Gündem
Bu vebal size kıyamete kadar yeter!
Zaman gazetesinin dağıttığı Hatim Seti’ndeki birçok ayetin tahrip edilmesi olayını Akit’e değerlendiren ilahiyatçılar, “Kur’an-ı Kerim’e ihanet cezasız kalmaz. Gülen Grubu, önceden yaptıkları yanlışı düzeltmedikleri için şimdi onun cezasını çekiyor. Kıyamete kadar da bu vebali taşımak zorunda kalacaklar” dedi.
VEBALDEN KURTULAMAZLAR
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nedim Urhan, “İkaz edildiği halde, ‘bizim CD’lerimizde bazı hatalar olmuştur’ denmedikçe, hâlâ düzeltmedikleri ve ilan etmedikleri için, vebalden kurtulamazlar. İsterse aradan 50 yıl geçsin, onu kim yaptıysa, yapma teşebbüsünde bulunduysa, vebali onundur. Kıyamete kadar da o vebali taşımak zorunda kalacaklar. Bir Müslüman kesinlikle Kur’an-ı Kerim’i değiştiremez. Bunu içinde; ya kasıt(haşa) vardır, ya cehalet vardır, ya da ihmal vardır. Bunlar önceden yapılmış da sonradan ortaya çıkmışsa, tahsis edilmesi lazım. Ancak vebalden öyle kurtulurlar. Kur’an-ı Kerim’e ihanet gibi ya da ihmal gibi ya da kasıt gibi yapılan girişimler, cezasız kalmaz. Önceden yaptıkları yanlışı hâlâ düzeltmedikleri için şimdi onun cezasını çekiyorlar” dedi.
İLKESİZLİK, NAMUSSUZLUK, AHLÂKSIZLIK
Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı ve Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise, Fetullah Gülen Grubu’nun dini istismar ettiğini belirterek, “Bu yapı için tek amaç kendi varlıklarını daim kılmak. Bu güzergahta önünüze çıkan herhangi bir arızanın, sizden kaynaklanan bir hatanın, kusurun dikkate alınması, asla mümkün değildir. Hata isterse din ile, Kur’an-ı Kerim ile de olsa hiç ehemmiyeti yoktur. Zaten söz konusu yapının şimdiye kadar ‘biz hata yaptık’ dediğini duymadık. Beddualarını gördük, bunu kalktılar Mülaane ayetiyle irtibatlandırdılar. Geçmişte ‘Vatikan, dünyadaki şeytanın köküdür’ dediler, ondan sonra Papa’ya mektup yazdılar. Dolayısıyla dinin, Kur’an’ın, dini değerlerin ve sembollerin sadece araç ve kaldıraç aygıtı olarak kullanıldığına şahit olduk. Rüya hadiselerinden, ayet yorumlamalarından, siyer-i nebinin anlatılış biçiminden ve kendilerine uyarlanarak istismarın dibini buldular. Burada da bir ilkesizlik, bir namussuzluk, bir ahlaksızlık vardır. Yaptıkları çirkinliklere de bir madde daha eklemişlerdir” diye konuştu.
İlişkili haber:
MUHAMMED UZUN / İSTANBUL