Gündem
Zillet ‘kukla başkan’ arıyor
Seçimi kazanmaları halinde cumhurbaşkanının yetkilerinin 6’lı masaya devredileceğini açıklayan zillet yandaşlarına hukukçulardan ve STK’lardan tepki yağdı: “Bu vesayet anlaşmasıdır. Zillet kukla başkan arıyor!”
FARUK ARSLAN İSTANBUL
Millet İttifakı’nın son toplantısında alınan “Seçim kazanılırsa cumhurbaşkanı yetkileri ‘ortak akıl’a devredilecek” kararı siyasi darbe olarak nitelendiriliyor.
Mutabakat metnini 28 Şubat gibi manidar bir tarihte açıklayan 6+1 partili Zillet İttifakı’nın siyasi darbe maksadı da ifşa oldu. Aday belirlemekten bile aciz olan Zillet’in son toplantısında, seçimi kazanmaları durumunda cumhurbaşkanı yetkilerinin 6’lı Masa’ya devredileceğinin kararlaştırılması, anayasayı ayaklar altına alıp seçilmiş liderleri MGK Bildirileri ile hizaya getirmeye çalışan 28 Şubat zihniyetini akıllara getirdi. Yüzde 7’lik barajı bile aşamayacağı aşikar olan siyasi partiler ile terör uzantısı HDP’ye cumhurbaşkanı yetkilerini devretmeyi alenen vaat eden Zillet’in mevcut Anayasa’yı delme girişimine tepki gösteren uzmanlar, “vesayet anlaşması” yaptıklarını söyledi.
Kapar: 28 Şubat benzeri girişim
Altay Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Hasan Kapar, “6’lı Masa farklı şekilde de olsa 28 Şubat postmodern darbe benzeri bir girişime başvuruyor. Bu siyasi darbe girişimidir. Bir adım ötesi, kaotik ortam üzerinden iktidar devşirmektir. Bütün dünya güçlü liderlikle yönetilme sürecindeyken Millet İttifakı tam tersine gidiyor. Güçlü liderleri olan ülkeler dünyada bir adım önde. Buna Çin ve Rusya dahil. Ve şu bir gerçek ki Türkiye, güçlü liderlik sistemi olan Başkanlık Sistemi ile birlikte prangalarından kurtulmuştur. Batı’nın Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ni çökertmeye çalışması, bizi tekrar koalisyonlar dönemine itmek için yaptıkları çalışmanın ürünüdür. Dışarıdan gelen talimatlarla söylem geliştiren 6’lı Masa da bu anlayışla ilerliyor” dedi.
6’lı Masanın kendi başına karar alan bir ittifak olmadığını sözlerine ekleyen Hasan Kapar, “Liderlerinin cumhurbaşkanı adayını açıklamama sebebi de bu. Çünkü 6’lı Masa kimin aday olacağını kendisi de bilmiyor. Bilmedikleri için de açıklayamıyorlar. Bu ittifakta cumhurbaşkanlığı adaylığına en yakın isim Kemal Kılıçdaroğlu gözüküyor. Kılıçdaroğlu’na baktığımızda karşımıza çıkan, en düşük profilli parti başkanı olmasıdır. Düşük profilli birisi üzerinden yürüyorlar. Çünkü Batı, Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ni çökerterek bizi tekrar koalisyonlar dönemine itmek istiyor. 6’lı Masa da kendi başına karar veremediği için Batı’nın güçsüz ve düşük profilli aday olarak kimi seçeceğini bekliyor. Bunlara dışarıdan talimat gelecek bunlar da ona göre cumhurbaşkanı adayı belirleyecekler” diye konuştu.
Av. Harun Akdere: Kaosun itirafı
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Genel Başkan Yardımcısı Av. Harun Akdere, “Millet İttifakı’nın bu kararı, seçmenin iradesine peşinen konulmuş ipotek anlamına gelir. ‘Biz size bir kukla vereceğiz, siz o kuklayı oynayacaksınız, biz o kuklayı isteğimiz şekilde oynatacağız’ demektir. Seçilmiş cumhurbaşkanını, gizli veya açık bütün ortaklarıyla kukla olarak oynatacaklarını deklare ediyorlar. Bu, kendi aralarında vesayet anlaşması anlamına gelir. Anayasa’yı ihlal edeceklerini deklare ediyorlar. Yani 6’lı Masa ülkeyi yönetmeye değil kaosa talip. Kaos çıkaracaklarını itiraf ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Av. Akdere, şunları kaydetti: “İster Kemal Kılıçdaroğlu olsun, isterse masanın dışında aday belirlesinler, asla bir lider değil, bir oyuncak belirliyorlar. Bunun karşılığını seçmen vermek zorundadır. Çünkü seçmene ‘biz iradenizi oyuncak edeceğiz’ diyorlar. Seçmen buna tepki vermeli ve hem iradesinin, hem siyasetin hem de hukukun vicdanını korumalıdır.”