Dünya
Almanya’da köhnemiş 28 Şubat zihniyeti hortladı: Başörtülü kadınlara sistematik zulüm
Her fırsatta dünyaya 'insan hakları' ve 'özgürlük' masalları anlatan Almanya’da, 28 Şubat cuntacılarını aratmayan bir ayrımcılık tablosu deşifre oldu. DIW (Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü) tarafından yapılan dev araştırma, Avrupa'nın göbeğinde başörtüsü takan Müslüman kadınların nasıl "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi gördüğünü ve sistematik bir nefret kuşatması altında olduğunu kanıtladı.
'Eşitlik' ve 'demokrasi' maskesi ardına sığınan Almanya’da, milyonlarca insanın hayatını karartan ırkçılık ve dinsel ayrımcılık yapısal bir krize dönüştü. Sosyo-Ekonomik Panel (SOEP) verilerine dayanan sarsıcı rapor, özellikle Müslüman kadınların sadece inançları ve giyimleri nedeniyle sokakta, işte ve sosyal hayatta açık hedef haline geldiğini ortaya koydu. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman’ın "stres testi" olarak nitelediği bu durum, Almanya’daki "özgürlük" iddialarının koca bir yalandan ibaret olduğunu bir kez daha belgeledi.
Almanya'da yapılan bir araştırma, ülkede milyonlarca insanın günlük hayatta ayrımcılığa maruz kaldığını, özellikle başörtüsü takan Müslüman kadınların diğer gruplara oranla ayrımcılıktan daha çok etkilendiğini ortaya koydu.
Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü (DIW) tarafından yapılan ve yıllık 30 bin kişinin anket yöntemiyle katıldığı Sosyo-Ekonomik Panel verilerine göre, ülkede milyonlarca insan günlük hayatta ayrımcılığa maruz kalıyor.
Araştırmaya göre, özellikle başörtüsü takan Müslüman kadınlar ülkede görünüşlerinden dolayı sık sık ayrımcılığa uğruyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 13,1'i son 12 ayda ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti.
BAŞÖRTÜLÜ KADINLAR SIK SIK AYRIMCILIĞA MARUZ KALIYOR
Yüzde 41,9 ile ayrımcılığa en çok maruz kalan kişiler, ırkçılığa maruz kalma nedeni olarak etnik kökenlerini sebep gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 25,9'u görünüşleri, yüzde 23,8'i cinsiyetleri, yüzde 13,9'u engellilik ya da kronik hastalıkları nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını ifade etti.
Ankete katılan Müslüman kadınların yüzde 28,6’sı son 12 ay içinde ayrımcılığa maruz kaldığını vurgularken Müslüman olmayan kadınlarda bu oran yüzde 10,4 oldu.
Ayrımcılıktan etkilenenlerin özellikle yüksek bir yüzdesini başörtüsü takan Müslüman kadınlar oluştururken bu grupta yer alan kişilerin yüzde 38'inden fazlası son bir yıl içinde ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.
Ayrımcılığa maruz kalan katılımcıların yüzde 40,7'si bunun mal ve hizmetler alanında, yüzde 39,2'si çalışma hayatında, yüzde 41,5'i sokakta, yüzde 20,6'sı ise toplu taşımada gerçekleştiğini belirtti.
Almanya’da ayrımcılığa maruz kalanların büyük çoğunluğu, yüzde 56 ile hiçbir şey yapmazken yüzde 30’u bu konuda kişi veya kuruluşlardan görüş aldı. Ayrımcılığa uğradığını hissedenlerin sadece yüzde 8,1’i ise resmi şikayette bulundu.
Ayrımcılığa maruz kalanların yüzde 9,8’i yasal seçenekler hakkında bilgi edinirken yüzde 5,7’si hukuki danışmanlık aldı ve sadece yüzde 2,6’sı yasal işlem başlattı. Verilere göre, özellikle gençlerin yasal işlem başlatma olasılığı oldukça düşük.
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman, araştırma sonucu hakkında yaptığı değerlendirmede, 9 milyon insanın ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiği bir toplumun istikrarsız ve kırılgan olduğunu vurgulayarak ayrımcılığın boyutunun Almanya için bir stres testi olduğunu ifade etti.