AKİT MENÜ

Gündem

Ahmet Davutoğlu, firari mafya lideri Sedat Peker'in iddialarını çürüttü

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in MİT tırlarıyla Suriye'deki El Nusra örgütüne silah gönderildiğine dair ortaya attığı iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Güncelleme Tarihi:

This browser does not support the video element.

Ahmet Davutoğlu, BAE'ye sığınan firari mafya lideri Sedat Peker'in MİT tırları üzerinden Türkiye'yi hedef alan iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Habertürk TV'de Teke Tek programında Fatih Altaylı'ya konuk oldu. 

Sedat Peker, 'MİT tırları' ile hedef aldı

Firari mafya lideri Sedat Peker’in Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, FETÖ, Cumhuriyet ve Can Dündar ortak yapımı olan MİT tıları olaylarıyla ilgili konuştu.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

Sedat Peker'in iddialarıyla MİT tırlarının alakası yoktur. Bu operasyon 19 Ocak 2014'te oldu. Sedat Peker o zaman cezaevindeydi. O silahları nasıl gönderdi oraya? 10 Mart 2014'te çıktı cezaevinden. Benim Dışişleri Bakanlığım görevinde MİT ve Genelkurmay bana bağlı değil. Ama çok iyi koordinasyon içindeydik.

Zikrettiği işadamı, Hz.Mevlana'ya hakaret eden sözleriyle ilgili herkes tutumumu bilir. Devlet görevi yürütürken, devlet kurumları dışında hiçbir militer, paramiliter, çıkarcı, organize suç örgütü, mafya lideri ile görüşmem ve irtibatım yoktur.

"Türkiye'nin sınırındaki operasyonunu tartışma konusu yapıyorlar"

19 Ocak'taki MİT tırlarının hikayesi nedir? Zalim Esad kimyasal silah kullanmış kendi halkına. Humus'u, Halep'i yerle bir etmiş. Bugün Türkiye’de Esad’ı sütten çıkmış ak gibi görenler; Amerika’nın YPG’ye yaptığı yardımı görmeyenler, Rusya’nın yaptığı operasyonu görmeyenler, İran’ın bölgede kaybettiği onlarca generali görmeyenler, Türkiye’nin 911 km'lik sınırdaki operasyonlarını tartışma konusu yapıyorlar.

Türkiye'nin en tabii hakkıdır kendi sınırlarını korumak. Mültecileri kapınıza geldiğinde almak zorundasınız. Geri dönüşleri kolay olsun diye yorumladık biz onu. Doğu Türkistan'dan kaçan Uygurlar'ın statüsü, Bulgaristan'daki soydaşlarımızın statüsü neyse o. Esad rejimi sınırlarda kontrolü kaybettiğinde Türkiye haklı olarak kendisine müzahir yapılara önem verdi.

Bayır Bucak Türkmenlerinin önemi

Bunlar Bayır Bucak Türkmenleriydi. Bunların korunması, oradaki mevcudiyetleri Türkiye için elzemdi. Akraba topluluklara Kürt ve Araplara. O bölgeler bombalandığında, Türkmenler zor durumda kaldığında yardımlar yapıldı. 17-25 Aralık'tan hemen sonradır bu. Türkiye'yi istikrarsızlığa sevk eden unsurların asker içine sızmış kanatları, 19 Ocak'ta, tam da o zaman Adana'dayım.

Mülteci kampında bölge dışişleri bakanları toplantısı yaptık. Biz oradayken bu operasyon yapıldı. Türkiye'yi suçlu göstermek isteyen çetenin işiydi MİT tırlarına yapılan operasyon. Türkiye sınırındaki her olaya yeterince tepki vermek zorundadır.

"SADAT denilen yapının hiçbir rolü yoktu"

Ben Dışişleri Bakanıyım, Erdoğan Başbakan. İçinde bulunduğum hükümeti satmam. SADAT denilen yapının hiçbir rolü yoktu. Sedat Peker'in anlattığı ilişkiler ağı sonradır. Bir zihniyet devlet güç ilişkileri örgütüdür. O gücü elde eden kendisini devlet yerine koyar diye bir görüş vardır. Benim devlet anlayışım tam bunun karşısındadır.

Devlet milletin örgütlenmiş kurumudur, şahsi manevisidir. Bugün Bahçeli devlet adamı olarak konuşuyor. O gün MİT tırlarına en ağır ithamı yapıyordu. Başbakan iken de ne Sedat Peker ne SADAT'ın benimle hiçbir görüşmesi olmamıştır. Hiç kimse kendisinden menkul görev üstlenmemiştir. Türkiye'de cuntalar olmuştur. Benim Başbakanlık yaptığım dönemde FETÖ gibi yapılar, Erdoğan'ın Başbakanlık yaptığı dönemde olmuş ve yanlış iş yapmış olabilir. Başbakanlık döneminde ise ikili otorite vardı. Benim Başbakanlık otoritesi kullanarak verdiğim talimatlar ve bazen aynı kişilere sayın Cumhurbaşkanının verdiği talimatlar. Kendisine sorarsanız cevap vermek durumundadır.

"Sedat Peker ve bu yapıların aktivitesi yoktu"

Benim iradi olarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı vasfıyla herhangi bir yapıya hiçbir görev verilmemiştir. Benim talimatımla olmamıştır. MİT tırlarıyla Sedat Peker'in bahsettiği tarih ayrı tarihtir. Kronoloji bilgisi olmadan yorum yapanlar muhakeme yapamaz. Benim dönemimde Sedat Peker ve bu yapıların aktivitesi yoktu. Olsa duyulurdu. Net olarak MKYK'da talimat verdim. Sedat Peker'in ismini zikrederek değil. O dönemde bazı ocaklar çıktı.

AK Parti'nin kendi mitingleri dışında kimse AK Parti adına miting yapamaz. Benim dönemimde ne AK Parti ne de devlet içinde bu yapılara hiçbir misyon verilmemiştir.

"MİT tırları FETÖ'nün işidir"

O dönemde spontan şeklide birçok faaliyet yapılıyordu. Onlara karşı tavrımı söyledim. Sedat Peker'in kast ettiği ilişkiler ağı zihnar benim döneminde sözkonusu değildir. MİT tırları Türkiye'yi uluslararası La Haye divanına getirmek için FETÖ'nün işidir. Bu ilişkiler benim 5 yıldır devlet yönetiminde bulunmadığım döneme ait ilişkiler.

Bu süreçler yaşanırken. 7 Şubat 2012 MİT Müsteşarımızın ifadeye çağrılması. Sayın Başbakana bağlı müsteşar çağrılıyorsa bu yapılanma aşikar. Hemen Dışişleri'ne talimat vermiştim gerekli önlemler alınması için. 2013'te bu faaliyetler yoğunlaşınca özellikle Suriye bağlamında operasyon yapılırken Türkiye'nin uluslar sınırlarını korumak için dahil olmak üzere, 2013 yılında BM toplantısı için New York'a giderken Sayın Erdoğan'la istişare bulundum.

Fetullah Gülen'in yurt dışında kalması halinde Türkiye karşısında istihbari olarak kullanabileceği yönünde, sayın Erdoğan benden mümkünse Fetullah Gülen'le görüşüp Türkiye'ye getirmek için talimat verdi.

 

Sayın Erdoğan 2015'te 'görevi ben verdim' diye teyid etti. Ben Erdoğan'a intibalarımı anlattım. 'Kesinlikle geleceği kanaatinde değilim. Türkiye'de devlet içi yapılanmalarında teşkil ettiği, dolayısıyla her türlü senaryonun beklenebileceği' şeklinde kendisine söyledim. Ben bu görevimi yaptım. Ne onun öncesinde oturup görüşmüşlüğüm var, ne bankaların açılışında bulundum, ne orada, ne şurada, ne burada. O gün bir şekilde ikna edilip getirelebilseydi Türkiye bunlarla karşı karşıya kalmazdı.

"Türkiye'nin Türkmenlere aktarması mı oluyor?"

Benim dönemimde devlet kurumları dışında hiçbir aracı olmamıştır. Sayın Tuğrul Türkeş'in kast ettiği 19 Ocak tırlarıdır. 30 Mayıs 2015'de seçim kampanyası esnasında sayın Bahçeli, Bayburt'ta mitingte 'Türkiye Cumhuriyeti MİT tırları altında ezilmiştir' diye Türkiye'yi uluslararası alana şikayet etti. Ben de 'Bu tırlar Bayır Bucak Türkmenlerine gidiyordu' dedim. Sayın Tuğrul Türkeş 'gitmiyordu' dedi. Ben de 5 Haziran'da Kahramanmaraş mitinginde yemin ederek 'Bayır Bucak Türkmenlerine gidiyordu' dedim. Ha Bayır Bucak Türkmenlere gitmeden başka ellere geçmişse bilemem ama o konuda da bir delil yok. ABD'nin YPG'ye silah aktarması, Fransa'nın aktarması, Rusya'nın yığınak yapması suç olmuyor da, Türkiye'nin Türkmenlere aktarması mı oluyor? Ne Nusra ne DEAŞ'la ilgili bir ifadem var. Terör örgütü ilan edilen bir topluluğa devlet yardım gönderir mi? Benden sonrasıyla ilgili bir şey diyemem. Benim dönemimde illegal bir şey yapılmışsa bunun üzerine gidilmiştir.

 

Yüzde 95 oyun hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Çok acı bir kayıt olarak tarihe geçti Suriye'de yaşananlar. Bizim Suriye poitikamız en başından itibaren, hatta siz beni eleştirirken kendi açınızdan haklı olarak Suriye ile ilişkilerimizin yoğunlaşmasına itiraz etmiştiniz. Sonra desteklemiştiniz. Türkiye ve Suriye halkları kardeştir. Türk, Arap, Kürt, Müslüman, Hıristiyan, Sünni, Alevilerin iç içe geçtiği toplumuz biz. Elimizden geleni yaptık. İlk aşamada neredeyse entegre bir yapıya dönüştük. Arap baharı başladığında Suriye diğer ülkelere benzer kader yaşamasın diye çok çaba sarfettik. Benim 6,5 saatlik görüşmemde Esad'a kesinlikle bir empozem olmamıştır.

Ben hayatımda devlet kaydına geçmemiş hiçbir görüşme yapmadım. O görüşmede Velid Muallim, Beşir Esad'ın Dışişleri Bakanı, Şam Büyükelçimiz ve müsteşar yardımcımız vardı. O gün Müslüman Kardeşler kelime olarak bile geçmedi. Tek söylediğimiz şey, 13-14 maddelik reform üzerine konuştuk.

"Esad halkına kimyasal silah kullanmıştır"

Türkiye ile Suriye halklarını kaderi ortaktır. Bu süreçler bir gün geçer kardeşlik devam eder. Ama Beşar Esad'la bu normalleşmeyi sağlamak hayaldir. Çünkü halkına kimyasal silah kullanmıştır. Halkının büyük çoğunluğu dışarıdadır. Seçim öncesi çağrıda bulundum. Bir geçiş hükümeti kurulması konusunda adım atılabilseydi bu seçim meşru olabilirdi. Suriye'de bu statünün böyle devam edeceği kanaatinde değilim. Beşar Esad'ın kontrol ettiği bölge hala ülkenin çok az kısmı. Beşar Esad'ın içinden çıktığı Nusayri topluluğu bile kendisine tepkili. Suriye'de değişim yaşanacak. Bir gün Suriye ile Türkiye halkı elele verecek. Ama halkıyla barışık yönetimlerle.

Sedat Peker'in asılsız iddiası

FETÖ'nün argümanlarını kullanan firari suç örgütü lideri Sedat Peker, son operasyonel videosunda hükümeti uluslararası arenada zor durumda bırakmaya çalışan FETÖ, Cumhuriyet ve Can Dündar operasyonu olan MİT tırları olayını gündeme getirdi. Türkiye düşmanı BAE'ye kaçan Sedat Peker, MİT tırlarıyla Suriye'deki El Nusra örgütüne silah gönderildiğini iddia ederek, asıl hedefin Türkiye Cumhuriyeti devleti olduğu apaçık ortaya çıkmış oldu.

 

Yorumlara Git

Başkan Erdoğan talimat verdi, Hatay ayağa kalktı! Depremzedelere bayram müjdesi

İran'dan yeni silah: 'Nasrallah' füzesi ilk kez İsrail ve ABD üslerini vurdu!

İsrail basını savaşın maliyetini açıkladı! Ek bütçe talep edecekler

Altı ülkeden İran’a Hürmüz resti: "Müdahale etmeye hazırız!"

Siyonist İsrail ordusu: İran'da vurdukları hedef sayısını açıkladı