Siyaset
Bu Akşener'i tanıyacaksınız!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "helalleşme" çağrısı kapsamında 28 Şubat darbesinde ihraç edilen öğretmen Sultan Kara'yı ziyareti, 28 Şubat davası kapsamında ifadesine başvurulan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in sözlerini yeniden gündeme geldi.
28 Şubat darbesinde dindar insanların temel haklarını elinden alan CHP'nin Genel Başkanı Kemasl Kılıçdaroğlu, "helalleşme" çağrısı kapsamında darbenin mağdurlarından ihraç edilen öğretmen Sultan Kara'yı ziyaret etti.
Kılıçdaroğlu'nun ziyareti, bugünkü ittifak ortağı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in, 28 Şubat davası kapsamında 2015 yılındaki "mağdur" sıfatıyla verdiği ifadeyi gündeme getirdi.
Meral Akşener'in 2015 yılındaki ifadesinin yer aldığı AA'nın haberi şöyle:
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, beyanının ardından avukatların sorularını yanıtlayan Akşener, Türk ordusunun 150 yıllık iki endişesinden birinin bölünme, ikincisinin rejimin değişmesi olduğunu, tarihsel süreçte bunların haklı dayanakları bulunduğunu, kendisinin de bu endişelerin tahrik edildiğini söyleyegeldiğini ifade etti.
'Sayın Erbakan'ın hakkını teslim etmem lazım'
O dönemde işveren ve işçi konfederasyonları TİSK ve TÜRK-İŞ'in "irtica gitsin" diye aynı yerde olduğunu söyleyen Akşener, "Sayın Erbakan'ın hakkını teslim etmem lazım. Dini bir motivasyon üzerinden tetik düşerse, önünün çok zor alınacağını söylüyordu. Bu konuda hassastı. Ama irticanın tanımı konusunda birbirimizden farklıydık. Bugün siyasal İslam olarak tanımlanıyor, o gün irtica" şeklinde konuştu.
Akşener, bir sanık avukatının, "Jandarmanın tuttuğu zabıtlar, kayıtlar fişleme olarak nitelendirilebilir mi?" sorusu üzerine, "Avukatı fişleyeceksiniz, parti başkanını fişleyeceksiniz. Niçin? Bunu polis de jandarma da başka biri de yapsa yanlış" dedi.
Devletin "terör örgütü" olarak kabul ettiği örgütlere ilişkin teknik takiplerin, istihbarat bilgilerinin kendisine geldiğini aktaran Akşener, ancak Emniyet üzerinden "sıradan insanlar" hakkında bilgi gelmediğini bildirdi.
'Tanklar yolunu şaşırdı'
Başka bir soru üzerine, Sincan'dan tankların geçişine değinen Akşener, Sincan'dan tatbikat için tankların gittiğini ancak güzergahın farklı olduğunu anlattı. Tankların, güzergah dışında, ilçe içinden geçerek seyrettiği için "muhtıra, darbe" görüntüsü çıktığını kaydeden Akşener, "Tanklar niçin buradan geçti?" sorusuna, "Yolunu şaşırdı" yanıtının verildiğini söyledi.
Akşener, Refah Partisinin daha sonra Anayasa Mahkemesince irtica odağı olduğu gerekçesiyle kapatıldığını, AİHM'nin de karara itirazı haksız bulduğunu hatırlattı.
Meral Akşener, döneme ilişkin bir başka soruyu yanıtlarken, "Başörtülü kadınlar yürürken bir el tarafından başörtüsünün çekileceğinden, başı açıklar da saçlarının çekileceğinden korkuyordu. Bu korku samimi bir korkuydu. Ama her yerde olduğu gibi, beni bağışlayın, erkekler devreye girince böyle oluyor" dedi.
Sanıklardan Çetin Saner'in avukatı Murat Tanfer Türemen söz alarak, müvekkilinin "yağlı kazık" sözünden pişmanlık duyduğunu dile getirdiğini belirtti ve ardından Akşener'e, "dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan'ın müvekkiliyle niçin görüştüğünü", "Bir otomobilin, Zırhlı Birlikler'in kapısını zorladığını" ve "Deniz Hava Üs Komutanlığına zorla girmeye teşebbüs edildiğini bilip bilmediği" sordu.
'Sağır sultan biliyor, sadece ben değil'
Bunları bilmediğini belirten Akşener'e Avukat Türemen, Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Birand ve Reyhan Yıldız'ın "Son Darbe: 28 Şubat" kitabına atfen bir soru yöneltti. Akşener, soru üzerine şunları kaydetti:
Kitabı okudum, 2011 seçimleri zamanında da televizyon programını izledim. O dönemde DYP'den istifa eden milletvekilleriyle ilgili, örneğin bir otelde, sivil bir sistemin içinde, o otele, istifa edeceği düşünülen milletvekillerini ikna etmek için diğer milletvekili gider, beraber istifa ederlerdi. Bunların bir kısmı korkudan, bir kısmı iddialara göre bakanlık sözüyle, bir kısmı para aldığı için. Ama bunları hiçbir yerde paylaşmadım. Çünkü davanın konusu olmadığını düşünüyorum. Hatta bir DSP milletvekilinin beyanı var, '2 milyon dolar, 5 milyon dolara çıktı'. Bir kuvvet komutanının, 'Ayağınızın altından halı gidiyor, koltuk gidiyor' dediği gibi duyumların varolduğunu sağır sultan biliyor, sadece ben değil.
Akşener, soruya yanıt verdikten sonra, Avukat Türemen'e, "Siz niye agresifsiniz?" diye sordu, avukatsa bunu kabul etmedi.
Türemen, müvekkilinin "yağlı kazık" sözüne yönelik beyanda bulunulurken, "edep dışı, ahlak dışı" denilmesi konusunda, "Burası ahlak mahkemesi değil, TCK'ya göre yargılama yapan mahkemedir" dedi.
Akşener'in sinirlendiği soru
Akşener, Türemen'in, "Sizin, 'Başbakanlık teklif edilseydi, ara dönem başbakanı olurdum' dediğiniz yazıyor" sözü üzerine sinirlenerek, "Kesinlikle öyle bir şey yok. Bunu yazan da şerefsizdir, müfteridir, yalancıdır, alçaktır. Asla böyle bir beyanım yok. Milliyet gazetesinde, 'Transfer teklifi sadece Meral Akşener ve Hasan Ekinci'ye gitmedi', diye manşet vardı" ifadelerini kullandı ve avukatın sorularını artık yanıtlamayacağını belirtti.
Ardından Akşener, "Kızınıza, karınıza, annenize, kız kardeşinize, teyzenize, halanıza, inşallah 'Onu çırılçıplak soyup, yağlı kazığa oturturum' demezler" dedi.
Avukatın cevabından sonra da Akşener, "Sayın avukat, kendi eşine ve kız kardeşine böyle bir söz söylenirse gereğini kendisinin yapacağını söyledi. Eğer bu hukuki ise ailemin erkekleri gereğini yapmak zorundadır. Eğer herhangi bir şey olursa da sayın avukatı şahit göstereceğim" ifadelerini kullandı.
Meral Akşener, DYP'den istifalara ilişkin, "Bu istifaları TSK'dan birileri mi yaptırmıştır?" sorusunu, "Silahlı Kuvvetlerin niçin suçlandığına ben karar veremem. Açık açık konuşuluyordu" diye konuştu.
Sanıklardan Alican Türk, "askerlerin, Aczmendiler'i kullandığına ilişkin bilgisi olup olmadığını" sorması üzerine Akşener, bu grubun içinde kim var, kim yok bilmediğini, ancak ilgili kişilerin daha sonraki beyanları bulunduğunu ifade etti.
'Sizin kadar biliyorum'
Akşener, müşteki avukatlarından Reşat Petek'in "28 Şubat'ın ABD ile bağlantısı olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu yanıtlarken, "Başlangıçta 28 Şubat meselesinin yerli bir proje olduğunu düşünmüştüm. Fakat daha sonra, JINSA'nın bir açıklaması var, 'REFAHYOL'u biz düşürdük' diye. Elçilerle görüşmem olmadığı için bilmiyorum. Basına yansıyan bilgilerden, sizin kadar biliyorum" dedi.
'Kendi tabanı da Hoca'yı çok yalnız bıraktı'
Necmettin Erbakan'a "28 Şubat sürecinde direnmedi" denilerek, çok haksızlık yapıldığını söyleyen Akşener, "Hoca için, o günü, bugünün şartlarında yargılamanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Buradan çok açıklıkla ifade etmek isterim, kendi tabanı da hocayı çok yalnız bıraktı. Çok nazik, son derece milli, son derece yerli, inanılmaz zarif bir insandı rahmetli Erbakan. Askeri cenahla da ilişkileri bu şekildeydi" ifadelerini kullandı.
Akşener, "28 Şubat kararlarını imzalamayıp, istifa etselerdi, ne olacağının meçhul kalacağını" belirterek, "O konuda bizi suçlayabilirsiniz. Ama bu siyasi suçlama olur" sözlerini sarfetti.
Akşener, bir soruyu ise şöyle yanıtladı:
28 Şubat 1997'deki MGK'da alınan 18 maddenin uygulanmasına, asıl Sayın Mesut Yılmaz'ın başbakanlığı döneminde başlandı. REFAHYOL düştükten sonra ilk İstanbul Üniversitesinde başörtüsü meselesi başladı. Yeğenlerim orada okuyordu. Sonra diğer üniversitelere yayıldı. Tedbirlerin şiddetlenerek yayıldığı bir dönem oldu. Şu hep beni şaşırtmıştır, sakallı adamlar üniversitelere girer, küpeli gençlerimiz girer, girsinler sakıncası yok, erkeklerin kılık kıyafetiyle uğraşmadınız, kadınlarla uğraştınız. Böyle bir şey olabilir mi? İnsan hakları açısından antidemokratik uygulamadır. Kadınlara 'İnancınız için mi başörtüsü takıyorsunuz' diye soruluyordu. İnanç için takabilir, yakışıyordur, saçı azdır, peruk yerine onu takabilir. Türkiye'de bütün tanzimler kadın üzerinden yapıldığı için çok daha travmatik, çok daha acı oldu.
Ben buna biraz da sınıfsal baktım. Benim başım açık, İzmit'in Gündoğdu Köyü'nde doğdum, bana hep 'Fakir köylü kızı' dendi. Bir kitapta, 'Kara kuru, elleri nasırlı, kafası ekmek yemekten büyük, kavruk kadının adı Meral Akşener'dir, yazıldı. Ben de dedim ki 'Bu ben değilim, hepinizsiniz'. Bundan sonrasında tarafların her birinin, başta ben olmak üzere, bunlardan ders çıkarıp, tekrarına yol açılmamak üzere yeni yol çıkarmasını temenni ediyorum.
Sanıklardan dönemin MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç söz alarak, birçok kişinin duruşmaya gelmediğini, bu sebeple Akşener'in duruşmaya gelmesinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Kılıç, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan için, "Gelmiş geçmiş en nezih bir devlet adamı. Çok kibardı" nitelemesini yaptı.