Dünya
Humeyni Şah'ı devirmek için ABD'den böyle yardım istemiş!
İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni'nin, devrimin hemen öncesinde Fransa'da bulunduğu günlerde, "Büyük Şeytan" olarak adlandırdığı ABD ile gizli bir diplomasi yürüttüğü ortaya çıktı. Gizliliği kalkan CIA ve ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine dayanan bilgilere göre Humeyni, Jimmy Carter yönetimine oldukça uzlaşmacı ve güven verici mesajlar göndermişti.
This browser does not support the video element.
İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni'nin, devrimin hemen öncesinde Fransa'da bulunduğu günlerde, "Büyük Şeytan" olarak adlandırdığı ABD ile gizli bir diplomasi yürüttüğü ortaya çıktı. Gizliliği kalkan CIA ve ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine dayanan bilgilere göre Humeyni, Jimmy Carter yönetimine oldukça uzlaşmacı ve güven verici mesajlar göndermişti.
Carter'a Gönderilen Gizli Mesajlar
Belgeler, Humeyni'nin Carter yönetimine şu vaatlerde bulunduğunu gösteriyor:
"Petrol Akışı Sürecek": Humeyni, ABD'ye petrol satışının devam edeceğini ve Amerikan ekonomik çıkarlarının zarar görmeyeceğini garanti etti
"Amerikan Düşmanı Değiliz": Gönderdiği bir mesajda, "Amerikalılarla özel bir düşmanlığımız olmadığını göreceksiniz" diyerek bölgedeki Amerikan varlığına karşı yumuşak bir tavır sergiledi
Orduyu Durdurma Talebi: Humeyni'nin en kritik talebi, ABD'nin İran ordusu üzerindeki etkisini kullanarak bir askeri darbeyi engellemesiydi. Carter yönetimi, Humeyni'nin bu "ılımlı" mesajlarına güvenerek İran ordusuna Şah sonrası hükümete karşı darbe yapmamaları yönünde telkinde bulundu
Şah'ın Devrilmesinde ABD Rolü
Haber kaynaklarına göre Carter yönetimi, Şah Rıza Pehlevi'nin artık ülkeyi kontrol edemeyeceğine ikna olmuştu. Humeyni’nin "İran’da demokrasi olacak, kadınlara haklar verilecek ve ABD ile dost kalınacak" şeklindeki telkinleri, Washington’ın Şah’ı gözden çıkarıp Humeyni’nin dönüşüne yeşil ışık yakmasına neden oldu
Günümüzle Benzerlikler: Şah'ın Oğlunun Hamleleri
Sizin de belirttiğiniz gibi, bugün Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi'nin de Batılı başkentlerde destek arayışında olması, tarihin tekerrür ettiği yönündeki tartışmaları alevlendirmiştir. Humeyni’nin 1979’da Batı’ya verdiği "demokrasi ve iş birliği" sözlerinin yerini "Rehberlik" rejimine bırakması, İran siyasetindeki bu tür "dış destekli değişim" vaatlerine yönelik şüpheleri canlı tutmaktadır.