AKİT MENÜ

Dünya

Çin’in Uygurlara zulmü bitmiyor

Çin’in Uygur Türklerine yönelik zulmü sürerken, hâlâ birçok kişi ailesinden haber alamıyor. Türkiye’de doktora öğrencisi olarak eğitim alan Tursun Can Heyit, Çin polisinin anne, baba ve kız kardeşini toplama kamplarına aldığını ve kendisiyle görüşmesine izin vermediğini belirterek, “Tüm çabalarına rağmen Çin yönetiminden ailemle ilgili bir cevap alamıyorum” dedi.

GÖKSEL ÇAĞLAV  ANKARA

Komünist Çin hükümetinin Müslüman Uygur Türklerine zulmü her geçen gün artıyor... “Sırf namaz kılıyor, İslami inançlarını yerine getiriyor ve İslam dinini yayıyorlar” diye Uygur Türklerine kötü muamele, tecavüz ve aşağılama gibi tutumlarını devam ederken Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi heyetinin yerinde incelemesi tamamlandı. Ancak hazırlayacakları rapor henüz ortaya çıkmadı. Bu bekleyiş devam ederken Çin’in akıllara durgunluk veren öfkesinde de azalma görülmüyor. Sadece Müslüman ve Türk oldukları için yaşları kaç olursa olsun toplama kamplarına kapatılan insanlardan yakınları dahi haber alamıyor. Bu acıyı çekenlerden Tursun Can Heyit, yaşadıkları dramı Akit’e anlattı. Kısaca kendinden bahseden Heyit, “Ben ilk ve orta öğrenimini memleketim olan Kuça’da (1997-2006) tamamladım. 2006’da Xinjiang sınıfı adında liseyi Pekin’de okudum. 2010-2014. yıl arası Çin’in Merkezi Milliyetler Üniversitesi (Minzu University of China, Pekin) Sosyoloji Bölümünde okudum ve 2014 yılında mezun oldum. 2014 Eylül ayından 2019 Eylül ayına kadar Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Avrasya Araştırmaları bölümünde yüksek lisans yaptım. Şu an Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Avrasya Araştırmaları bölümü doktora öğrencisi olarak okumaktayım” dedi.  

Tehditlerle karşı karşıyalar

5 yıldır ailesinden, akrabalarından haber alamadığını aktaran Heyit şöyle devam etti; “Mayıs 2017’den bugüne, Doğu Türkistan’da bulunan babam ve annemle olan ilişkim Çin polisleri ve memurların ailem ve bana zorla tehdit etmesiyle kesildi. Şubat 2018 tarihinden sonra ise Urumçi’de üniversitede okumakta olan kız kardeşim ile de aynı şekilde iletişimim kesildi. 2019 Aralık ayında kız kardeşimin okulda yüksek lisans eğitimini devam ederken toplama kamplarına alındığını öğrendim. Haberi teyit ettikten sonra, Çin polisleriyle iletişime geçtim ama cevap alamadım. Sonradan kız kardeşimin okuduğu Xinjiang Tıp Üniversitesi rektörüne mail attım, ancak dönüş yapmadı. 10 Aralık 2019’dan başlayıp Çin’in Ankara’daki büyükelçiliğini aradım ve mail attım. Ancak ta bugüne kadar ne Çin’in devlet makamlarından, ne de Büyükelçilikten de kız kardeşim ve ailemin durumu üzerinde herhangi bir bilgi alamamış durumdayım. 8 Ocak 2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu başkanı Sayın Hakan Çavuşoğlu bey ile olan görüşmemiz sürecinde ailem üzerindeki raporu teslim ettim. Aralık 2020’de Çin’in İstanbul’daki Başkonsolosluğu, Şubat 2021 tarihinde ise Çin’in Ankara’daki Büyükelçiliği önüne giderek kız kardeşim ve ailemin durumu hakkında bilgi vermesini talep ederek protesto da bulundum. Tüm bunların dışında bugüne kadar internet ve medyalarda seslenerek, kız kardeşim ve ailemin hakkını aramaktayım.”

Yorumlara Git

Müslüman ülke adım adım bölünmeye doğru gidiyor

Bağdat Caddesi’nde "S Class" vurgun: 11 milyar lira ile sırra kadem bastı!

Somali: İsrail’in Somaliland kararı dünyanın dikkatini Filistin’den uzaklaştırmayı amaçlamaktadır

İran'dan Trump'a savaş ilanı gibi yanıt: "ABD üsleri meşru hedefimizdir!"

Türkiye küresel barışta kilit rol üstleniyor Uslu: Türkiye barış için sahada ve masada