AKİT MENÜ

Gündem

Tunus’taki darbe, Türkiye’nin güvenliğine yapılmış darbedir

Tunus’ta gerçekleştirilen darbe sürecini Mısır’da yaşanılanlara benzeten Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Doğan Bekin, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri ile kirli ilişkiler yürüten darbeci Cumhurbaşkanı Kays Said’in sadece Tunus’un milli iradesine değil, Türkiye’nin güvenliğine de darbe vurduğunu söyledi. Bekin, Tunus’un ardından sıranın Cezayir’e geldiğini dile getirdi.

Tunus’ta Batı kuklası Cumhurbaşkanı Kays Said’in eliyle gerçekleştirilen darbe girişiminin yankıları sürerken, ilk darbenin 13 Mart 2021’de planlandığı ancak, darbe şartlarının olgunlaşması için 4 ay beklendiği ortaya çıktı. Yeni Akit’e Tunus’ta gerçekleştirilen darbeye ilişkin konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Doğan Bekin, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Mart’ta parlamentoya kilit vurmak istedi”

“13 Mart 2021 tarihinde parlamentoya kilit vurmak için aslında Tunus’un 80’inci maddesine göre çok gizli olarak hazırlanmış olan bir belge ile müdahale etmeyi düşünüyordu” diyen Bekin, “Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said kendisi seçildiği günden itibaren parlamenter sistemi siyasi parti kanunlarını ve cumhurbaşkanının yetkileri konusunda sürekli izahatlarda bulunarak, Cumhurbaşkanlığının daha büyük yetkilerle donatılmasını istiyordu. Tunus’un geçirdiği bir darboğaz süreci vardı. Bu süreci kendi lehine kullanmayı istedi. Bunda da büyük oranda başarı elde etti. Parlamentoyu kapatıp yürütmeyi kendi uhdesine almak için plan yaptı. Danışmanlarından birinin bu belgeyi sızdırması üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Fakat burada hükümetin, parlamentonun yetersizliği de söz konusudur. Cumhurbaşkanının bu darbe hamlesinden sonra gerekli tedbirleri almaları gerekiyordu. Bu konuda yetersiz kaldılar” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin güvenliğine karşı da yapılmış bir darbedir”

 “Tunus’un ekonomisi büyük ölçüde Libya’ya dayanmaktadır. Libya’daki istikrarsızlık ister istemez Tunus’u da yakından ilgilendiriyor. Çünkü istihdam ve iş gücünün büyük orandaki yeri Libya’dır” diyen Bekin şunları dile getirdi: “Libya’nın nüfusunun düşük olması nedeniyle en çok Mısır’dan ve Tunus’tan istihdam söz konusuydu. Tabi Libya’daki iç savaş ve sonradan ortaya çıkan pandemi ister istemez Tunus’u büyük oranda ekonomik bakımdan, sosyal bakımdan sarstı. Kays Said de bundan yararlanarak, özellikle Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Mart ayında bir darbe girişiminde bulundu. Bunda başarılı olamadı. Temmuz ayında bunu gerçekleştirdi. Bu darbe sadece Tunus halkına, Tunus parlamentosuna yapılan bir darbe değil. Aynı zamanda Türkiye’nin güvenliğine karşı da yapılmış olan bir darbedir” diye konuştu.

“Mısır’da ne yaşandıysa aynısı şu an Tunus’ta yaşanıyor”

Doğan Bekin, “Tunus’taki ekonomik çıkmaz, dış güçlerin tahrikleri ile daha da derinleşmeye başladı. Tunus’un mevcut nüfusu 11 milyon. Tunus’ta büyük ölçüde girdi istihdam bakımından, ihracat bakımından Libya, diğer önemli kalem de turizmdir. Pandemi nedeni ile turizm büyük darbe yedi. Tunus’ta pandemiden 17 bin kişinin ölmesi, pandeminin yaygınlaşması iyice hükümeti büyük bir girdaba düşürdü. İlk darbe girişiminin Mart ayına denk gelmesi çok dikkat çekicidir. Mısır’da darbe öncesi yaşanan koşulların aynısı şu anda Tunus’ta da geçerli. Ekonomi büyük bir çıkmaza girdi. Darbeyi kolaylaştırdı. Tunus’un da derecelendirme notunu –B’ye kadar indirdiler. Böylelikle de darbeci Cumhurbaşkanı’nın önünü açan adımlar atılmış oldu. Cumhurbaşkanı Kays bütün yetkilerini kendisinde toplayarak Tunus’ta yeni bir Burgiba olma yolunu seçmiştir. Kendisini seçen halka rağmen, parlamento ve hükümete rağmen mevcut statükoyu eleştirerek diktatöryal bir yapının yolunu kendisine açtı. Bunu Mısır’da da, Sudan’da da gördük” ifadelerini kullandı.

“Tunus’un düşmesi, sıranın Cezayir’e geldiğinin göstergesi”

Bekin, şöyle devam etti: “Tunus’un da düşmesi durumunda sıranın Cezayir’e gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Çünkü bu ülkeler özellikle Tunus hükümeti, Libya’daki Trablus Hükümeti ve Cezayir’deki hükümet Türkiye ile olan ilişkileri son dönemlerde en üst düzeye çıkarmışlardı. Türkiye’nin şu anda sadece Cezayir’de milyarlarca dolar yatırımları söz konusudur. Birçok Türk firması görev yapmakta ve Cezayir’in istikrarına Türkiye’nin büyük katkıları olmuştur. Türkiye yeniden o tarihi bağları Cezayir’de güçlendirmiş vaziyettedir. Cezayir’de katliamlardan itibaren Fransa’ya karşı büyük bir tepki var. Cezayir yavaş yavaş Fransa’nın cenderesinden çıkıyor. Manevi ve kültürel bağları olan Türkiye ile olan ilişkileri geliştirme yoluna gitti. Tunus ta benzer şekilde Türkiye ile büyük yakınlaşma içerisine girdi. Fransa burada da ne yazık ki düğmeye basarak Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in arkasında durdu. Orada bir an önce müdahale yapması konusunda teşvik etti”

“Amaçları Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırmak!”

Bütün oyunların Türkiye üzerine kurgulandığını ifade eden Bekin, “Burada bütün oyun Türkiye üzerine oynanmaya çalışılıyor. Bu darbe girişimi Türkiye’yi Doğu Akdeniz Politikası’nda yalnızlaştırma politikasının bir sonucudur. Tunus’tan sonra beklenen Cezayir olabilir. Zaten Mısır’da, Sudan’da istedikleri amaca vardılar. Büyük ölçüde puzzle’ın parçaları bu şekildedir. Türkiye’yi bir kıskaca alabilme politikasının bir sonucudur bunlar” değerlendirmesinde bulundu.

Sol cenaha tepki!

Doğan Bekin, “Siyasal İslam’a karşı bir darbedir” diyenlere de, “Bizim sol cenah Tunus’taki darbe için diyorlar ki; ‘Siyasal İslam’a karşı bir darbedir’. Asıl siyasal İslam’a karşı dedikleri Ennahda Hareketi bir hassa parlamentonun yetkilerini kısıtlamak isteyen bir cumhurbaşkanına karşı duruş sergileyerek onun istediği yasama değişikliklerini yapmadı. Asıl duruşu onlar sağladılar. Diktatöryel bir sistemi kabul etmedikleri için” tepkisini gösterdi.


Yorumlara Git

Tüm ülkenin elektriği aynı anda kesildi!

Katil Netanyahu İçişleri bakanımız Mustafa Çiftçi'yi hedef aldı! 'Kudüs'e vali olmak istiyor'

Belçika ABD'yi ezdi geçti!

Trump, Ankara'ya gelmek için yola çıktı!

14 gündür ezan okunmuyor!