Dünya
Uygur Türkleri adım adım yok ediliyor! Dünya bu kanıtlara gözünü kapayamaz
Komünist Çin yönetiminin, yıllardır Doğu Türkistan’da sistematik bir şekilde uyguladığı zulüm politikaları, dünyanın sessizliği eşliğinde derinleşmeye devam ediyor. Çin’in “radikalizmle mücadele” ve “terörle savaş” adı altında yürüttüğü bu politikalar, gerçekte milyonlarca Müslüman Uygur Türkü’nün kimliğini, inancını ve kültürünü hedef alan bir asimilasyon ve soykırım sürecine dönüşmüş durumda.
Sebahattin Ayan İstanbul
Bölgede kurulan sözde “mesleki eğitim merkezleri” adı altındaki toplama kamplarında, yüz binlerce insan özgürlüklerinden mahrum edilerek zorla çalıştırılıyor, ağır işkencelere ve psikolojik baskılara maruz bırakılıyor. Bu kapsamda Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor yayınlandı. Söz konusu raporda, Çin’in Doğu Türkistan’daki uygulamalarına ilişkin çarpıcı iddiaları gündeme taşınırken, “Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025”, bölgede yaşayan Uygur Türkü Müslümanlara yönelik sistematik hak ihlallerini çok boyutlu şekilde ele aldı. Raporda; din özgürlüğü, zorla çalıştırma, dijital gözetim, ifade hürriyeti, keyfi tutuklamalar ve çocuk hakları başta olmak üzere toplam 14 tematik başlık altında derlenen bulgulara yer verildi. Çalışmada, ihlallerin münferit değil, süreklilik arz eden ve kurumsal nitelik taşıyan uygulamalar olduğuna dikkat çekildi.
TİTİZ BİR ÇALIŞMA SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Endeksin yalnızca tek bir kaynağa dayanmadığı özellikle vurgulanırken Arapça, Çince, İngilizce, Uygurca ve Türkçe olmak üzere beş farklı dilde gerçekleştirilen açık kaynak haber taramalarıyla hazırlanan raporda, farklı arama motorları üzerinden yapılan düzenli incelemelerle her ayın gelişmelerinin ayrı ayrı raporlaştırıldığı belirtildi. Böylece hak ihlallerinin zamansal seyri ve yoğunluğunun sistematik biçimde izlenebilir hale getirildiği ifade edildi.
VAROLUŞSAL BİR TEHDİDİN SOMUT BİR GÖSTERGESİ
Söz konusu raporu gazetemize değerlendiren Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Başkanı Abdureşid Eminhaci, hazırlanan endeksin uluslararası kuruluşlar, akademik çevreler ve sivil toplum için temel bir referans kaynağı olmasını temenni ettiklerini söyledi.
Eminhaci, raporda yer alan verilerin yalnızca haber derlemesi olarak değil, hukuki nitelik taşıyan somut kanıtlar olarak ele alınması gerektiğini belirterek, insan onurunun korunması için küresel ölçekte ortak bir bilinç geliştirilmesi çağrısında bulundu. Çin’in resmî yayınları ve uluslararası medya kuruluşları tarafından teyit edilen vakaların 14 temel kategoride sınıflandırıldığı belirten Eminhaci, her bir olayın yalnızca istatistiksel veri değil, Doğu Türkistan halkının karşı karşıya olduğu varoluşsal tehdidin somut bir göstergesi olduğu vurguladı.
İNSAN ONURUNUN KORUNMASI İÇİN ORTAK BİR ADIM
Endeksin her bölümünde akademik perspektifle hazırlanan analizlere yer verildiğine değinen Eminhaci, “Bu endeksin her bölümü, sunulan vakaların yalın birer haberden ibaret olmadığını vurgulayan ve derinlemesine tahlil imkânı sunan akademik bir perspektif içermektedir. Bu analizler, okuyucunun ihlallerin tarihsel ve hukuksal zeminini kavramasına yardımcı olacak stratejik bir rehber niteliği taşımaktadır.
Bu kapsamlı çalışmanın, tüm uluslararası kuruluşlar, akademik çevreler ve sivil toplum paydaşları için temel bir referans kaynağı olmasını temenni ediyoruz. Okuyucudan, raporda sunulan verileri birer hukuki kanıt addederek, insan onurunun korunması yolunda ortak bir bilinçle hareket etmelerini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
YARIN: DEMOKRATİK SOYKIRIM