Siyaset
Gerçek çok başka çıktı! Ali Babacan ve Abdullah Gül...
Gazeteci Abdulkadir Selvi, seçime kendi adaylarıyla gireceklerini açıklayan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte yol alacağı iddialarına değinerek, “Aralarının iyi olmadığı geliyor kulağıma. Hem kendisi varken yıpranmış bir Abdullah Gül’ü neden ileri sürsün?” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı, “6’lı masa 2023’ü göremeyecek” açıklaması gündemdeki yerini korurken, birbirlerine aba altından sopa gösteren Millet İttifakı ilk firesini verdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, seçimlere kendi partileriyle ve kendi adaylarıyla gireceklerini açıkladı.
Babacan’ın açıklaması akıllara eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü getirdi. Daha önce de Abdullah Gül ile birlikte yol yürümek isteyen Babacan’ın, seçimlerde eski cumhurbaşkanını aday göstermek istediği ileri sürüldü.
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, Babacan ve Gül iddialarına değinerek gerçeğin başka olduğunu belirtti.
Selvi’nin bugünkü yazısının ilgili bölümü şu şekilde:
Son dönemlerde küçük partiler önemli hamleler yaparak gündemi belirleyebiliyorlar. Ümit Özdağ’ın Mansur Yavaş çıkışından sonra Ali Babacan da seçimlere DEVA Partisi olarak katılacaklarını açıklayarak dikkatleri üzerine çekti.
Babacan’ın seçimlere tek başına gireceklerini açıkladığı sırada İstanbul Mushafı’nın tanıtım toplantısı nedeniyle AK Partililerin olduğu bir grupla birlikteydim. İlk tepkileri, “El yükseltiyor” oldu. “Taktik hamle” diyen de çıktı.
CAN ALICI SORU
AK Partililerin asıl merak ettiği ise 6’lı masa ve cumhurbaşkanlığı seçimiydi. 6’lı masadan ayrılıyor mu, muhalefetin cumhurbaşkanı adayını destekleyecek mi, cumhurbaşkanı adayı olacak mı soruları havada uçuştu. Babacan o sırada basın toplantısına devam ediyordu.
MUHALEFETTE PANİK
Muhalefet cephesinin nabzını tutmak için AK Partili grubun arasından sıyrıldım. Muhalefette kaygı vardı. Kısa süreli “6’lı masa dağılıyor mu?” paniği yaşandı. Babacan, “6’lı masada verdiğimiz bütün sözlerin arkasındayız” deyince biraz rahatladılar.
CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI
Sonra asıl soru geldi. Cumhurbaşkanı adaylığı konusu. Babacan, “Ortak cumhurbaşkanı adayı seçimlerde başarı sağlamak için önemli olacaktır. Mutabakat sağlanamazsa farklı seçeneklere de bakılır. A planımız 6’lı masada ortak aday oluşturup tek adayla seçimlere girmek. A planımız bu” dedi. Bu yanıt muhalefetin kafasını karıştırdı. Bir de Temel Karamollaoğlu’nun gündeme getirdiği üçlü ittifak konusu vardı. DEVA kendi başına seçimlere girecekse o zaman üçlü ittifak nasıl olacak? Babacan, “Bize gelebilecek farklı tekliflere, farklı işbirliği alanlarına açık olduğumuzu, her zaman diyalogdan yana olduğumuzu ifade ettik” diye konuştu.
MASA DAĞILDI
Babacan ve yardımcısı İdris Şahin cumhurbaşkanı adayı konusunda 6’lı masa ile birlikte hareket edeceklerini söylediler ama ikna edici olmadılar. Bu durumda muhalefet 6’lı masaya nasıl devam edecek? Babacan seçimlere ayrı girecekse CHP’li bir cumhurbaşkanı adayını neden desteklesin?
CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI
Babacan’ın elini güçlendirmek için bir hamle yaptığı belli. Siyasette bu tür taktik hamleler olur. Tabii başarılı çıkacaksan. Yoksa kendi taktiği ile sırtı yere gelen pehlivana dönersin. Babacan’ın bir sonraki hamlesi kendisinin cumhurbaşkanı adaylığı olabilir mi? Babacan bu çıkışı Abdullah Gül için yaptı deniliyor ama pek katılmıyorum. Aralarının iyi olmadığı geliyor kulağıma. Hem kendisi varken yıpranmış bir Abdullah Gül’ü neden ileri sürsün? Konuştuğum AK Partililerde “Bu daha başlangıç” havası vardı. “6’lı masa dağıldı” yorumları ağırlıktaydı. “Bize ihanet eden onlara da ihanet etti” yorumları da yapılmadı değil. İki kanada kulak vermem yararlı oldu. Çünkü bu yazıyı ben yazmadım, sıcağı sıcağına yaptıkları değerlendirmelerle onlar yaptı.
YENİ SÜPRİZLER OLUR MU?
Cumhurbaşkanı adayını belirleme sürecinde ve milletvekili listelerini hazırlama aşamasında bu tür kopmalar bekleniyor. Testi çatladı. Bu testi artık su tutmaz. 6’lı masa şeklen ortada dursa da siyaseten anlamını kaybetti.
KILIÇDAROĞLU SARSILDI
Babacan’ın kararı en çok Kılıçdaroğlu’nu sarstı. Hem ortak cumhurbaşkanı adaylığı suya düştü hem de Babacan’a diğer liderlerden daha çok değer veriyordu. Öyle ki bir lider, “Babacan’la Kılıçdaroğlu arasında ayrı bir ittifak var gibi. Her nedense ona çok kıymet veriyor” demişti. Zaten demokrasinin yıldızı ilan etmişti. Kılıçdaroğlu’nun prensi gözüyle bakılıyordu. Babacan, Erdoğan ve Gül’den sonra Kılıçdaroğlu’na da kazık attı. Babacan’ın açıklamasının Kılıçdaroğlu’nu sarstığı ve devamı gelecek mi kaygısı yaşattığı söyleniyor. Ben Kılıçdaroğlu’nun ilgisini Abdullah Gül faktörüne bağlamıştım ama meğer Kılıçdaroğlu, Babacan’ı elinde tutmak istiyormuş.
AKŞENER VE KILIÇDAROĞLU’NUN ÇABASI
Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener erken seçim diye bastırırken bu tür kopmaların önüne geçmeye çalışıyorlarmış. Ama başarılı olamadılar. Testi çatladı. Bu testi artık su tutmaz.