Gündem
Sakallı Cemal’in torunu Hasan, Yunanistan'da hastanelik oldu! Türkiye’ye getirmeyin, orada tedavi edin
Kandil’de terör örgütü PKK’nın kamplarına yaptığı ziyaretlerle tanınan darbe sevici Hasan Cemal tatil için gittiği Yunanistan’da hastalandı. Kamuoyu, “Türkiye’ye getirmeyin” çağrısı yaptı. Öte yandan Hasan Cemal’in geçmiş skandalları yeniden gündeme geldi.
ÖZEL HABER
İttihat Terakki’nin üç meşhur paşasından biri olan Almanlarla işbirliği yaparak Osmanlı’yı Birinci Dünya Harbi’ne sokarak imparatorluğun batışında en büyük vebali alan darbeci Cemal Paşa’nın torunu Hasan Cemal, tatil için gittiği Yunanistan’da hastanelik oldu.
Osmanlı’yı felakete sürükleyen ve zulümle özdeşleşmiş bir kibir abidesi olan eli kanlı diktatör Cemal Paşa’nın torunu Cemal’in beynine pıhtı attığı belirtildi.
Babaannesi Yunanistan’ın Serez bölgesinden olan ve Leros Adası’nda tatil yaptığı sırada aniden rahatsızlanan Cemal, anında hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, adadaki palikarya hastanesinde gerekli MR cihazının bulunmadığı öğrenildi. Türkiye dururken, atalarının topraklarına tatile giden Cemal’in Muğla’nın Bodrum ilçesindeki bir hastaneye sevk edilmesine karar verildiği ifade edilirken, kamuoyundan “Türkiye’ye getirmeyin, hastalandığı yerde tedavisi yapılsın” tepkisi geldi.
HASAN CEMAL KİMDİR
Dedesi darbeci olan ve her dönem vesayetin yanında yer alan Hasan Cemal 1944 yılında doğdu. Uzun yıllar Cumhuriyet, Sabah ve Milliyet gibi gazetelerde görev yapan Cemal, özellikle 1915 olaylarına dair sözde "soykırım" ifadesini kullanması ve özür dilemesiyle tepki çekti. Bir dönem iktidara yanaşmaya çalışsa da, Başkan Erdoğan adam yerine koymayınca küsüp Kandil’e giderek sözde gazetecilik bahanesiyle terör örgütünün elebaşlarıyla görüştü. PKK röportajları ve siyasi yazıları sebebiyle çok eleştiri aldı.
KANDİL REKORU CEMAL’DE
2009,2011 ve 2013’te Kandil’e girerek Karayılan ile görüşen Hasan Cemal’in bu ziyaretlerini kaleme alan Cengiz Çandar, “Kandil rekoru Hasan Cemal’de” ifadelerini kullandı. Çandar ayrıca aynı yazıda 6,5 saat ile görüşme rekorunun ise kendisinde olduğundan sitayişle söz etti.
HER DÖNEM VESAYETİN YANINDA
70’li yıllarda askeri devrimi gerçekleştirmek için, halkı kışkırtma görevini üstlenen Devrim isimli haftalık gazetenin Yazı İşleri Müdürü’ydü. “Demokrasiyi, “sosyalist devrim”e varmak için bir istasyon olarak görüyorduk diyen 1969-70’lerin devrimci genci Hasan Cemal, “Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım” isimli kitabında solun 1970’lerdeki darbeci ve kirli yüzünü deşifre etmişti. “Sakallı Cemal”in darbesever torunu Hasan Cemal, 28 Şubat sürecinde ise Refah Partililere karşı FETÖ’nün ve vesayetin yanında yanında saf tuttu. 21 Nisan 1998’de “Fethullah Gülen” başlıklı bir yazı yazarak Gülen güzellemesi yaptı.
28 ŞUBAT’IN TAHRİKÇİSİ
28 Şubat sürecinde darbe şakşakçılığı yapan ve orduyu kışkırtma uğraşı yazılarına yansıyan Hasan Cemal, 6 Şubat 1997 tarihli köşesinde “Nedir Sincan manzaraları? Şeriat adına şiddet gösterileridir. Meslekdaşım Işın Gürel’e yapılan alçakça saldırıdır. Ve tank sesleridir. Bütün bunlar eskinin deyişiyle, hayra alamet değildir. Laikliğin demokrasi içinde korunmasından yana olanlar, toplumun daha fazla bölünmesini istemeyenler, Meclis çatısı altında Refahyol’un yeniden muhalefetteki yerine koyacak alternatif hükümeti zamanı gelmeden oluşturmalıdırlar” diyerek darbe çığırtkanlığı yapmıştı.
AÇIKÇA DARBE İSTİYORDU
Cemal’in 14 Şubat 1997 tarihli yazısında yer alan: “Adam açık açık ‘Benim referansım demokrasi değil, İslâm’ diyor. ‘Devletin anayasası ve kanunları, Kur’an’a aykırı olmayacak’ diyor. ‘Kininizi ve nefretinizi biriktirin. Bunca zaman beklediniz, biraz daha bekleyin’ diyor. Adam açık açık İran’daki Humeyni düzenini övüyor. Bütün bunlara karşı sen de oturacak mısın, oturduğun yerde...” ifadeleri, darbe isteğini açıkça gözler önüne sermişti.
Bir gün sonraki yazısında ise, darbe tehlikesinden şöyle bahsediyor: “Siz Refah’la bir kısım sözcülerini görmezden gelirseniz, onlara meydanı boş bırakırsanız, demokrasiye ve onun altyapısı olan laikliğe yeterince sahip çıkmazsanız, Silahlı Kuvvetler olarak demokrasiyi yerine getiremezsiniz, işte asıl o zaman darbe tehlikesi büyür.”
ASKERİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Cemal, 20 Şubat 1997 tarihli yazısında ise şu ifadelerle darbeden açıkça bahsediyor: “Ankara’nın politik kulisi keyifsiz ve sıkıntılı. Sohbetlerin 2 sıcak konusu var: Refahyol’a Meclis’ten alternatif çıkarmak ve asker.”
EN BÜYÜK ARZUSU TANK SESİYLE UYANMAKTI
Ve itiraf ediyor: Bir sabah tank sesiyle uyanacak, parlamentoya kilit vurulup, “cici demokrasi”, tarihin çöp tenekesine atılmış olacaktı.