylaştılar. Bu da umut verici olmalı.

Ben, Dünya Bankası ve IMF’nin öngörülerini doğru bulmuyorum. Krizden sonra yüzde 4-4.5 büyüme sağlamamız önemli bir başarı olarak kayıtlara geçer. Zira bizim tepkime, reaksiyon süremiz çok kısa. Çok hızlı ayağa kalkıp büyüme elde edebiliriz. Şu anda Çin, dünyanın üretim üssü konumunda. Dünyanın üretim üssünün tek bir ülkenin olması sakıncalı. İnanın, firmalar alternatif üretim merkezleri arıyorlar. Avrupa ve Afrika’yı baz aldığınızda Türkiye gibi yetkin, avantajlı bir ülke yok. Şüphesiz, İtalya en önemli rakibimiz. İtalya’nın yanında tamamlayıcı bir unsur olarak yer alabiliriz. Durumu anlar, doğru okur ve yönetirsek krizden hızla çıkacak ülkelerden oluruz.

Pazar payımız büyüdü

Murabaha, mudaraba, muşaraka gibi faizsiz enstrümanlara yönelim ne durumda?

Faizsiz enstrümanlara yönelimde konjonktür belirleyici. Şüphesiz, katılım finans sistemi büyüyor. Sistem teveccüh görüyor. Bunu, yüzde 5’ten yüzde 7.2’ye gelen pazar payından anlıyoruz. Konvansiyonel sistemden yüzde 2.2 pay almak hiç de kolay değil. Kamunun bu noktada ciddi katkısı var. Sermaye kıtlığına rağmen elde edilen büyüme de fena değil. Büyüme devam etsin ama faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde kamu bankalarının getirileri düşük kalıyor. Faizsiz enstrümanların getirisi gerileyince de dilediğimiz kadar talep gelmiyor.

Hükümet gayret ediyor

Biz, dilimiz döndüğünce faizsiz sistemi anlatmaya devam edeceğiz. Klasik ürünlerle devam ediyoruz. Ama ürünleri çeşitlendirmek zorundayız. Kâr-zarar ortaklığının yanı sıra sermaye piyasası araçlarını gündeme getirmeliyiz. Kârlılık oralarda daha yüksek. Katılım bankacılığı ürünlerini geliştirmeliyiz. Hükümetimizin ciddi gayretleri var. Mevzuat, sermaye anlamında destekleri var. Bizim de ürün sayımızı ve çeşitliliğimizi hızla arttırarak konvansiyonel sisteme alternatif olmamız lazım. 2018’de kamu iki ürün çıkardı. Bir tanesi Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), bir tanesi de Altına Dayalı Bono’ydu. İki ürün için de faizli ve faizsiz imkân sunuldu. İki ürünün de yüzde 60- 65 faizsiz tarafta kaldığına tanık oluyoruz. Bu, faizsiz yatırıma ilgi duyan yüzde 65’lik müşteri kitlesinin varlığına işaret ediyor. Demek ki tercih edilecek ürünü ortaya koymak önemli. Bunu yaparsak müşteri sayımızı hızla arttırırız.

İstihdama olumlu katkı

Şube sayınızı arttıracak mısınız?

Elbette. 43 ilde 118 şubemiz var. Şube sayımızı arttırıyoruz. Her yıl 20 şube açıyoruz. Her bir şubemizde 10-11 çalışan istihdam ediyoruz. 20 çalışanı olan bir şube yerine 10’ar çalışanı olan iki şube açmayı tercih ediyoruz. Yeni şube açmak akla uygun görünüyor. Çünkü coğrafi olarak yaygınlığı arttırıyor.

Çalışan sayınız ne olacak?

Şubeye paralel olarak çalışan adedimiz de artacak. 20 şubeye 10’ar çalışan arttıracağız. Bu da 200’e tekabül ediyor. Genel Müdürlüğümüz tarafından da eleman alımı yapılacak. Yani 2021’de 250-300 ilave istihdam oluşturulacak.

İFM’ye inanıyoruz

İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesi ülkemizi ve ekonomimizi kuvvetlendirecek gibi görünüyor. Bu projeyle ilgili de fikirlerinizi alabilir miyiz?

İFM’nin inşasına hız veriliyor, mevzuat altyapısı da hazırlanıyor. Merkeze avantajlar sağlanması da gündemde. Hükümet elinden geleni yapacaktır. 2022 Mart ayında binaların yapımının tamamlanacağı, taşınmaların başlayacağı öngörülüyor. Tabii Türkiye açısından, katılım finans açısından İFM’yi önemsiyoruz. Hedefimiz İstanbul’un global finans merkezi olması. Ülkemiz, İslam coğrafyasının merkezinde bulunuyor. İşte onun için önceliğimiz, İslami finans merkezi olmaktır. Bu global finans merkezine giderken atılacak en önemli adımlardan bir tanesi olacaktır. İnşallah ülkemiz, önce İslam sonra ise alınacak kararlar ve yapılacak yatırımlarla global finans merkezi olacaktır. İFM’ye özel statü veriliyor. Türkiye Varlık Fonu (TVF), İFM AŞ’ adlı bir şirket kurmuş durumda. Çok ciddi çalışmalar var. İFM’nin ülkemize güç katacağına inanıyoruz.

Elimizi taşın altına koyacağız

Yeni fırsatları değerlendirmeye devam edeceklerinin altını çizen Vakıf Katılım Genel Müdürü Göktaş, “Salgınla mücadele ve ekonomide reformlarla geçecek olan bu yıl da her zaman olduğu gibi çalışmaya, üretmeye odaklanacağız. Hedefimiz sene sonunda hemen her kalemde yüzde 40-50 bandında bir büyüme yakalamak, ortaya koyduğumuz başarılara yenilerini eklemek. Ülkemiz için şimdiye kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de elimizi taşın altına koymaktan asla imtina etmeyeceğiz” diye konuştu. Göktaş, ayrıca “Sermayemizi de arttırarak önemli bir hamle yaptık. Bu hamle sayesinde esnafın, tüccarın, sanayicinin ihtiyaçlarına daha fazla katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Yorumlara Git

İngiltere'den Hürmüz hamlesi: Bölgeye jet ve dron tahkimatı

Burcu Köksal'dan Özgür Özel ifşası!

Lübnan'da ateşkes ihlali: İsrail saldırılarında can kaybı 13'e yükseldi

Diğer 80 ilin yöneticileri örnek alsın! Bir vatandaşı ısıran köpeğin sahibine feci ceza!

Türkiye’de ailenin çöküşü! Gençler evlenemiyor, yaşlılar yalnız yaşıyor!