Medya
Emin Çölaşan, o gelişme karşısında yerinden hopladı! Zoruna mı gitti koçum
Türkiye'nin ardı ardına yaptığı doğalgaz ve petrol hamleleri, hazımsız Emin Çölaşan'ı yerinden hoplattı.
Türkiye'nin ardı ardına yaptığı doğalgaz ve petrol hamleleri, hazımsız Emin Çölaşan'ı yerinden hoplattı.
"Hâlâ kendi kendimize petrol ve doğalgaz propagandası yapmaya, birbirimizi kandırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullanarak "büyük Türkiye"ye olan kinini gözler önüne seren Çölaşan, Sözcü'deki "Allah ıslah etsin" dedirten yazısında özetle şunları kaydetti:
"(...) Gerçekler uzun yıllardan beri ortada…
(...) Bizde ufak tefek buluntu artıklar dışında petrol yok!
Tanrı o nesneyi bize coğrafya açısından çok yakın olan ülkelere bol kepçe vermiş ama her nedense Türkiye'den esirgemiş.
Bırakın Irak'ı falan bir yana, Suriye bile normal koşullarda epeyce petrol üretiyor.
★★★
(...) Biz hâlâ kendi kendimize petrol ve doğalgaz propagandası yapmaya, birbirimizi kandırmaya çalışıyoruz.
Recep Tayyip geçtiğimiz 13 Aralık günü bu konuda yeniden konuştu…
14 Aralık tarihli yandaş gazetelerde manşetler şöyleydi:
“Başkan Erdoğan'ın Şırnak'taki Gabar dağında 12 milyar dolarlık petrol rezervini açıklaması bölgedeki vatandaşları memnun etti.
Terörden temizlenen Gabar eteğindeki Akçay köyünde vatandaşlar duygularını paylaştı. Köy muhtarı Ramazan Yılmaz, ‘İki yıl önce açılan kuyulardan her gün 30 tanker petrol çıkıyor. Ülkemiz refaha kavuşacak' dedi.”
Şu işe bakın ki ülkemizin refaha nasıl kavuşacağının haberini köy muhtarından almış oluyoruz.
Ancak hakkını yemeyelim, haberin devamında Recep Tayyip'in sözleri de yer alıyor!
“Orada 12 milyar dolarlık rezervimiz var…”
Valla helal olsun, inşallah doğrudur!
★★★
Sevgili okurlarım, petrolde bizim açımızdan fazla bir hayat olmadığı artık açıkça ortada.
O halde ne yapmamız gerekiyor?
Bir de doğalgaz umudumuz var ki, petrolü üçe beşe katlaması işten bile değil.
Adına doğalgaz denilen serveti biz karada değil denizlerde aramaktayız.
Bizimkiler bu iş için epeyce bir miktarda gemiler satın aldılar.
O gemilere ‘Abdülhamit' gibi bazı padişahların isimlerini koydular.
Kaç gemi yaptırdıklarını bilemiyorum.
Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de sondaj çalışmaları sürüp gidiyor.
Bugüne kadar ne buldular, bundan sonra ne umut ediyorlar, bulurlarsa veya bulamazlarsa ne olacak, her şey bizim bilgimiz dışında gerçekleşiyor.
(...) Zaman hızla akıp gidiyor…
Aklımızda sadece ‘yapacağız, edeceğiz' palavraları kalıyor!"