AKİT MENÜ

Aktüel

'Gelişmişliğin Ölçüsü HÜRJET’tir, Heykel Değil!'

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından geliştirilen HÜRJET, Amerikan yapımı T-7A Red Hawk’a karşı teknik üstünlük sağlayarak dikkatleri üzerine çekti. Jet eğitim uçağı olarak geliştirilen HÜRJET, yalnızca eğitim değil, aynı zamanda hafif taarruz görevlerinde de kullanılabilecek bir platform haline geldi. Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği noktayı açıkça ortaya koydu.

Haber Merkezi

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından geliştirilen HÜRJET, Amerikan yapımı T-7A Red Hawk’a karşı teknik üstünlük sağlayarak dikkatleri üzerine çekti. Jet eğitim uçağı olarak geliştirilen HÜRJET, yalnızca eğitim değil, aynı zamanda hafif taarruz görevlerinde de kullanılabilecek bir platform haline geldi. Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği noktayı açıkça ortaya koydu.

ABD Menşeli Uçağı Geride Bıraktı

Amerikan Boeing ve Saab ortaklığıyla geliştirilen T-7A Red Hawk ile karşılaştırılan HÜRJET, birçok alanda teknik olarak üstün performans sergiledi. Sahip olduğu hız, menzil ve manevra kabiliyetiyle HÜRJET, modern muharebe ve eğitim ihtiyaçlarına daha fazla yanıt veriyor.

HÜRJET Performansıyla Fark Yarattı

HÜRJET’in en dikkat çeken özelliklerinden biri, yaklaşık yüzde 50 daha fazla hıza ulaşabilmesi oldu. T-7A Red Hawk’ın maksimum hızı 0.9 ila 1.04 Mach arasında sınırlı kalırken, HÜRJET 1.4 Mach üzeri hızlara rahatlıkla çıkabiliyor. Bu fark, özellikle yüksek hız ve manevra gerektiren ileri pilot eğitimlerinde büyük avantaj sağlıyor.

Menzil ve Manevra Kabiliyetiyle Öne Çıkıyor

Menzil karşılaştırmasında da HÜRJET önde geliyor. 2.222 kilometrelik menzili ile HÜRJET, T-7A’nın 1.830 kilometrelik kapasitesini geride bırakıyor. Ayrıca dakikada 11.887 metrelik dönüş oranıyla HÜRJET, manevra kabiliyetinde de üstünlük kuruyor. T-7A ise bu alanda dakikada 10.211 metre ile daha düşük bir değerde kalıyor.

Her İki Uçak da Yüksek Operasyonel Yetenek Sunuyor

HÜRJET ve T-7A, her ne kadar farklı ülkeler tarafından geliştirilmiş olsalar da, her ikisi de 45.000 feet servis tavanına ulaşabiliyor. Ayrıca 8g’lik manevra limitiyle yüksek performanslı uçuşlar gerçekleştirebiliyorlar. Ancak HÜRJET’in sahip olduğu ek avantajlar, onu daha esnek ve çok amaçlı bir platform haline getiriyor.

Bağımsızlık Hedefine Büyük Katkı

HÜRJET’in gösterdiği teknik üstünlük, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltma hedefine doğrudan katkı sunuyor. Aynı zamanda dünya sahnesinde rekabet edebilecek milli bir platform geliştirilmesi açısından da stratejik önem taşıyor.

HABER YORUM

Son yıllarda, savunma sanayii alanında yapılan atılımlar, her Türk vatandaşını sevindirmesi gereken büyük olaylar…

Lakin içimizde öyle insanlar var ki, bu gelişmeleri görmek istemiyor, duymamak içinde kulaklarını tıkamayı modernlik ve ilericilik zannediyor…

Ne alakası varsa, “Laiklik elden gidiyor” teraneleri ile sokağa çıkarak halkı provoke etmeye çalışan zavallılara, bu gelişmeler anlatılınca da kudurmuşçasına “Tabii ki yapacaklar… Bizim vergilerimizle yapıyorlar” kabilinden saçmalamayı marifet sayıyorlar…

“Gerçekleri görmek ve duymak istemeyen bu tür insanlar muhatap alınır mı?” hala tereddüt içindeyim…

Ama bizim de sormamız gerekiyor:

“Pekiyi şimdiye kadar niye yapılmadı bunlar?” diye…

Şu örnek zannediyorum meramımızı kısa ve net bir şekilde anlatacaktır…

Avrupa, Doğalgazı 1970’li yıllarda kullanmaya başladı… Biz de ise o sıralarda tüp kuyrukları vardı…

“Siz ne kadar anlatırsanız anlatın, sizin anlattığınız karşıdakinin anladığı kadardır” denilir ya…

Emin olun bunlar, anlamak istemiyorlar ve anlamayacaklar da… Çünkü beyinleri, heykel yapmakla modern olunduğunu zannedecek kadar Kemalizm ile iğdiş edilmiş durumda…

Ve ne acıdır ki, bu zihniyetin temsilcileri, yıllardır ülkenin kalkınmasını engelleyen köhne anlayışın kalıntılarıdır. Milletin değerleriyle kavgalı, Batı hayranlığıyla körleşmiş bu güruh, savunma sanayiindeki her başarıyı küçümsemeyi, aşağılamayı adeta görev bilmiş durumda.

HÜRJET gibi yerli ve milli projeler ortaya çıktıkça, savunma sanayiimiz kendi ayakları üzerinde durdukça, bu güruhun içindeki kin ve rahatsızlık da artıyor. Çünkü onlar için Türkiye’nin ilerlemesi, kendi ideolojik kalıplarının yıkılması anlamına geliyor. Oysa milletin büyük çoğunluğu artık bu oyunlara gelmiyor. Gerçek ilerlemenin, Batı’nın taklit edilmesiyle değil; kendi tarihine, inancına ve kültürüne yaslanarak yükselebileceğini biliyor.

Bugün savunma sanayimiz kendi silahını, helikopterini, jetini, İHA’sını, SİHA’sını üretebiliyorsa bu; inanan, azmeden ve milletine güvenen kadrolar sayesinde olmuştur. Bu gerçek, “Laiklik elden gidiyor” diyerek ortalığı ayağa kaldıranların değil; bu millete gerçekten hizmet edenlerin eseridir.

O yüzden, anlamak istemeyenleri artık muhatap almaya gerek yok. Çünkü onlar zaten duymayacak, görmeyecek ve asla kabul etmeyecekler. Fakat biz anlatmaya devam edeceğiz… Bu milletin özgür, bağımsız ve güçlü bir geleceği olduğuna inanan her birey gibi, biz de anlatacağız, yazacağız ve bu başarılarla gurur duymaktan vazgeçmeyeceğiz.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

Yorumlara Git

Enerji fiyatları tavan yapınca Meloni dümeni körfeze kırdı

Tanju Özcan’ın kuzenleri birbirine girdi! Aile içi hukuk kavgası kaçak yapı operasyonuna dönüştü

Elektrik ve doğalgaza %25 zam

Pilotlar nerede? Savaş uçağı vurulan ABD'den açıklama

Türkiye Yüzyılı'nda çalışma hayatına "İzmir" damgası! Bakan Işıkhan: Ortak akılla zirveye taşıyacağız!