AKİT MENÜ

Gündem

Ölürsek cennet bizim kalırsak devlet bizim

Henüz 14 yaşındayken gazilik mertebesiyle şereflenen Adviyye Gül İsmailoğlu, “Bizlerde o gece ölüm korkusu yoktu. ‘Ölürsek cennet bizim, kalırsak devlet bizim’ düsturuyla meydanlara koştuk” dedi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaralanan gazi Yusuf Çiftçi ise, “Üzerimize ateş açılınca o hainlerin Türk askeri olmadığını anladık” diye konuştu.

FETÖ’nün 15 Temmuz ihanetinin yıldönümü yaklaşırken, gaziler ve şehit yakınları o ihanet gecesi ile ilgili anılarını paylaşmaya devam ediyor. Hainlerin kalkışmasını engelleyebilmek için büyük bir mücadele ortaya koyan vatandaşlardan biri de Adviyye Gül İsmailoğlu’ydu... Genç yaşına karşın Türkiye’nin darbe girişimini hak etmediğinin bilincinde olan İsmailoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara daveti üzerine annesi, babası ve ablasıyla Fatih’teki evinden çıktı.

Şahadet en şerefli ölüm

Elinde ve sırtında Türk bayrağı, dilinde tekbirle Saraçhane’deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasına doğru ailesiyle ilerleyen İsmailoğlu, “Şehadet en şerefli ölümlerden biridir” düşüncesinden aldığı güçle asker üniforması giyen terör örgütü üyelerine diğer vatandaşlarla birlikte direniş gösterdi.

Annesine evden çıkmadan önce “Ölürsek şehit olur muyuz?” diye sorduğunu, onun da kendisine, “Vatanımız için gidiyoruz. Vatan sevgisi imandandır. Allah’ın izniyle ölürsek şehit, kalırsak da gazi oluruz” yanıtını verdiğini aktaran İsmailoğlu, “Belediyenin önünde asker kılığına girmiş hainler barikat kurmuşlardı. Ellerinde tüfekleriyle insanlara nişan almış bekliyorlardı. Normalde, insanın silahların üstüne yürürken korkmaması imkansızdır. Ama gerçekten bir korku yoktu. Ülkem için savaşmanın gururuna erişebileceğime inanıyordum” dedi.

Darbecinin kurşunu sırtında 15 santimlik delik açtı

Önlere doğru ilerlemeye çalışırken, üstlerine “yağmur gibi” mermi yağdırdıklarını aktaran İsmailoğlu, insanların başlarından ve kalplerinden vurulduklarını gördüğünü, babasının kendilerini kurşunlardan korumak için yerde tutmaya çalıştığını belirterek, vurulma anından şöyle bahsetti: “Yanıma bir yaralı düştü. Dizinden vurulmuştu. Bağırmasını duydum ve yardım etmek için ayağa kalktım. Kalktığımda sırtımda acı hissettim. Sırtımdan vurulduğumu düşündüm ama mermi sol kolumdan girmiş, kürek kemiğimin ucunu parçalamış, akciğerlerimin ikisini de ucundan zedelemiş. Sırtımda da 15 santim çapında bir delik açmıştı. Yere düştüm. İçimde bir rahatlık vardı. Yavuz Sultan Selim’in dediği gibi, ‘Ölürsek cennet bizim kalırsak devlet bizim.’ Belki bu bilinçte olduğum için korku hissetmedim. Bir vatandaş bizi aracına aldı. O geceki en belirgin duygulardan biri kimsenin birbirini tanımadan herkese yardım etmesiydi.”

FETÖ ile ilgili özellikle kendi davalarını yakından takip ettiğini aktaran İsmailoğlu, “Mahkememizde elime konuşma fırsatı geçti. Onlara  ‘Siz daha 14 yaşında küçük bir kız çocuğuyla baş edemiyorsunuz. Koca ülkeyi ele geçirmeyi nasıl düşündünüz?’ diye sordum” dedi.

Yorumlara Git

Beştepe'de tarihi zirve! Dünya liderleri Külliye'ye mehter marşlarıyla girdi!

Malum kafadan rezil benzetme! AK Partili vekil etkinliği terk etti

Fransızlarla yapılan anlaşmaya misilleme! Bu imza Yunan'ı çok kızdıracak

Başkan Erdoğan'dan sosyal medyada videolu mesaj: Trump'ı ağırlamaktan memnuniyet duydum

Ankara'daki tarihi zirveye dev katılım! Avrupa'nın güçlü liderleri peş peşe başkente ayak bastı!