AKİT MENÜ

Gündem

Kayıp coğrafyanın izinde: Doğu Türkistan'ın sessiz çığlığı!

Araştırmacı-yazar Taha Kılınç, Doğu Türkistan’a gerçekleştirdiği ziyareti sonrasında kaleme aldığı “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan” adlı kitabı üzerine Uluslararası Doğu Türkistan STK'lar Birliği’nin düzenlediği söyleşide, bölgedeki tanıklıklarını ve gözlemlerini paylaştı. Kılınç, Doğu Türkistan’ın yıllardır dünyanın gözünden kaçırılan bir coğrafya haline geldiğini vurguladı.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

SABAHATTİN AYAN - Kılınç, bölgeye ulaşmanın dahi başlı başına bir mücadele olduğunu belirterek, “Çin yönetimi bölgeye dair bilgi akışını neredeyse tamamen kontrol altına almış durumda. Gazeteciler, araştırmacılar ya da sivil toplum mensupları için oraya gitmek ve sahici gözlemler yapmak çok zor. Her şey izinle, her adım kayıt altında,” ifadelerini kullandı.

Doğu Türkistan’da yaşadığı deneyimleri “insanın içini burkan bir sessizlik” olarak tanımlayan Kılınç, şehirlerin yüzeyde modernleşmiş görünmesine rağmen ruhen boşaltıldığını dile getirdi. Kılınç, “Urumçi ve Kaşgar gibi şehirlerde sokaklar düzenli, binalar yeni. Fakat bu düzen, özgürlüğün bedeliyle kurulmuş bir düzen. İnsanların yüzünde sürekli bir temkin, bir korku var. Konuşmalar fısıltıyla yapılıyor, çünkü kimse izlenmediğinden emin değil” diyerek Çin baskını anlattı.

ÇİN DİNİ HAYATI SOYUTLAŞTIRDI

Bölgede dini ve kültürel hayatın neredeyse tamamen görünmez hale geldiğini de ifade eden Kılınç, “Camiler açık görünüyor ama içinde cemaat yok. İbadet edenler ya yaşlılar ya da turistler için sembolik hale getirilmiş figürler. Dini semboller kamusal alandan silinmiş durumda. İnsanlar ibadetlerini gizli yapıyor, dini kimliklerini belli etmekten çekiniyor” dedi. Yazar, Çin yönetiminin bölgedeki politikalarını “modernleşme” ve “ekonomik kalkınma” söylemleriyle meşrulaştırdığını belirterek şunları söyledi: “Yetkililerle konuştuğunuzda size hep altyapı yatırımlarından, teknoloji gelişiminden, istihdamdan söz ediyorlar. Ancak bu ilerleme, yerel halkın kültürel ve dini kimliğini yok sayarak inşa ediliyor. Uygur kimliği sistematik biçimde siliniyor. Bu, bir halkın hafızasına müdahaledir.”

BİR TANIKLIK VE VİCDAN ÇAĞRISI

Kılınç, “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan” kitabında bu gözlemlerini belgeleyerek “görülmeyeni göstermek” ve “duyulmayanın sesini duyurmak” istediğini vurgularken “Doğu Türkistan’a gittiğinizde bir coğrafyadan çok bir sessizlikle karşılaşıyorsunuz. O sessizliği yazıya dökmek istedim. Çünkü susturulan her halk, bir gün dünyaya kendi sesini duyurur. Ben sadece o yankıyı kayda geçirdim,” dedi. Söyleşi boyunca Çin’in baskısını sürekli hissettiklerini belirten Taha Kılınç, kitabının yalnızca bir seyahat anlatısı olmadığını, aynı zamanda bir tanıklık ve vicdan çağrısı olduğunu belirtti.

Yorumlara Git

Aydın'da yürekler ağza geldi! Çok sayıda yaralı var

Fidan’dan Yunan’a tarihi ayar! “Yunanistan Başbakanı dışında neden başkası bu pozu vermiyor?

Dünyayı tedirgin eden iddia: ABD bölgeye uçak gemileri, savaş uçakları ve hava savunma sistemleri sevk etti

Parasıyla alamayan ülkeden dünyaya ihraç eden ülkeye... Türkiye'nin teknoloji ihracatı şahlandı! 112 milyar dolarlık devasa ticaret

Jet-metres-voleybolcu, Ekrem’in gazetelerinde yasaklanmış!