Gündem
Siyonist/Haçlı ittifakına karşı bugün İslam aleminin birlik olma vakti... Ümmet Selahaddin Eyyubi'sini arıyor
Filistin’de hastane ve ibadethaneleri dahi vuracak kadar gözü dönen, bebek ve kadınları katledecek kadar alçaklaşan Siyonist/Haçlı ittifakına karşı, ümmet Selahaddin ruhuyla hareket edecek liderlerini bekliyor. Uzmanlar, Batılı ülkelerin diplomasiyi bir silah olarak kullandığını belirterek, İslam ülkelerinin birleşip, 1187’de Selahaddin Eyyübi’nin yaptığı gibi kana susamış zalimlere anladıkları dilden cevap vermesi gerektiğini söylediler.
Halifelik gibi birlik makamı şart
“Gecenin en karanlık anı, güneşin doğmasına en yakın olan zamandır. İslam düşmanlarının uzunca bir süredir hem siyasi hem sosyolojik olarak İslam coğrafyasında yürüttükleri operasyonlarla ümmet fikri çok büyük oranda zedelendi. Siyonizm ve onun güdümündeki ülkeler diplomasiyi bugün bir silah olarak kullanıyor. Son yıllarda yaşanan acı olaylarla, saldırılarla, Müslümanların bir kardeş olarak birbirine yakın ve birbirlerinin acılarını yüreklerinde hissetmeleri gerektiği bir kez daha görüldü. Müslümanlar bu acılarla, bu tür büyük felaketlerden sonra meseleye ümmet bilincine yaklaşıyorlar. Zaman zaman Hilafet makamına referansta bulunuyoruz. Bu önemli çünkü müminlerin bütünlüğünü temsil eden bir makamın, bir kişinin, bir kurumun olması çok elzem bir konu. İnşallah bu da olur” dedi.
Selahaddin, ümmeti birleştirdi
Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi’nin ümmetin birliği konusunda yürüttüğü ısrarlı çalışmalarla başarılı olduğunu hatırlatan Bağlı, şöyle devam etti: “Ondan önce ümmetin bugünkünden daha bozuktu. Müminler birbirlerine sırtını yaslayabilecek kadar güven hissine sahip olmalı. Onun da bir tek yolu var; bu ümmet fikri. Bir taraftan karanlık güçler tarafından kurulan DEAŞ, bir taraftan ‘Araplar bizi arkadan vurdu’, ‘Filistinliler Yahudilere toprak sattı’ ‘Afganlar şöyledir’, ‘İran böyledir’ Suudiler şöyledir’, ‘Türkiye böyledir’ diyerek ümmet fikrini parçaladılar. Diğer tarafa bakıyoruz, bütün Batılı devletler siyonist İsrail’e koşulsuz destek veriyor. Çünkü Yahudiler ve Hıristiyanlar teolojik olarak ortaktır.
Müslüman ülkelerin başına gelen
Son 20 senedir ABD ve Avrupalı müttefiklerinin işgal etmediği ya da başına bela açmadığı tek bir Müslüman ülke yok. Bunların tamamı, ümmet fikrinin zedelenmiş olmasından kaynaklanıyor. Tekrar birlik, ümmet fikrini diriltmekzorundayız. Müslümanların bugün içinde bulundukları durum, belki temel dini gerekleri yerine getirmekten uzak olmaları, dünyayı okumaktan uzak düşmüş olmaları arızi bir durumdur. Kalıcı değildir. Zira biz bütün evreni anlayabilecek, anlam katabilecek bir dinin mensuplarıyız. İnşallah onun doğrultusunda bu karanlığı sonunda bir aydınlığın geleceğine inanıyorum. Dünyanın da böyle bir uyanışa ihtiyacı var. Çünkü İslam’da faşizm, ırkçılık yoktur. Peygamberimiz, ‘üstünlük takvayladır’ buyurarak bunu sağlamıştır.”
Her İslam ülkesi Eyyubi Kılıcı
Gazeteci Yazar Fehmi Çalmuk da, şunları ifade etti: “İslam dünyası saldırılara karşı sadece sabretmekte, mitingler düzenlemekte, demeçler vermektedir. Gücüne rağmen Erbakan’ın dediği gibi ‘şuursuz’ olmalarından kaynaklanan bir kayıtsızlık bir sinme durumu var. Mazlumun yanında zalime karşı durmak inancın bir gereğidir. Tarihimiz kahramanlarla doludur. İşte Selahaddin Eyyubi, onu anlamak için baş koyduğu yola yolcu olmak zorundayız. Müslüman ülkelerin birliğinden umutluyum. Nutuklardan öte ümmet birlik olmalı, her İslam ülkesi bir Selahaddin kılıcı olup Siyonizmin, emperyalizmin başını gövdesinden ayırmalıdır. Emperyalistlerin hiçbir ürününü boykot etmeden, ambargolarına direnmeden, yeni alternatifler oluşturmadan ‘kahrolsun’ sesleri arasında bir zalimin kahrolacağını beklemek teselliden ibarettir. Müslüman ülkelerin içinde bulunduğu akıl tutulması ancak cerrahi bir müdahale ile ortadan kaldırılabilir. Ya bir yol açılacak ya da bir yol bulunacaktır ve mazluma umut olacaktır.”