Gündem
Hesap mahşere kalmasın Sivas mazlumları 28 yıldır adalet ve yeniden yargılanma hakkı bekliyor
1993 yılının en kanlı ve karanlık provokasyonlarından biri olan Sivas olayları 28 yıldır aydınlatılmayı beklerken, mazlumlar Medresi Yusufiye’ye çevirdikleri zindanlarda çile çekmeye devam ediyor. Uydurma deliller ve ideolojik yargı kararlarıyla yıllardır suçsuz yere hapis yatan Sivas mazlumları, yeniden yargılanacakları günü beklerken aileler ve avukatları, “Esas failler dışarda geziyor. Bu olayların hesabı mahşere kalmasın” çağrısını tekrarladılar.
This browser does not support the video element.
Haber Merkezi
1993 yılının en kanlı ve karanlık provokasyonlarından biri olan Sivas olayları 28 yıldır aydınlatılmayı beklerken, mazlumlar Medres-i Yusufi’ye ye çevirdikleri zindanlarda çile doldurmaya devam ediyor. 28 yıldır, 26 tane adli soru kamuoyu tarafından cevaplandırmayı beklerken, düzmece polis raporlarıyla suçlu ilan edilen kurbanların feryatları zindan duvarlarından dışarı çıkmıyor.
Marksist-Leninist yapılanmaların kışkırtmasıyla başlayan ve devlet içerisine çöreklenmiş karanlık ellerin seyretmesiyle büyüyen provokasyon sonucu 37 kişi hayatını kaybetmişti. Türkiye’deki huzur ve kardeşlik ortamını sabote eden esas failler dışarda gezerken, onlarca mağdur başkasının işlediği bir suçun günahını çekiyor. Mağdur yakınları ve hukukçular ise af değil adalet beklediklerini ısrarla vurguluyor.
Mağdurlar tepkili
Sivas davası sanıklarından Bülent Düvenci’nin eşi Buket Düvenci: “Ben eşimin suçlu olduğunu bilsem adalet aramam. Cezasını çeksin derim. Lakin eşim suçsuz. Onlarca belge bilgi ortada. Biz sadece yeniden yargılanma talep ediyoruz. Hesap mahşere kalmasın istiyoruz. Sahipsiz bırakıldık. Kimse feryadımızı duymuyor. Bu provokasyonu gerçekleştirenler Türkiye’nin huzur ve kardeşlik ortamını hedef aldı. 1993 yılı çok karanlık bir yıl. Birçok faili meçhul cinayetler bu süreçte işlendi. O dönem aydınlatılırsa, Sivas sanıklarının suçsuz olduğu da anlaşılacaktır. Bunun istisnası yok. Orada hayatını kaybedenler de bu ülkenin insanları. Çok büyük acılar yaşadılar. Esas failler dışarda gezerken, eşim gibi nice suçsuz insan yıllardır çile dolduruyor.”
Yeniden yargılanma olmalı
Sivas mazlumu avukatlarından Cüneyt Toraman: “Sivas davasının bütün sanıkları cezaevlerinden yaşamını yitirse bile etse bu davanın mutlaka yeniden görülmesi gerekir. 28 yıllık bir kumpas davasından bahsediyoruz. Bu davanın provokasyon, kurgu ve kumpas olduğuna dair çuval çuval delil var. Esas failler cezalandırılmalı. Kumpas tüm yönüyle aydınlatılmalıdır. Tek bir çakı bıçağının dahi ele geçirilmediği olayda, sanıklar anayasayı yıkmak suçundan mahkum edildi. Adalete ve hukuka saygısı olan herkesin, böyle bir davadan dolayı utanması gerekir. Balyoz ve Ergenekon nasıl yeniden incelendiyse Sivas’ta yaşanan olaylar da yeniden incelenmelidir.”
Haklar gasp edilmiştir
Sivas davası avukatlarından Hüsnü Tuna: “Madımak otelinin yanması sonucu insanlar dumandan boğularak ölmüş, 4 Sivaslı vatandaş da ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybetmiştir. Teşhisler polislere yaptırılmış. Sanıkların en temel hakkı olan savunma hakkı, masumiyet karinesi, müşahhas delil sunma hakları ihlal ve ihmal edilmiştir, deliller görmezden gelindiği gibi kasıtlı olarak gizlenmiştir. Olayların önlenmesi konusunda görev ve sorumluluğu bulunan hiçbir kamu görevlisinin adli kovuşturma sürecinden geçmemesi gibi hususlar da iyi yönetilmeyen bir toplumsal krizdeki kamu yönetimi sorumluluklarının acilen gizlenmesine, örtülmesine veya geleneksel olarak farklılıklarla yüzleşmekten kaçınılmasına yönelik tutum ve davranışlar gözden kaçırılmıştır.”