Siyaset
6 el de direksiyonda ama istikametleri farklı
Sadece Erdoğan’ı devirme fikrinde uzlaşabilen 6+1’lik masada İstanbul Sözleşmesi, Suriye politikası, terörle mücadele, özelleştirme ve muhacirlerle ilgili konularda tam bir kakofoni yaşanıyor. Yuvarlak masanın henüz aday konusunda bile anlaşamadığına dikkat çeken stratejistler, “Masadaki 6 elin tamamı direksiyonda. Ancak her birinin gitmek istediği istikamet farklı” dedi.
ZEKERİYA SAY İSTANBUL
Başkan Erdoğan’ı devirme fikri dışında hiçbir meselede uzlaşamayan zillet ittifakında her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Son olarak Türkiye’nin içtimai yapısına dinamit koyan Haçlı Batı ürünü İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini oy çokluğuyla reddeden Danıştay’ın kararı sonrası fikir ayrılığına düşen zillet paydaşları,Her konuda fikir ayrılığı yaşıyor.
Uzlaşma yok kakofoni var
6’lı masa etrafında kümelenen ve “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” safsatasıyla Türkiye’yi 90’lı yılların karanlık atmosferine geri götürmek isteyen zillet ittifakında, her kafadan başka bir ses çıkıyor. Türkiye’ye istikrarı getiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni devirme dışında hiçbir konuda uzlaşamayan ittifak bileşenlerinin söylemleri kakofoniye neden oluyor.
Danıştay’ın kararını sahiplenen Saadet Partisi yönetimi ve medyası, fesat sözleşmesinin feshi üzerinden zafer ilan ederken, eşcinsel sapkınlara sinyal çakan CHP lideri Kılıçdaroğlu ile ittifakın diğer üyeleri iktidara gelmeleri halinde İstanbul Sözleşmesi’ni 24 saatte Türkiye’nin başına yeniden musallat edeceklerine dair vaatte bulunuyor.
İttifakın minik ortağı Davutoğlu, “Suriye’yle ilgili hiçbir pişmanlığım yok” derken, iri ortak Kılıçdaroğlu, “Esad’la görüşeceğiz” diyor. Kılıçdaroğlu, en geç iki yıl içinde Suriyeli muhacirleri davul-zurna ile ülkelerine yolcu edeceğini söylerken, Babacan, böyle bir şeyin mümkün olmadığını ve uluslararası hukukun izin vermeyeceğini ifade ediyor. DEVA partisi özelleştirme politikalarını doğru bulurken, CHP yönetimi kamulaştırma yoluna gideceklerini söylüyor.
CHP, PKK’nın siyasi uzantısını masa altına saklarken, HDP yöneticileri İP’in adayına oy vermeyeceklerini ilan ediyor. SP lideri Temel Karamollaoğlu, “ABD’ye karşı ortak refleks geliştirilmeli” derken, ittifak bileşenleri, ‘dostlarımızla iktidar olacağız” diyerek ABD’ye biat beyanında bulunuyor. Saadet Partisi, LGBT’lilere karşı amansız bir mücadele verirken, 6’lı masa müdavimleri eşcinsellere meşruiyet kandıracak vaatlerde bulunuyor.”
Benzemezler ittifakı çatırdıyor
Benzemezler ittifakındaki kafa karışıklığını Akit’e değerlendiren ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Ergür, “6’lı masanın müdavimleri ortak bir düşünceye sahip oldukları için bu ittifakın içine girmiş değiller. Bunlar, seçimi kazanma noktasında kendi tabanlarından gelecek oyların yetmeyeceğini bildikleri için birbirlerine benzemez oldukları halde bu yapının içine girerek seçim işbirliği yaptılar. Yaşanan fikir ayrılıkları artık bu masanın çatırdamaya başladığını gösteriyor. Hele cumhurbaşkanı adaylığı noktasındaki birbirlerine karşı olan olumsuz yaklaşımları ve birbirlerinin adaylarını desteklemeyen açıklamalar karşısında bu ittifakın daha fazla dayanamayacağını ve dağılma yoluna gideceğini düşünüyorum. HDP İyi Parti’nin adayına oy vermeyeceğini ifade ediyor. Babacan ve Davutoğlu’nun bir hükmü olmadığını CHP’liler ‘sizin oy oranınız ne ki?’ şeklinde söylemlerle itiraf ediyor. Dolayısıyla bütün bunlara baktığımızda tamamen bir proje olan bu ittifakın çökeceğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.
İttifak üyeleri arasında asıl kıyametin aday belirleme sürecinde yaşanacağını kaydeden Ergür, “Bu ittifakın temelleri sahtelik ve yalan üzerine kurulu. Henüz aday açıklama sürecine gelinmediği için ortaklar yaşanan tartışmaları dindirmeye çalışıyor. Aday açıklandığı gün ortaklar eteğindeki taşları dökecektir. İttifak’ta asıl tartışma o zaman yaşanacaktır. Uzun vadede kendilerine bile hayrı olmayan bu ittifakın, millete de bir hayrı olmayacaktır.”
Gazeteci Şükrü Sak ise, “Türkiye siyasi geçmişinde “koalisyon ortaklıkları” gördü. Fakat bu 6’lı ittifak gibi, taban olarak da, tavan olarak da, birbirine bu kadar zıt ve aykırı partinin “ortaklığına” şahit olmadı.
Türkiye’nin siyasi ve sosyal sorunlarına çözüm üretmek değil de, “Erdoğan düşmanlığı” etrafında kenetlenen bu altı ayaklı masanın, olası bir iktidarı Türkiye için tam bir felâket olacaktır. Düşünün; Bir direksiyona uzanmış “6 el” ve her birinin gitmek istediği “istikamet” farklı. Bunun Türkiye’yi bir kaosa ve belirsizliğe sürükleyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Herhangi bir şey yapmak değil de, yapılanları yıkmak, düzeltilen yanlışlıkları geri getirme vaadinde bulunmak zaten başlı başına bir akıl tutulmasıdır. Müslüman Türk halkının feraseti, kafası karışık ortakların bu rezilliklerine onay vermeyecektir” ifadelerini kullandı.