AKİT MENÜ

Gündem

Adli Tıp’a neşter vurulsun

28 Şubat darbecilerinin zindandan tahliye umudu haline gelen Adli Tıp Kurumu’nun geçmişten bugüne verdiği raporların şaibeli olduğuna vurgu yapan uzmanlar, kurumun şaibelerden arındırılması gerektiğini söylüyor.

Güncelleme Tarihi:

 Yavuz Selim  İstanbul 

28 Şubat darbecilerinin zindandan tahliye umudu haline gelen Adli Tıp Kurumu’nun geçmişten bugüne verdiği raporların şaibeli olduğuna vurgu yapan uzmanlar, kurumun şaibelerden arındırılması gerektiğini söylüyor. 28 Şubat davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan ve eski Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri’nin Adli Tıp süreci başlatılırken, diğer 11 ismin başvurusunun da işleme alınacağı söyleniyor.

Kararlarıyla şaibeli oldu

Darbecilerin “cezaevinde kalamaz” raporu almak için başvurduğu Adli Tıp Kurumu’nun yapısının şaibeli olduğu ifade ediliyor. Daha önce Adli Tıp Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunmuş olan Uluslararası Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, mevcut Adli Tıp ihtisas heyetinin çoğunluğunun CHP’li Mehmet Moğultay’ın Adalet Bakanlığı döneminde atandığını öne sürüyor.  Akit’e konuşan Adalet Platformu Başkanı Çevik, “Adli Tıp Kurumu üzerinde en az çeyrek asırlık süreden beri şaibe bulunmaktadır. Teröristler, İslam düşmanları kollanırken, mazlum ve mağdurlara hep suçun devam etmesi yönünde raporlar hazırlanıyor. Bunların Moğultay’ın Adalet Bakanlığı döneminde yerleştirildiğini düşünüyoruz. Böylesine şaibeli bir kurumun 28 Şubat darbecileriyle ilgili kritik bir rol üstlenecek olmasını kabul edemeyiz” diyor.

Kurumun geçmişteki yanlışlarına değinen Çevik, “Doktor raporlarına rağmen Sivas mazlumlarına ‘cezaevinde kalamaz’ raporu vermeyen, 28 Şubat mağdurlarının hastalıklarına göz yuman Adli Tıp’ın 28 Şubat darbecilerine tolerans tanıyacağına yönelik iddiaları vahim olarak karşılıyoruz. Adli Tıp Kurumu muhakkak şaibelerden arındırılmalı ve ihtisas kurullarındaki kadrolar tamamen yenilenmelidir” sözlerini paylaşıyor.

 

Af değil malları konuşulmalı

28 Şubatçıların tahliyesinin suça teşvik olacağını belirten Adem Çevik sözlerini şöyle sürdürüyor: “28 Şubat darbecileriyle ilgili bizim affı, tahliyeyi değil apoletlerinin sökülmesi ve malvarlıklarına el konulmasını konuşmamız gerekmektedir. Onlar o malvarlığını darbe yoluyla kendilerine sağladıkları imtiyazla edinmişlerdir çünkü. Cezaevindeki 14 darbecinin yanı sıra 28 Şubat’ın medya, sermaye, yargı, siyaset ve STK ayağı açığa çıkarılıp onların da cezalandırılması gerekmektedir. 28 Şubat darbecilerinin affı darbe suçuna teşvik olur. Hükümetimiz Adli Tıp’ın raporlarını mercek altına almalıdır.”

Adli Tıp'a dikkat

Dünya Düşünce Derneği Genel Sekreteri Av. Mehmet Şamil Şenalp, Adli Tıp Kurumu’nun vereceği raporlara dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Avukat Mehmet Şamil Şenalp, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda af yetkisi sadece Cumhurbaşkanı’na tanınmış çok istisnai bir yetkidir. Bunun dışında Adli Tıp Kurumu’nun hükümlüleri her ne sebeple olursa olsun af sonucunu doğuracak muamele yapması mümkün değildir. Bu olduğu zaman hukuka güveni örseliyor. Hükümlüler arasında eşitsizliğe neden oluyor. Aynı hükümlülülere aynı muamele yapılması gerekirken sesi yüksek çıkan, geçmişten beri kendilerini imtiyazlı gören kişilerin tahliyesi kamu vicdanını yaralıyor” diyor.

Şenalp, “28 Şubat darbecileriyle ilgili velev ki cezaevi koşullarında kalamayacağı öngörülsün ve gerçekten hekim raporuna bağlanmış olsun. Bunun neticesi cezanın sona ermesi veya tahliye olmaması gerekir. Kişi hükümlüyse, rahatsızlığı ne ise cezaevi şartlarında bir hastane ortamında yine cezasını çekmesi gerekir. Çünkü ömür boyu hapis denildiği zaman kamunun da kamu vicdanının da anladığı budur. Yoksa kişi rahatsızlanıp sağlık raporunu getirdiği zaman affedilmesi söz konusu değil” ifadelerini kullanıyor.

Hukukçu Şamil Şenalp, şunları vurguluyor: “Söz konusu şahıslar düne kadar Bodrum’da, Marmaris’te tatil yaparken sağlıklarıyla ilgili bir problem yaşamazken ne zaman ki cezaevine girdiklerine hastalıklarının depreşmiş olması inandırıcı değildir. Kamuoyu bu hususu yakından takip etmektedir. Adli Tıp’ın vereceği rapora dikkat edilmelidir.”

 

Yorumlara Git

Eski bakan açıkladı: İsrail'in 10 günlük mühimmatı kaldı

Gazetecilere sert çıktı! Ronaldo’dan emeklilik sorusuna olay cevap

“Üretim yetersiz” diyenler mosmor oldu! Türkiye elektrikte tükettiğinden fazlasını üretti

İletişim Başkanı Duran’dan NATO Zirvesi mesajı! Türkiye İttifak’ın sarsılmaz üyesidir

Umman denizi, 1 ABD askerine daha mezar oldu